Ben saygı duymakla beraber internetten tanışmanın korkunç olduğunu düşünüyorum. En son Edanur Kaplan cinayetinde, kendisine tecavüz edenlerle internetten tanıştığını okumuştuk. Ben kendi adıma ailelerin kefil olduğu bir ortamda tanışırken bile karşımdaki insana karşı güven problemi yaşayan biriydim. 

Bayan N'nin korkunç olmasa da sonu tatsız biten bir hikaye. Rabbim böyle halis bir niyetle yola çıkanları muhafaza etsin. 

İnşallah en kısa zamanda evlilik hikayesini okumak nasip olur deyip sözü ona bırakıyorum.

MUTLU BİTMEYEN İLGİNÇ BİR TANIŞMA HİKAYESİ

Üniversite son sınıf yarıyıl tatili idi. Bu tatil günlerinin birinde Facebook'tan bir arkadaşlık isteği ve mesaj geldi. Normalde Face’de paylaşım yapmam, okul duyurularını ve fakülte hocalarını takip etmek için kullanırım o yüzden gelen isteğe şaşırdım. Bi' bakayım dedim.

Profilde yakışıklı bir çocuk, 

“Selamün Aleyküm hocam nasılsınız,” 

yazmış. 

Dedim bu kesin fake hesaptır bu kadar yakışıklı bir çocuk böyle mesaj atmaz, merhaba der. 

Hiç yapmayacağım bir şey (güzel yüzüne aldanarak) ben de cevap yazdım. 

Aleykümselam, tanışıyo muyuz  vs. “ ben tanımıyorum ama arkadaşlarım sizi tanıyor” dedi. 

Hangi üniversitede hangi bölüm okuduğumu sınıfımı her şeyi biliyordu. Korktum haliyle. Tanıdık biri beni işletiyor kesin, dedim. Ama öyle olmadı. Bizim sınıfta pek muhatap olmadığım biri beni bu çocuğa önermiş, sana göre bi' kız demiş öylelikle bana yazmış bu beyefendi.

İnandım mı hayır tabi ki. Sonuçta sosyal medya. Ve aracının kim olduğunu sormama rağmen söylemiyordu. Ben de söylemezse konuşmaya devam etmeyeceğimi söyledim. Konuşup birbirimizi tanıyınca olumlu olursa aracıyı söyleyeceğim, dedi. Ben de mesajla birbirimizi tanıyamayacağımızı yüz yüze görüşmemiz gerektiğini söyledim. 

Tatil bitince yüz yüze görüşüp tanışmaya karar verdik. Tatilin bitmesine on gün vardı ve biz konuşmaya başladık. Kendini tanıtıyordu. Anlattıkları özellikler tam benim kriterlerime uymaktaydı. Namaz kılıyor, işini eline almış, sigara içmiyor, ev işinden temizlikten anlıyor, yakışıklı, uzun boylu daha ne olsundu.. (tabi doğru söylüyor ise diyordum) 

Şimdi burada bir açıklama yapayım sevgili okurlar. Diyeceksiniz ki tanımadığın, inanmadığın biriyle niye yazışmayı, tanışmayı kabul ettin? 

Şöyle ki, ilk olarak çocuğu aşırı beğendim, eğer fotoğrafları gerçekten ona ait ise çok yakışıklıydı ve tam benim tipimdi. Ve dinine düşkün olması namaz kılması gibi özellikleri beni cezp etmişti. İkinci olarak da  benim o ana kadar hiç sevgilimin olmaması idi. Bizde zaten sevgili kavramı yoktur, birini tanırsın, seversin ailene söylersin, dini ve ailevi yönden de uyuşuluyorsa evlenirsin. Dinimizce uygun olan da budur. 

Hasılı ben tabi hemen aileme söyledim böyle böyle biri bana yazdı onunla konuşuyorum okula dönünce de görüşeceğiz, dedim. Ailem dini hassasiyetlere önem verir ve aramızda sarsılmaz güven vardır. Her şeyi konuşabilirim, anlayışla karşılarlar. Okulum da bitiyor son sene, evlilik için beklemeye de gerek yok, o yüzden bir şey demediler.

Tabi biz telefonda mesajlaşıyoruz, bu bana övgü dolu sözler, sen şöyle iyisin böyle iyisin demeler… Ben bi' tedirgin oldum tabi. Dedim birbirimizi tanımıyoruz benim iyi olduğumu bilemezsiniz, olsun ben hüsnü zan ederim diyordu.. 

Onun dışında normal tanışma konuşmaları idi aramızdakiler. Derken tatil bitti, okula döndüm. İlk hafta buluşmaya karar verdik. Yeri ve saati ayarladık buluşma günü geldi çattı. Allah’tan yarıyıl zamanı Şubat ayı hava soğuk. Kombin yapmak kolay. Kaşe, hafif topuklu bi' bot, nomakeup makeup tamam. Buluşacağımız kafenin önüne geldim. O da karşıdan geliyor… Aman Allah’ım fotoğraflardakinden daha yakışıklı, sanki bir k-drama sahnesindeyim ve fonda da Goblin’in meşhur müziği ‘stay with me’ çalıyor. Slow motion yürüyor bana doğru. Uzun siyah bir kaşe giymiş, boğazlı kazak. Uzun boy, aydınlık- güleç bir yüz… Bense masumlar apartmanı Gülben. Gerçekten benimle tanışmaya mı geliyor, olabilir mi böyle bir şey, sahiden olabilir mi? Diyorum içimden… 

Oturduk, konuştuk yazdıklarıyla söyledikleri uyuşuyordu.  Tek sıkıntı ailesinden pek bahsetmiyordu ama ilk buluşma dedim illaki anlatır sonra. Öğle namazı, ikindi namazı(kıldık) derken akşam oldu tam ayrılacağız bu bana istersen sinemaya gidebiliriz dedi ben şok oldum. Ama çocuğun güzelliğine vurulmuşum ki gözüm bir şey görmüyor. Bir de namaz kılıyor ya. Namaz kılan kişi kötü niyetli olur mu hiç, diyorum içimden. Yok dedim geç oldu eve gideyim başka zamana inşallah. Ev de öğrenci evi, kızlar bekliyor dört gözle ne oldu ne bitti… 

Eve geldim sevinçli bir şekilde kızlara anlatıyorum, olumlu geçti diyorum okulun bitmesine de az kaldı biz yaza evleniriz diyorum..( çok beklersin safım benim) hemen annemi arıyorum, anlatıyorum o da seviniyor. Ailesini bi' araştıralım diyor. Soyadından tanıdıklara ulaşıyoruz, meğer annesi sorunlu imiş. Ailesi sıkıntılı. Annesiyle babası boşanma raddesinde.. Ailesinden neden bahsetmediğini anlıyorum, olsun diyorum ailesi sorunlu diye çocuk da öyle olacak değil ya. Olumlu özelliklerine odaklanıyorum tabi boyuna posuna da.. 

Her gün buluşamıyoruz çalıştığı yer uzak, ben de son sınıfım bitirme tezi, vizeler finaller yoğunum, genelde telefonda konuşuyoruz, hafta sonları buluşuyoruz. Ama konuşmalarımızın seyri biraz değişiyor daha samimi daha gevşek konuşmaya başlıyor, ve ailesine benden hiç bahsetmemesi beni tedirgin ediyor. Okulda olduğumuz zaman bana mesaj atıyor biri sana bakıyor mu, erkeklere bakma, erkeklerle konuşma diyor. Huzursuz oluyorum tabi ama saf ben zannediyorum ki beni çok sevdiği için kıskanıyor, o yüzden böyle. Telefondaki konuşmalarımız görüntülü olmaya başlıyor tabi ben örtülü bi' şekildeyim dışarıda nasılsam öyle ama rahatsız oluyorum. Helal haram hassasiyetinden bahsediyorum o da biliyor ama bu konu açılınca geriliyoruz, telefonda konuşmayalım yüz yüze konuşalım diyorum. 

Yüz yüze geldiğimizde her şey daha normal daha güzel ama tekrar onun telefon konuşmaları beni rahatsız ediyor, bir ay geçmesine rağmen ailesine görüştüğümüzü söylemiyor, ailesini araştırdığımı öğrenince sinirleniyor. Ben anlıyorum bu işin sonu yok. Yüz yüze olan bir buluşmamızda bana diyor ki o zaman hiç konuşmayacağız o şekilde evleneceğiz.  Konuşmadan birbirimizi nasıl tanıyacağız diyorum, konuşmak da haram diyor. Herkesin içinde kafede öğle vakti buluşuyoruz konuşuyoruz,  telefon konuşmalarımız da ölçülü olabilir diyorum, anlamıyor. 

Küsüyor darılıyor beni suçluyor. Sen çok sertsin, aynı erkek gibi davranıyorsun diyor ben üzülüyorum. Anlaması için onu çok beğendiğimi, aileme hemen söylediğimi ve evlenmek istediğimi söylüyorum yine de anlamıyor.  Evlilik konusunda net konuşmuyor, tartışıyoruz, iletişim kuramıyoruz günlerimiz böyle geçiyor. Artık kesin olarak anlıyorum ki bu iş olmayacak. Son kez buluşalım konuşalım diyorum. Şimdi diyeceksiniz nasıl sabrettin anladığın halde niye bırakmadın? İşte ben de bilmiyorum. İlk ya benim için, insan tanımamışım, tecrübem yok, namaz kılmasına çok güveniyorum, kötü niyetli olamaz diyorum, bir de gerçekten yakışıklı beğeniyorum da.. 

Aklınıza gelebilir acaba bu kız çirkin mi diye. Tabi bu kelimeyi kullanmayı sevmiyorum güzellik görecelidir. Ancak çevrem güzel olduğumu söylüyor, elimiz yüzümüz düzgün çok şükür. Ama bu işler ilk defa başıma geldiği için sevmek beğenilmek nasıl olur bilmiyorum. İsteyenler söyleyenler olmuştu ama beğenmediğim için kimseyle görüşmedim. Üniversitede de sürekli ders çalışıyordum, inek bi' öğrenciydim bütün derslerim AA gelsin diye uğraşırdım, dini hassasiyetler de olunca sevgili işlerine girişmedim. 

Nerede kalmıştık son kez buluşmaya karar veriyoruz tabi öncesinde yine tartışıyoruz bana bi' şartla buluşmaya geleceğini söylüyor. Ben yine bir şok oluyorum acaba doğru mu duydum diyorum. Ama kabul etmezsem görüşmeye gelmeyeceğini söylüyor ben de yüz yüze gelelim konuşuruz diyorum bi' şekilde ikna ediyorum. Buluşmamız biraz akşamüzeri oluyor sahil kenarı bi' kafede. Normalde yoğun olan kafe o gün boş neredeyse. Ve biz anlaşmaya varamadığımız için konuşma uzuyor, saat geçiyor. Benden istediği şey ona sarılmam idi. Beni gerçekten seviyorsan bana sarılırsın diyor. Ben de nasıl sarılayım, olmaz diyorum. Sevmeyle alakası yok diyorum. Nasıl böyle bir şey yaparım, haramdır diyorum, anlamıyor.

 Kendimi o anda hz Yusuf gibi hissetmiştim. Hani Züleyha ona , gel diyor o da ona meylediyor ama Allah’a sığınıyor ve kabul etmiyor. Ben de aynı öyle. Karşımda yakışıklı boylu poslu beğendiğim, etkilendiğim biri oturuyor sarılsam sarılırım ama Allahtan korkuyorum. Ve sarılmadım. Ben yapamayacağım olmaz burada bitirelim dedim. Tabi o da kötü oldu, gururu incindi, sinirlendi. Korktum bana bir şey yapar mı diye bir de akşam vakti. Bitti dedim ve kalktım masadan. O akşam eve nasıl gittiğimi bilemedim. Kızlar öncesini hep biliyordu zaten, ailemde öyle.  Olanları anlattım bittiğini söyledim onlara. O akşam ağlamaklı geçti.

Sabah olunca yine insaflı ben, mesaj attım yolun açık olsun diye. Sonra her yerden engelledim onu.  O günün gece yarısı saat bir gibi bana normalden sms geldi baktım onun numarası meğer watsapptan engelledim diye normal aramadan da engelledim sanmışım ama yanılmışım. Mesajı bi' açtım ki nasıl beddua ediyor nasıl anlatamam. Kızlar diye bağırdım hepsi yanıma geldi onlar da mesajı okuyunca şok oldular. Mesajda hayallerini yıktığımı, onu kandırdığımı, sevmediğimi, günlerini boşa harcattığımı yazmış. Aynılarını Allah sana da yaşatsın gün yüzü görme yazıyordu. Ki ben beddua almaktan korkan bi' insanım evde Allah cezanı versin bile demeyiz. Zalim Kafirler dışında kimseye beddua etmişliğim yoktur. Bu yaşıma kadar da işitmemiştim. 

Daha başka bir şey yazmasın diye hemen engelledim. Gerçekten normal bi insan değildi, anlayamamışım.  Sonrasında arkadaşları vasıtasıyla bana ulaşmaya çalıştı, arkadaşları pişman olduğunu söylüyorlardı. Hiçbirine cevap yazmadım, engelledim. Her gün bana fake hesaplardan istek geliyordu, mesaj geliyordu. Hele bi tanesi nasıl yalvarıyor n’olur bu hesabı engelleme konuşmama izin ver günlerdir ağlıyorum dua ediyorum diyordu. Anladım onun olduğunu engelledim. Bi ara sosyal medyayı tamamen kapatmayı bile düşündüm. Zaman geçtikçe istekler azaldı. Mesaj kısmını sadece arkadaşlarım yapmıştım, mesaj da gelmiyordu ve konu böylece kapanmış oldu. 

Bu olay üzerinden bi' kaç yıl geçti. Ve geçenlerde nişanlandığını öğrendim. Onu bilmem ama nişanlısı kız umarım mutlu olur. O da belki değişmiştir. Bilemiyorum. Benden uzak olsunlar. 

Birçok ders çıkardım bu olaydan. Her namaz kılana güvenilmeyeceği, yakışıklılığa/güzelliğe hemen aldanılmaması gerektiği, insanların içi dışı farklı olabileceği vs. 

Yakınlarda iki evlilik görüşmem daha oldu ama onlar çok kısaydı bi hafta sürdü sürmedi olumsuz sonuçlandı.(onları da başka yazıda anlatırım bu yazı çok uzadı☺). Hayırlısı ve nasip demeye devam.. İnşallah bizim için doğru ve uygun kişiyi rabbim uygun vakitte çıkarır karşımıza. Yaş 28’e geldi neredeyse…

Blog sahibinin notu: Özellikle size hocam diyerek yürümeye çalışan erkeklerden uzak durun, lütfen. :D

Not: Siz de kendi hikayelerinizi bizimle paylaşmak isterseniz nabrutvebiz@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

Instagram adresim https://www.instagram.com/nabrutvebiz/