Bugün ben susuyorum....





Burası orası gibi mi?
Burası neresi gibi mi?
Kulbe-i ahsan hani Yakup Peygamber'in oğlu Yusuf kaybolduğunda kendini kapattığı kör oluncaya dek ağladığı kulübe,gam kulübesi,hüzünler evi.
Hüzünler evine çevirmekte gam kulübesine çevirmekte ikimizin elinde.
Lakin sen ikisinde de tenezzül etmez benim beynimin etini yeyip burayı da asabiye koğuşuna çevirirsin.


O kayıp Yusuf döner gelir yurdun üzülme.
Hüzünlere döner Gül bahçesi üzülme.


Hayatında itimat edebileceğin bu kadar kişi olmasına sevindim ne yalan söyleyim.
Sende dene,dene iyi geliyor,insanlara itimat et,hayatlarına itimat et,aşklarına itimat et
Kırılırım diye korkma,kırıl iyi geliyor
Lakin yaşamak başka türlü olmuyor Feride!



Sevdiğimi söylemezsem sevme derdi beni boğar demiş,Yunus 
Seni seviyorum ta develer tellal değil iken,
sanki bu dünyaya gelirken bu aşk için Allah 'a söz vermişim gibi 
Kalu bela'dan beri işte böyle seviyorum.


Bir annem olsaydı onu çok özlerdim bugün.
Koşa koşa giderdim eve.
Kapıyı çalardım,anne bak büyüdüm Kamuran'nın gözü değdi gözüme.
Benim boyum uzuyor anne o bana baktıkça.
Kahverengi onun gözleri özleyemediğim tüm hatıralarım gibi.
Kahverengi sıcak bir çift ışık yansır orada kahverengi sıcak bir çift ışık.
İçime akar erirdi ve sizin gözleriniz kamaşırdı o bana baktıkça.
Ben gözlerini soruyordum onun,
siz hemen baş ucuma bir mezar konduruyordunuz,gri soğuk.
Kahverengi dedikçe ben böyle içimden,
siz ölülerinizin alnından öpüp beni gömüyordunuz.
Sonra griyi seviyor,kahverengi ile arama sırattan köprüler kuruyordunuz,
kıldan ince kılıçtan keskindi sizin günahlarınız.
Biriktiriyordunuz benim cebimde,çocukluğumuzun çalınmış misketleri misali,
ama niçin benim cebimde?
size pek itimat etmiştim...


Yazılarıma Facebook,
ve İnstagram adreslerimden de ulaşabilirsiniz.


Not:Tüm bölümlerin repliklerine buradan ulaşabilirsiniz.
Not2:Çalıkuşu 6. bölüm kıyafetlerine buradan bakabilirsiniz.