Şehir Dışına Evlenmek

Blog yazmaya benim gibi düşünen birilerini bulmak amacıyla başlamıştım. Sonra burada kendim gibi olan, benim gibi sorunlarla boğuşan, türünün son örneği olan birçok kimseyle yolum kesişti. Hatta artık o kadar bütünleştim ki sizinle sanki herkes benim gibiymiş gibi hissetmeye başladım.

Evlendikten sonra Fadıl bana; sen kendini bilmiyorsun, kendine dışarıdan bakamıyorsun, senin gibi düşünen kadınlar çok az dediğinde anladım ki aslında biz, hala görücü usulüne tutunup günahtan kendini sakınan kadınların nesli tükenmek üzereydi.

Yine de burada siz ben de varım diye mailler attığınızda o kadar mutlu oluyorum ki, hala umut var diyorum. Ve anlıyorum ki sadece ben değil siz okuyanlarda benim gibi düşünen, benim yaşadıklarımı yaşayan birileri daha varmış hissiyle rahatlıyorsunuz.

Daha çok yazın lütfen...

Bugün Bayan M. Mehmet Beyin son yazısı üzerine bana böyle bir mail attı, sözü ona bırakıyorum.

Merhaba Nabrut hanımcım; 

Sizi senelerdir (Kore dizilerinden mütevellit) takip eden biri olarak, blogunuzun benim için ne kadar kıymetli olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. :) Önce dizilerin yorumları (ona göre izlerdim, Nabrut hanım beğendiyse izlenir derdim vs.) daha sonra görücü usulü görüşme hikayeleriniz beni bloğunuza bağladı. :) 

Çünkü görücü usulü görüşme düşüncesini benimseyen her muhafazakar hanım gibi ben de kendimi koruma iç güdüsüyle kimseyle duygusal bir bağ kurmadım, uzak durup zamanın gelmesini bekledim. Aslında hiç size yazma fikri yoktu aklımda, ta ki gayet canım sıkkın bir halde sizin Mehmet bey'in hikayesiyle ilgili son yazınızı görene kadar...

Nedense bu hikayeye hiç denk gelmemiştim. Bütün hikayeyi baştan sona okudum. Öncelikle görücü usulü görüşmeyi bir de karşı cinsin gözünden görmek gerçekten ilgi çekiciydi. Bizler -yani hanımlar- heyecanlanır sadece, erkekler düz görüşür gider düşüncesindeydim ben şahsım adına. Bu önyargımı kırdığı için Mehmet Bey'e buradan teşekkür etmek istedim. Fakat bir kaç mesele var ki bununla alakalı yazmaktan da kendimi alıkoyamadım.

Görücü usulü görüşme çok sırlı bir olay. İnsan hiç tanımadığı biriyle karşılıklı sohbet etmeye ve hayatının geri kalanıyla alakalı acaba o olabilir mi, düşüncesiyle kafasında evlilik düşüncesini oturtmaya çalışıyor. Bu benim gözümü korkutmuştu ilk başta. Senelerce hep ileriye attım, zamanım gelmedi dedim ama zamanım gelince de yine bahaneler uydurarak söylenen çoğu insanı geri çevirdim. Artık bir şeylere adım atmanın zamanı diyerek bir görücü usulü görüşmeye evet dedim. 


Zaten hiç tanımadığım biriyle görüşme fikri beni geriyorken yanımda beni tanıyan biriyle gitmek bana iki kat zulüm gibi geliyordu ve bir AVM'de tanıdık olmadan görüşmeyi kabul ettim. 

Görüştük, fikirler sunuldu, kafamızda bir şeyler oluştu ve tak karşı taraf; e o zaman bana müsaade, diyerek kalktı ve gitti. Masada kalakaldım öncelikle sonra hesabı ödeyip oradan kalktım. :) Evet, hesabı ödemeyi unutmuştu. Kesinlikle içilen iki çayın hesabını yapacak bir insan değilim fakat bu tarz şeylerin bir incelik olduğu kanaatindeyim. Benim kanaatimce görüştüğüm beyde incelik yoktu ve bilin bakalım en önem verdiğim kriter neydi? Çoğu insana klişe geliyor fakat ben orta halli bir ailede yetişmiş bir insan olarak maddiyata çok önem vermem, kriterlerimin çok dışındadır. Zaten gönüller bir olduktan sonra yenilen bir somun ekmeğin tadını hiç bir şeyden alamazsın. Ya da içtenlikle güzel cümlelerle süslenmiş, bir gazoz kapağıyla yapılmış evlilik teklifi fikri bana daha cazip gelir diğerlerinden. Bu yüzden öncelikle beni orada öylece bırakarak gitmesi, hesabı da unutması.. İlk görüşme için gerçekten hayal kırıklığıydı. Kendisi bir görüşme daha talep etti, aracılar vasıtasıyla fakat ben olumsuz olduğumu söyleyerek istemediğimi belirttim. 

Mehmet Beyin hesaplar konusundaki şanssızlıklarını düşününce acaba o kişi de heyecandan mı unuttu diye düşünmeden edemedim. Ama dediğim gibi kalkıp gitmesi zaten sonun başlangıcıydı benim için.

Daha sonra bir kaç görüşme daha yaptım. Biri olumluyken olumsuz oldu. Şu da bir gerçek ki ilk görüşme zaten bir iş görüşmesi edasında gayet ciddi geçiyor, ne oluyorsa 2. görüşmeden sonra oluyor. Ya tamam, ya devam denilen kısım tam olarak 2. görüşme diyebiliriz. :) O yüzden ilk görüşme kafa karışıklığına sebep olduysa lütfen 2. defa daha görüşün. Ama diyorsanız ki yok ilk görüşmeden her şey ortada, işte ona bir şey diyemeyeceğim. :)

Bir diğer dile getirmek istediğim mesele ise bulunduğun şehirden ayrı bir yerde yaşama fikri. Yine şahsım adına konuşuyorum, bir insanın görücü usulü görüşerek bu fikri benimsemesi çok zor oluyor. Benim ailem, akrabalarım hepsi birlikte, hepsi aynı semtte. Yanlış anlaşılmasın aynı semtte oturmayı tasvip etmiyorum, bir şekilde evlilikte sınırların olması gerekiyor, bu da herhangi bir yere (kız ya da erkek tarafına)  yakın olunca olmuyor, evlilik sıkıntıya giriyor. 

Yaşım kadar evlilik gördüm, gözlemledim, bu kanaate vardım.  Ben de şehir dışı evliliğe olumlu bakamıyorum, sevsem gönül versem gözüm kapanır ona amenna ama tanımadığım biri için, birkaç kez gördüğüm bir insan için de tamam ben seninle her yere gelirim de diyemiyorum. Yine yanlış anlaşılma olmasın, doğduğun değil doyduğun yer evindir düşüncesini de benimsiyorum, rızkı veren Allah’tır bize nerede rızk verecekse yurdumuz da orasıdır. Eğer karşımdaki kişi beklentilerimi karşılıyorsa galiba şehir dışında yaşama olayını düşünebilirim. Ama huyunu suyunu bilmediğimiz bir insana da gözü kapalı seninle her şeye varım ben demek biraz ütopik geliyor. :) Ve her ne hikmetse de görüştüğüm insanlar bir şekilde şehir dışında oturmak istediklerinden bahsediyorlar, :) yani büyük konuşmayın ben ettim siz etmeyin. :) 

Mehmet Beyi okuyunca bir de bu taraftan bakabilir, bu bakış açısını anlayabilir belki diye yazmak istedim. Aslında yazılacak o kadar çok şey var ki. Görücü usulü nasibin bize sunduğu bir çok kapı. Elimizde bir tane anahtar var. Artık hangi kapıda açılırsa :) 

Ve hayır hala bekarım hala duygusallıktan çok uzaklaşamamış bir nasip bekleyicisiyim. Hepimiz için -hayırla,hayırlı zamanda- diyerek selam eder, iyi günler dilerim. :)

Not: Sizde paylaşmak istediklerinizi nabrutvebiz@gmail.com adresinden bana yollayabilirsiniz.

Yorum Gönderme

6 Yorumlar

  1. Merhaba benim de görüşüm şehir dışı konusunda sizinle aynı ve nasibime çoğunluk isteyenler şehir dışından çıkıyor ve artık herkes büyük konuşuyorsun şehir dışı hakkında diyor ben sadece isteğimi dile getiriyorum insanlar büyük konuşma ve bir şeyi isteme arasındaki ayrımı bile farketmiyor ayrıca bir kez birini içten bir şekilde çok sevmiştim ve nereye istese giderdim tanıdığım sevdiğim biri için yapardım ama görücü usulünde diger şehirden birini seçip sonra evlilik olunca kadermiş demek bana mantıklı gelmiyor bence o birazda bizim seçimimizin etkisi oluyor

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Görücü usulünde de sevdiğin adamla evleniyorsun, sevmezsen evet diyemezsin ki. Hayat, aynı şehire evlenirsin sonra şartlar sizi başka yerlere sürükler. Rabbim gönlünüzün muradını versin.
      Yazar adına da çok teşekkür ediyorum

      Sil
  2. Selamun Aleyküm Nabrut ve Nabrut sevenleri,
    Yine Nabrut, yine bizden bir hikaye, yine yalnız değilim yaa diye hissettiren, sımsıcak, içten bir yazı. Arkadaşımızın yazım dilini çok beğendim. Sana ve ona teşekkür ediyorum.

    " Ben de şehir dışı evliliğe olumlu bakamıyorum, sevsem gönül versem gözüm kapanır ona amenna ama tanımadığım biri için, birkaç kez gördüğüm bir insan için de tamam ben seninle her yere gelirim de diyemiyorum." özellikle bu cümle o kadar tanıdık geldi ki anlatamam. Ben de kaç kere kullandım ve anlayan oldu, anlamayan oldu. Burada yazısını okuduğum kişiler için, bir arada olsak ne kadar da birbirimizin halinden anlarız, çay eşliğinde ne güzel sohbetler ederiz, diye düşündürüyor bana.

    Geçenlerde izlediğim bir videoda bana yine buradaki kardeşlerimi hatırlattı. Yayınlamak istersen eğer, buradaki bazı arkadaşlar için iyi geleceğini düşündüğüm için bağlantısını ekliyorum.

    https://www.youtube.com/watch?v=yZ-99BPODZI

    Yüzlerini göremediğim, kalplerimizin bir olduğu hissettiğim güzel insanlar. Allah'a emanet olun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle ben de bu güzel yorum için teşekkür ediyorum.
      Ben sizi çok iyi anlıyorum, hep anneme kapı komşusu olayım diyen biriydim çünkü.
      Ama hayatın sunacaklarına da hazırlıklı olup bazı şeyleri olmazsa olmaz olarak görmeyin, çünkü olmazsa olmaz dediklerin seni buluyor illaki. Aman dikkat edin.
      Video efsaneymiş. Üstüne diyecek şey bulamadım. Mükemmel...

      Sil
  3. Ne kadar da güzel yazmışsınız.Ben de görücü usulu evlenme taraftarlarından bir tanesiyim. Ama bu taraftardan olmama rağmen aynı yazar gibi hiç tanımadığım birisiyle görüşme ,evlilik konuşma fikri beni çok geriyor. Aynı yerde oturma hadisesine gelirsek de başımdan geçen şu hadiseyi anlatmak istiyorum geçtiğimiz bahar döneminde okuldan mezun oldum.Bölüm yüksek mevcutlu olduğu için iki grup şeklinde ayrı sınıflardayız. Bir gün sınıftan bir arkadaştan mesaj geldi sınıftan şöyle şöyle arkadaşım var iki yıldır seninle görüşmek istiyormuş okul bitince söylemek istemiş diye. Ben de geri çevirmedim.Halbuki tanıdığım biri değil hayal meyal hatırlıyorum diğer gruptan.Neyse konumuza dönersek daha görüşemeden bitti ben tamam ben seninle her yere gelirim demediğim için.Yazar hanım düşüncelerime tercüman olmuş.Yalnız değilmişiz. :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yolun başında kendini açık etmiş ne mutlu sana.
      Sana kendini kabul ettirmeden, kalbini kazanmadan aklına hükmetmeye çalışıp her şeye evet demeni beklemiş.
      Rabbim gönlünün muradını versin inşallah...

      Sil