Evlilikte Eğitim Farkı Önemli mi?

Fazlaca evlilik üzerine konuşuyorum, belki sıkılıyorsunuz ama bir o kadar da mail alıyorum. Görücü usulü randevulara gidenler, gidemeyenler, evlenmek isteyenler, bu yola girenler mail atıyor, dertleşiyoruz. Benzer yollardan geçtiğimiz için de elimden geldiğince aklımın yettiğince dilimin döndüğünce sordukları sorulara endişelerine cevap vermeye çalışıyorum.

Bu maillerin birinde eğitim açısından dengi olmayan biriyle evlenmenin ne gibi sorunlar doğurabileceği üzerine konuştuk ve orada Bayan Ş'ye söylediklerimi size de yazmak istiyorum.

Sevdiğim, yaşça benden büyük bir ablam vardı. Boşandı.

Bana etrafından birisi boşanacak deseler onun adı aklımın ucundan geçmezdi. Çok olgun, aklı başında, lafını bilen, akıllı bir kadındı. Bir erkeği evirip çevirmek idare etmek için yaratılmış gibiydi. Yanlış anlamayın, bunları yaparken de asla kendini ezdirmeyecek bir özgüven ve yeteneğe sahipti.

Arkası da sağlamdı. Maddi açıdan onu her şekilde destekleyebilecek güce sahip bir ailesi vardı ve tek kızını pamuklara saran bir babası vardı. Annesinden çok babası üzerine titrerdi. 

Uygun bir yaşta herkesin başarılı gördüğü bir evlilik yaptı. Kocası devletin çok önemli bir kurumunda mühendisti. Annesi statü meraklısıydı. 80'lerdeki sigortan var mı çocuğum diyen annenin CV'ni getir versiyonuydu. O yüzden makam mevkisine vurularak kızını bu adama verdi. Ama düğününde bile gözlerinden bir şeyler okumuştum, mutlu gelinler gibi gözleri parlamıyordu. 

Önceleri birbirimize gel git yaparken kocasının huysuzluklarını olduğunu anladım ama yine de iyi idare ediyordu. Bilmiyorum belki de herkes harika bir evlilik yaptığını düşündüğü için bazı şeyleri gizleme ihtiyacı duyuyordu.


Böyle böyle yıllar geçti, çocukları oldu ve bir gün pat diye boşandı. Genel boşanma nedeni olarak kocasının onun ruhundan asla anlamayacak, sadece makam mevkisiyle var olan, insanlıktan nasibini almamış bir "şey" olduğunu söyleyebilirim. 

Bekarken X abla bile evliliği yürütemedi, ben hiç yapamam diyordum. Benim için o kadar bilinçli bir eş adayıydı.

Ama bu evlilikten kendime şu dersi çıkardım, diplomalar mutlu olmaya yetmiyordu. Belki kendim de etiket meraklısı idim, ama bu olaydan sonra evlenmeye başka açıdan baktım.

Sonra yine rüya gibi bir evlilik boşanma ile bitti. İki zengin aile. Sosyo kültürel olarak birbirlerine tam anlamıyla denk. Çok ihtişamlı düğün ve kına. Altından elini kolunu kaldıramayan bir gelin...

Düğünü düşünüyorum. Herkes aşırı mutlu ve keyifliydi.

Gelin ve damat 3 ay sonra boşandılar. Bir sürü olaylar yaşadılar ama bence ana sorun şuydu; damadın evlenmek istediği ama ailesinin istemediği, unutamadığı bir kadın.

Bu boşanmada bir erkeğin karakterinin her şey olduğunu, ne makam ne maddi gücün erkeğin eksiklerini kapatamayacağını öğretti.

Ve bu çok yakınımda yaşanan iki olay benim için, evlilik yolunda ilerlerken dönüm noktası oldu.

O yüzden evlilikte genel geçer kanunlar işlemiyor. Kadının eğitimi altında ezilebilecek erkekler de var. Böyle eğitimli bir kadın beni seçti diye gururlanacak özgüveni yüksek akıllı erkekler de var. 

Bu noktada karakterine odaklanmak gerekiyor. Birkaç görüşmede bunu nasıl anlayacağız diye düşünebilirsiniz elbette. Ama garsona davranışı, karşınızda oturuşu ve sizin eve nasıl döneceğiniz konusunda endişelendi mi, sizi geçirdi mi, önünüzden mi yürüdü gibi küçük detaylar büyük resim hakkında az çok bilgi verecektir. Evliler de bu konuda bir şeyler yazacaktır eminim.

Bundan sonrasında ise Rabbim bahtınızı açık etsin...

Yorum Gönderme

12 Yorumlar

  1. Sonda yazdığın yazıdan sonra aklıma bir zamanlar nişanlı olduğum kişiyle aramızda geçen şu hadise geldi.
    Nişanlılığımızın bilmem kaçıncı günü ben acillik olmuş hastayken onunla kısa bir mesajlaşma yaşadık ben ona "Acildeydik eve gidiyoruz" dedim onun söylediği ise "İç nane limon bir güzel terle geçer" gibi bir şeydi kelimenin tam anlamıyla hönk oldum yani acileden dönüyorum bir ne oldu nasıl oldu diye sor o umarsamazlığımı ya da her ne deniyorsa artık beni çok sinir etmişti.
    Dediğin gibi bazı küçük şeyler zamanla büyüdü büyüdü ve patladı.
    D.s.k

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bunu cicim ayında ayında böyle yapıyorsa ileride ne yapardı kimbilir...
      Rabbim seni korumuş...

      Sil
  2. ne yazık ki benimde yakın çevremde diploma ile ile yapılan o kadar çok evlilik var ki sonu hüsranla biten ve en acısı da mutsuz bir evliliği çocukları için sürdürmeye çalışanlar. kardeşimin bizzat yaşadığı bir olayı anlatayım. bir akrabamızı ziyarete gidiyor. o akrabanın da gün grubu var beraber gidiyorlar. kadınlardan biri dr yeğeni olduğunu evlenmek istediğini yoğun iş temposundan dolayı çalışmayan birini istediğini özellikle belirtiyor. sonra bizim o akrabamız ki kendisi fazlasıyla etiket düşkünüdür. tanıdığım biri var öğretmen tanıştıralım diyor. eve geldiklerinde ise kardeşime sen lise mezunusun ondan dolayı öğretmeni söyledim diyor. evet o zamanlar kardeşim lise mezunu şimdi ise yüksek lisans mezunu. lise mezunu olduğu zamanlarda bile kendisini geliştiren farkını da girmiş olduğu cemiyetlerde gösteren biridir. etikete fazlasıyla takılan bir milletiz ne yazık ki.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir de bunu dile getirmesi ne kadar çiğ olduğunu gösteriyor zaten... Onun vesile olduğundan da ne hayır gelirdi kimbilir...
      Şöyle de bir şey var, erkek daha eğitimli olunca oluyor kadın daha eğitimli olunca olmuyor. Gerçi burada bu kanun işlememiş :/

      Sil
  3. Nabrutcum çok güzel yazmışsın. Peki iç anadolulu bir kiz doğulu biriyle yapabilir mi. Benim tam yanımda yürüyor. Seni eve bırakayim diyor ama cok güler yüzlü biri değil biraz sert biri. Namaz kılan karakterli biri. Ama iste o kürt ben türk. Bir de çok kısıtlar mi aşırı kıskanç mıdır doye düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yani bu biraz kendisini geliştirmiş mi, bütün hayatı orada mı geçmiş, babası nasıl biri gibi soruların cevabına bağlı olarak değişebilecek bir durum. Doğulu olmasına gerek yok, Batılı olup da böyle sığ insanlar da var o da ayrı bir konu tabii.

      Sil
  4. Denklik olayını Diploma olarak görmedim hiç. Ailelerin birbirine uyumu kadın ve erkeğin bakış açılarındaki uyumu görmeyi sağlayabilir diye düşünürüm hep. Ama bir yandan da şu var, insanlar kendilerini çok güzel saklayabiliyor. Onun dışında da garsona, insanlara, doğaya, hayvanlara her şeye karşı çok iyi olup karakteri çok düzgün olup sonra biten ilişkiler de var. Bence tek sözcük "nasip" ya da "kader" Yaşanılacak olanın önüne geçilmiyor

    YanıtlayınSil
  5. O kısım doğru ve çok haklısın...
    benim demek istediğim ilk görüşme için bunu sorun edenlere bir yol göstermek...

    YanıtlayınSil
  6. Bazen karşınıza çıkan kişinin sizi çok ama çok mutlu edeceğini bilirsiniz evlendiğiniz zaman çok mutlu olacağınızı da bilirsiniz ve sizi sağ gözünden sol gözüne emanet etmeyeceğinizi de bilirsiniz el üstünde olacağınızı bilirsiniz ama buna rağmen evlilik olmaz ve orada biter ne yaparsanız yapın bazen nasipten öte yol yoktur...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Belki de yanlış biliyorsundur, Allah her şeye alim olduğu gibi buna da alimdir de seni büyük bir yanlıştan korumuştur ve sen nasip değildir diye tevekkül ettiğin için de Allah sana daha güzel kapıla açacaktır ^^

      Sil
  7. Şuan ailecek böyle bir zamandan geçiyoruz desem yeridir :( Kız kardeşim eğitim farkı olan maddi farkı olan kültür farkı olan birine aile uyumu sıfır olan birine gönlünü vermiş durumda bir tane bile uyumlu özellik yok buna rağmen bir şey anlamıyor görmüyor ne kadar olumsuz şey var gözünün önüne serildi ama yok illa evleneceğim .Bir aile ne olursa olsun erkek kız dan eğitimli yada eşit olmalı maddi durumda illa sıkıntı çıkıyor bir diğer yazınızda yazıyor .Ama bazen araya nefis yada başka şeyler giriyor gözler kör oluyor beyin anlamıyor kula duymuyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok üzüldüm. Bazen kaderin önüne geçilmiyor. Hani Babam ve Oğlum'da büyük oğlan babasının önüne geçip kollarını açıyordu ama durduramıyorlardı ya, işte o hesap... Rabbim korktuğunuza uğratmaz inşallah

      Sil