Reankarnasyonun dinimizde yeri yok da,
olsaydı,
önceki hayatımda ben!
Çok uzağa gitmezdim öyle, Mısır'da Kleopatra falan olmak istemezdim de,
(kedi uzanamadığı ciğere :))
ben Osmanlı zamanında yaşayan bir hatun kişi olmak isterdim.
Kadın divan şairi olur, serbest tavırlarımdan dolayı eleştirilir ve kesin yalnız başıma ölürdüm.

Leyla Hanım misal....



1848 yılında doğmuş.
Bir Kazasker'in iyi eğitim almış kızı.
Keçecizade İzzet Molla'nın yeğeni.bknz Keçecizade İzzet Molla.
Mevlevi.
Küçük yaşlarda evlenmiş fakat eşinin kaba davranışlarına dayanamayarak ayrılmış.
O zaman için bir kadının boşanmaya cesaret etmesinden yola çıkarak nasıl sıra dışı bir kadın olduğunu anlayabilirsiniz.
Fakir ve yalnız olarak öldüğü söyleniyor.

Çalıkuşu'nu okuyan herkes mutlaka bu şiiri az çok ezbere biliyordur.
''Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar,
Zalim,beni söyletme,derunumda neler var;
Bilmez miyim ettiklerini,eyleme inkar,
Zalim,beni söyletme,derunumda neler var!

(Çalıkuşu şekerleme kutusunun kapağına yazıp Kamuran'a vermişti)

İşte bu harika şiirin de sahibi Leyla Hanım!
Dede Efendi Leyla Hanım'ın bu şiirini bestelemiştir.
Buradan dinleyebilirsiniz.




Hayran olunası bir kadın değil mi?
Peki siz Osmanlı zamanında yaşasaydınız nasıl bir hayatınız olurdu?
Haremde cariye olmak yasak, klasik olmasın:)
Mesela ben divan şairi olamasaydım,
kesin bir konağın  hizmetçisi olur ve evin küçük beyini ayartırdım.
Sonra ver elini Paris.