Görücü usulü görüşmelerde en önemli unsur aracılar sanırım. Yol iz bilmez birine rastlarsanız epey canınız sıkılabiliyor. 

Halbuki tüm bu süreç o kadar hassas ki. O yüzden iyi yönetilmesi gerekiyor. Yönetme görevini üstlenen aracılar ise halden anlamaz insanlar olursa al başına belayı!

Bayan V de bir aracızede. Hikayenin bir kırılma noktası var ki yok artık ya, diye isyan ediyorsunuz.

Sözü uzatmadan Bayan V'ye bırakıyorum.


Merhaba Nabrut. 

Seni yaklaşık 6 senedir takip ediyorum. Yazdıklarından  hep kendime bir pay çıkarıyorum. Senin yazılarını okurken sanki karşımda bir dostum varmış da sohbet ediyormuşum gibi geliyor. Öncelikle bu güzel sayfa ve yazdıklarınla hayatıma renk kattığın için teşekkür ederim.

Şimdi gelelim niye bu yazıyı yazdığıma. Ben  30'una merdiven dayamış kendi halinde bir öğretmenim. Hayatım boyunca hep çok şükür her şeyin sabırla beklendikten istendikten sonra duayla helalinden nasip olacağını düşündüm ve hep Allah'tan istedim. Çok şükür iş konusunda ve birçok konuda Allah hep de güzel şeyler çıkardı karşıma. Ama iş gönül meselesine gelince çok sıkıntılı süreçler yaşadım.

Bazen diyorum ki ben yanlış devirde dünyaya gelmişim. Bu devrin insanı değilim. Benim istediğim gibi dini konuda ve başka konularda hassasiyeti olan insanlar artık yok gibi. Bu durumu sadece gönül meselesi için yaşamıyorum. Bir arkadaş ortamında bile bir şeyler konusunda yaptıklarım veya yapmadıklarım hemen göze batıyor. Anlam veremiyorlar kendilerince. Bu durum benim artık insanlarla arama bir set çekmeme sebep oluyor. Sonra bu duruma da üzülüyorum. Beni anlayan beni seven bir eşin eksikliği yetmiyormuş gibi bir de arkadaşsız kalıyorum. Onlarla olmaya çalıştığımda ise kendimden ödün vermem gerekiyor. Yani bu konuda da çıkmazdayım. Her neyse benim sana anlatabileceğim aslında birkaç durum var. Ben şimdi onlara geçeyim.

İlki şu, bundan 3 sene önce benim kız kardeşimin düğününde kardeşimin eşinin bir tanıdığı beni görüyor ve tabi ki bir Türkiye gerçeği yaşanıyor. Atanmış bir öğretmen kaçırılmayacak bir fırsat. Kadın kardeşimi gördüğü her yerde bir tanıdığı varmış, çok iyiymiş kesinlikle tanışmalıymışım falan diye ısrar ediyor. 

Neyse ben bu duruma önce sıcak bakmadım. Çünkü kadın beni tanımıyor ve kardeşime de benimle ilgili nasıl bir insan olduğumu, nasıl biriyle evlenmek istediğimi de sormuyor. Bu yüzden uzun süre yok dedim. Sonra kadın çok ısrar edince kardeşim bana söylemeden tamam, demiş. Ben konuşurum, ikna ederim, demiş. Geldi ve beni ikna da etti. 

Sonra biz haber bekliyoruz. Kadın bu arada benim fotoğrafımı istedi. Biz de verdik. 2 hafta falan geçti haber yok. Kardeşim ona mesaj çekti ne oldu falan diye kadın daha adama söylememiş. Bu arada adamın abisi bir sebepten hapisteymiş. Onun çıkması için uğraşıyormuş. O hapisten çıksa hemen evlenmek istiyormuş. Neyse tamam, dedik. İnsanlık hali anlatamamıştır bu durumda, dedik. 

Aradan birkaç ay geçiyor, kadın kardeşimi gördüğü yerde durumdan bahsediyor. Mahkeme var, mahkeme bitince görüşecekler falan diye. O süreçte bana okuldan yakın bir arkadaşım birilerini önerdi, ben de söz verdim sonuçta diye olmaz, dedim. Onunla göreşeyim olumsuz olursa senin dediğin kişiyle de görüşürüm. 

Neyse bu durumun üzerinden 3 ay civarı geçti. Mahkeme yine ertelenmiş bekliyorlarmış. Sonra bunun üzerinden de bir 4 ay geçti sanırım. Mahkeme olmuş ve adam çıkmış hapisten. Ben aslında bu işin olmayacağını biliyorum ama yine de bi' ümit ondan bir haber bekliyorum. Yok kadın hiçbir şey yazmıyor ya da aramıyor. Sonra ben düşünüyorum ki acaba benim fotoğrafımı gördü de beğenmedi mi falan. 

Neyse adam hapisten çıkalı 8 ay falan olmuştu. Yaz tatilindeyiz. Bir gece ben memlekette sıkılıyorum. Öyle sosyal medyada geziniyorum. Aklıma geldi o adam. Acaba ne yapıyor, dedim. Kadın kardeşime sosyal medyadan onu göstermişti. Ben de onun fotoğrafını göreyim diye. Açtım baktım ne göreyim. Adam abisinin hapisten çıkmasının hemen ardından arada birkaç hafta var-yok hemen nişan yapmış. 

Blog sahibinin notu: Burayı okurken seslice aaağğğ, yuh artık, dedim. Gözlerim yuvalarından fırladı.



1 ay sonra falan da evlenmiş. Allah mutlu mesut etsin. Buradan şu düşünülmesin ben adamdan herhangi bir şekilde etkilenme falan yaşamadım. Bu duruma kesinlikle üzülmedim. Ama kadının beni o zamana kadar oyalaması, şu gün olmuş hala kardeşimi gördüğü yerde bir tek kelime bile söylememiş. Bu çok can yakıcı. O gün bu durumu gördüğümde hissettiğim şeyi anlatamam. Dedim ki, insanlara güvenilmiyor.

Nasıl bir insanın kaderiyle böyle oynanıyor. Çok mu zor olumlu veya olumsuz bir şey söylemek. Sonra benim gibi insanların artık görücü usulüne bile güveni kalmıyor. Bu durumun neredeyse aynını çok yakın arkadaşım da birkaç ay önce yaşadı. Şimdi diyorum ki artık kimsenin bana birilerini önermesini istemiyorum. Çıkacak kısmetim kendiliğinden bir şekilde karşıma çıksın. Aktaramadığım bir sürü yıkık duygularım var.

Aslında ilki diye başladım yazıya ama diğerini anlatırsam çok uzun olacak. (Daha ne kadar uzun olabilir dediğinizi duyar gibiyim😊) 

Hem zaten isterseniz yazarım.

Bir de eklemeden geçemeyeceğim Nabrut. Evlilik hikayeni okuduğumda içim umutla doldu. Dedim ki benim de böyle olacak inşallah. Çok sevindim sizin adınıza mutluluğunuz bir ömür sürsün inşallah. 😊💕

Blog Sahibinin Cevabı


Ne hissettiğini o kadar iyi anlıyorum ki. 
Naçizane tavsiyem Allah beni böyle kalp kırıklıklarıyla hak etmediğim kadar mükemmel birine hazırlıyor diye düşünmen.
Kendi adıma geçmişime baktığımda yaşadığım her şey Fadıl'ın kıymetini anlayabilmek için bir hazırlıkmış.
O yüzden böyle kendini harama kapatmanın karşılığını elbette alacağını düşünüyorum.
Aracılara kızmadan yoluna devam et ve kısmetini engelleme, söylenenleri değerlendirmeye al. Maalesef ki bu işler aracısız yürümüyor. Oturduğun yerde bekleyerek, görüşmeyi reddederek evleneceğin insanı bulman zor. (denedim olmadı. :)

Rabbim en kısa zamanda gönlünün muradını versin de güzel hikayeni de burada yayınlamak nasip olsun.