Bazılarımız için; eğitim hayatı bitip de eve döndüğünde, iş, Kpss, Ales yada Master artık yeni hayat planı neyse, o maratona başlamadan hemen önce evde soluklandığı bir zaman dilimi vardır.

Bazen o zaman dilimi 2-4 ay sürer, bazen 2-3 yıl...
Kişiden kişiye değişen bu sürecin değişmeyen bir rütbesi vardır.
Kariyerinizin ilk basamağı.
Siz artık tam anlamıyla bir ev kızısınızdır ve evdeki rütbeniz de çoktan belirlenmiştir.
Annenizin tarifsiz mutluluk duyduğu bu rütbe ''Çay servisi müdürlüğüdür''.
Rütbe; yöreden yöreye, aileden aileye farklılık gösterebilse de görev değişmez
''Misafirin boşalan çay bardağını biter bitmez kap ve annenin kaş göz etmesine mahal bırakma.''



Bu görevin özelliği ise verildikten sonra geri alınmaz.
Sözleşme süresi -sizde kız annesi olana kadar-dır.
Evin kızının sonsuza değin mahkum olduğu bu görev medeni durum, iş durumu vb. değişikliklerden etkilenmez.

Bende sizler gibi bu göreve atandıktan sonra kaderin cilvesi ile bir çok müşteri profili ah pardon misafir profili ile karşılaştım.

Birinci çeşit misafir, çayı bittiğinde ev sahibi garip cefakar vefakar kızımız yorulmasın diye, çayı bitse bile, eli ile bardağı kavrayarak çayının bittiğini gizlemeye çalışan, yüce gönüllü kişilerden oluşur.
Amacı; bir başkasının da çayı bitsin, ev sahibinin cefakar vefakar gariban kızı iki kez gidip gelmesin düşüncesidir.

İkinci çeşit misafir, konuşmaktan, laf yetiştirmekten kan ter içinde kalmış, bir yandan çayını yudumlarken çayı bitmiş, yeniden doldurulup getirilmişse de hiç farkında bile olmayan misafirdir. 
Boş bardağını almaya yeltendiğinizde, mili saniye önüne geçerek konuşmasına anlık bir sekme vurduğunuzdan rahatsız olur, o kadar!

Üçüncü çeşit misafir, çayın kökünü kurutmaya azmi cezmi kast eylemiş, mide değil damacana taşıdığına hükmettiğim, doldur kızım içelim, doldur bi' daha, bi' daha, bi' daha serkeşliğindeki misafir tipidir.
Daha son yudumunu almadan bardağını size işaret eder.
Herkes yediğini yemiş, içtiğini içmişken, onun önünde hala çay bardağı vardır.
Bazısı çayında çok güzel olmuş diye gaz verirken, bazısı o zahmete bile girmez.

Bir diğer misafir tipi ise, açık koy açık, diyen ama o açıklığı bir türlü ayarlayamadığınız, bu yüzden içeceği zaten bir bardak çay iken, bardağını defalarca mutfağa gönderip getirten nazende insan tipidir. Çayla pek araları yoktur zaten.
Onları da öyle kabul etmek lazımdır.

Misafir türlerinden aklıma ilk gelenler bunlar olsa da; birinci çeşit misafiri pek sever ve o her ne kadar çayını gizlemeye çalışsa da görmezlikten gelmem, hemen çayını doldururum, zevkle!

Sonuç olarak şunu söylemek isterim ki; ben çay servisi yaparken, annemin keyifle sohbet ettiğini görmek paha biçilemez!

Hacıfışfış bildirdi.