Something in the rain Yorum ve Replikleri - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

17 Ağustos 2018 Cuma

Something in the rain Yorum ve Replikleri

Böyle bir ikili dizi çekmiş, izlemesem ayıp olurdu değil mi?


Something in the rain konusu ve oyuncuları hakkında şurada bilgi vermiştim.

Something in the rain blog yorumum;

  • İlk olarak olgun kadın, genç erkek ilişkisi asla rahatsız etmedi. Görüntüden de anlaşılacağı üzere zaten hatunun daha büyük olduğuna bin şahit isterdi. Hatta ilişkide karakter olarak daha olgun olan erkekti ve kadını da olgunlaştırdı.
  • Son Ye-Jin'i izlemeyi çok özlemişim! Çok güzel bir hatun!
  • Gerçek tespitleri olan durgun bir diziydi. Kalburüstü bir ailenin evlenemeyen cici kızının gerçekçi sıkıntılarını anlatan bu diziyi sevdim.
  • Hayatın içinden bir kesit gibi olan pretty sister who buys me food, aynı durgunlukta ilerliyor bu açıdan bence yine 25 yaş üstünün daha çok seveceği bir dizi olduğunu düşünüyorum.
  • Esas adamın çok güzel sevdiği dizilerden biriydi. Bu açıdan bayılarak izlediğimi söylemeliyim. Hani bana bazen soruyorsunuz ya, erkeğin daha çok sevdiği dizi tavsiye eder misin, diye... İşte bu dizi, onlardan biri!
  • Esas kızın ailesine olan düşkünlüğü, onlara olan saygısı çok fazla Türk işiydi ki bunu da sevdim.
  • Durgunluğu yüzünden herkesin seveceği, herkese önerebileceğim bir dizi olmadığını düşünsem de benim sevdiğim bir dizi oldu.
  • Çevirmeni soranlar için ilk bölümleri Rksa çevirisi ile sonra çeviri yarım bırakıldığı için kalanını Netflix üzerinden izledim. Netflix'te tüm çeviri var.


Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda Something in the rain spoiler içerir.

Dizinin en sevdiğim detayı şarkılarıydı sanırım. Carla Bruni'nin cover'ını yaptığı Tammy Wynette'nin seslendirdiği, vileda sopası ile dans etme isteği uyandıran Stand by your man şarkısına bayıldım. 


Not: Evet, Carla Bruni Eski Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin karısı. 

Diğer sevdiğim şarkı Bruce Willis'e ait olan Save The Last Dance For Me idi.



Çiftin en sevdiğim sahnelerinden başlamak istiyorum. Öncelikle ilk flört dönemi şapşallıklarını şahane işlemişlerdi. İlişkilerinin başlayış şekli çok şekerdi.

  • Beraber online oyun oynamalarına,
  • Joon Hee'nin tek bir şemsiye almasına,
  • Jin-A'nın evdeki herkesi uyutup buluşmaya gitmesine,
  • Kazadan sonra Joon Hee'nin koşarak hastaneye koşması, tabii daha öncesinde de bir şeylerin ters gittiğini düşünüp telaşlanması,
  • Esas oğlanın daha olgun olması, kızı çekip çevirmesi,
  • Annesine ayrılalım deyip tekrar Joon Hee'nin evine gitmesi ve kapıda kedi gibi beklemesi, açım, azarlanacak enerjim yok, demesi,
  • Jin A'nın görüntülü konuşmak için yüzüne maske yapması,
  • Joon Hee'nin Jin A üzerinde yaptığı değişim, -çok ama çok güzeldi-

Jin A'nın Joon Hee'nin telefonuna kaydettiği ses kaydı;


Küstüklerinde Jin A sırtına kalp çizdiğinde aldığı cevap;


güzel detaylardı.


Joon Hee çok ama çok güzel sevdi. Belki bir cheabol değildi, inanılmaz karizmatik olağanüstü harika bir adam değildi ama ilgili naif ve abartısız çok seven taraftı.

Bence bu dizinin kültü buydu:

Joon Hee gibi sev!







İkilinin diğer sevdiğim sahneleri;

*1*



*2*



*3*



Bazı kısımlara delirdim; O kısımlar:
  • İkilinin ilişkilerini Jin A'nın cadı annesine açıkladıklarında annesinin kendi oğlunu dövmesi,
  • Jin A'nın annesine karşı sergilediği tavır,
  • Annesinin genel olarak izlediği tavır,
  • Yine annenin Joon Hee'nin evini basması -neyse ki kız farkına varıp döndü- (Bir de bu sahnenin sonrasında Joon Hee evde tek başında ağladı :/)
  • Jin A'nın görücü usulü randevuya çıkması, annesine hayır diyememesi, -bu süreçten sonra kızın tüm yaptıkları o kadar gıcık etti ki, yaptığı salaklıklar yetmedi bir de adamın babası ile görüşmeye falan çalıştı, saçını başını yolacaktım, yetmedi bir de annesinin önünde ayrılıyorum dedi ya,- beni delirtti,
  • Jin A' sen benden bir şey saklıyorsun diye sorduğunda annenin beni tokatlaması mı diye sorduğunda offf! dedim.
Ayrıca;
  • Kızın babası eski sevgilisinden Joon Hee'yi öğrendiğinde verdiği tepki çok hoştu.
  • Dolabın içine gizlenmek zorunda kaldığında her yerim tutuldu diye ağladı ya, hah işte dedim, yaşlılık böyle bir şey! :D
  • Joon Hee'nin ablasının ilişkilerini öğrenmesi ve ikisinin hemen barışıp eski fotoğraflara bakmaya başlaması,
eklemek istediğim diğer aklımda kalan güzel sahnelerdi.

Something in the rain final bölümüne gelirsem;
  • Ayrılmalarına uyuz oldum. Uzak mesafe ilişkisine girmeye bile tenezzül etmemeleri çok gıcıktı.
  • Ama en fenası bir de Jin A sevgili yapmış bu arada.
  • Hadi hepsini geçtim bari Joon Hee Amerika'dan zengin olup dönseydi, dedim.
  • Kız 40 yaşına gelmiş, sen Amerika'dan dönsen ne olur diye Jun Hee'ye kızdım. Ama kader böyleymiş diye kabulleniş içine de girdim. Hahah!
Bir ara başlıkla klişe notunu da geçeyim.

Şu saç bağlama sahneleri de klişe olmaya aday olarak gözüküyor bakınız:





*pretty sister who buys me food*


Ve
kırmızı şemsiye altında başlayan dizi;


sarı şemsiye altında bitti.


Yazacaklarım bu kadar.
Şimdi sizin yorumlarınızı merakla bekliyorum.


35 yorum:

  1. Amerikan özentisi Korelilerin dizilerini izlemiyoruz!

    YanıtlaSil
  2. Merhaba sevgili Nabrut. Kore dizisi izlerken seçici davranıyorum genellikle.Dizi izleyesim geldiği zaman muhakkak bloğuna göz gezdiriyorum. Dizi zevklerimiz hemen hemen aynı. 25 yaş üstü sever dediğin dizilere özellikle dikkat ediyorum. Bu da onlardan biri. Son Ye-Jin i çok severim fakat bu dizi hakkında çok hoş yorumlar duymadığım için tereddütte kalmıştım. Şimdi yazını okudum.Izleyeceğim inşallah.Bu hoş yazın için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum öncelikle...
      Yani dediğim gibi durağan ama 25 yaş üstü evlenmemiş bayanların yaşadıklarına değinen empati yapılabilecek bu açıdan da bağlayan bir dizi. Umarım seversin ve dönüp yazarsın yine ^^
      Sevgiler

      Sil
  3. Diziyi çok severek izlemeye başladım çok da güzel ilerliyordu taa ki 13. bölüme kadar daha sonrasını da izleyemedim malesef sinir olmamak için. Böyle bir diziyi hiç yarım bırakmak istemezdim zira çiftin uyumları çok güzeldi sizin de söylediğiniz gibi birbirlerini sevmeleri de çok hoştu gözlerimden kalpler çıkarak izledim.Dizinin sakinliği de tam bana göreydi sevdiğim tarzda gerçekçi olaylar hayat dersleri vardı. belki bir ara izlerim devamını ama ayrıldıklarını duyduktan sonra hiç oralara girmek istemiyorum aklımda hep o mutlu çift olarak kalmalarını istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşın kaç bilemiyorum ama işte bu yüzden 25 yaş üstü daha çok sever diye not düştüm zira o ayrılık evresinde yaşanan sorunlar çok fazla bizim yaşımıza hitap eden gerçekçi tespitler barındırıyordu.

      Sil
  4. Kız kardeşim izledi ve çok da beğenmediğini söyledi. Ben de bu nedenle izlemem herhalde diye düşünüyordum ki senin yorumun fikrimi değiştirdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeş 25 altıysa beğenmemesi normal :)

      Sil
  5. Gençler için belki biraz durağan olabilir ama ben de senin gibi çok severek izledim.ilk bölümler inanılmaz naifti, ben ekran başında eridim resmen. Son bölümlerde Jin A ya o kadar kızdım ki kendime şaştım kaldım :) bir insan nasıl sevilir sorusunun vücut bulmuş haliydi Jun Hee. Çıtayı aldı arşa yükseltti yükseltmesine de realist olmak lazım gerçek hayatta :) bu arada ellerine sağlık dememe gerek yok herhalde yine harikasın 😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen katılıyorum :)
      Mesela adamın hadi toparlan amerikaya gidiyoruz çıkışında kadının bu yaştan sonra olmaz düşüncesi gibi bir çok konu empati yapabileceğimiz üst yaş grubuna hitap eden olaylardı :)
      Çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  6. Gençler için belki biraz durağan olabilir ama ben de senin gibi çok severek izledim.ilk bölümler inanılmaz naifti, ben ekran başında eridim resmen. Son bölümlerde Jin A ya o kadar kızdım ki kendime şaştım kaldım :) bir insan nasıl sevilir sorusunun vücut bulmuş haliydi Jun Hee. Çıtayı aldı arşa yükseltti yükseltmesine de realist olmak lazım gerçek hayatta :) bu arada ellerine sağlık dememe gerek yok herhalde yine harikasın ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen katılıyorum :)
      Mesela adamın hadi toparlan amerikaya gidiyoruz çıkışında kadının bu yaştan sonra olmaz düşüncesi gibi bir çok konu empati yapabileceğimiz üst yaş grubuna hitap eden olaylardı :)
      Çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  7. Aah ah! Şöyle izlemediğim dizilerin ballı ballı anlatımlarını görüyorum da şans verilmeyen bazı dizilerim ile beraber yine şans verilmeyecek diye istekte bile bulunamadığım dizilerim ile de birlikte acına acına okuyorum işte blogu sadece. Elden ne gelir :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyi de izleyemeyiz ama :)

      Sil
    2. :/

      Üzüntü beyanatından diziye yorum yapmaya unutmuşum. Bu dizi ilk başladığında çokça tutuldu, övüldü falan ama sonra ne olduysa bir şey yüzünden ben bunu izlemekten vazgeçmiştim. Gel gelelim şimdi bana bu derin derin iç çektiren blog yorumu gelince ya belki de izlenebilirdir, listeye alayım falan diye düşünüyordum ki kızın salaklıkları ve tüm onca sevgisine rağmen finalde çocuğun yaptıklarını, nihayetinde ayrılıklarını ve üstüne üstü ileri zeka kızın bir de sevgili yaptığını öğrenince gelen tüm o istek geri kaçtı. Öyle güzel bi aşkın üzerine bunlar gelirse benim gibi az canlı bir çatlağı iyice delirtir. Sıfıra sıfır, elde var sıfır yani.

      Bak istemeyeceğim diyorum tutamıyorum kendimi, Come and Hug me listende mi peki Nabrut abla? İzle demiyorum sadece soruyorum, izle diyemiyorum 😆

      Sil
  8. Merhaba Nabrut hanım,
    Asil ama yaşının kadını olmayan Jin A 💜 Joon Hee’nin genç ama daha olgun yaklaşımlı durağan ve hayatın ta içinden sorunlar yaşadıkları ilişkilerine bayıldım.
    Jin A 36 sında ailesiyle yaşayan aslında onların hayatını yaşayan ve ailesinin onu yönlendirmesine pek ses çıkarmamış yumuşak karakterli bir kadın. Şayet Joon Hee olmasaydı kendini aldatan, şirret annesinin bayıldığı damat adayından ayrılmayabilirdi Jin A. Çalıştığı kahve firmasından yaşadığı tacizler de dahil her şeye susmuş Jin A. Joon Hee bir geldi pir geldi kızın hayatına, biraz ağır olacak ama Jin A’nın karakterinin oturmasını sağlayan kişi Joon Hee’ydi bence. Joon Hee yaşına ve hatta Jin A’ya göre daha olgun olan kişiydi. Aralarındaki yaş farkını pek hissetmedim, Son Ye Jin cidden 28-29 gibi duruyordu. Jung Hae In’i Goblin’deki beyzbolcu rolü dışındaki ilk izleyişim ve çok içten canlandırdığı Joon Hee karakteriyle özdeşleşti.
    Jin A’nın işyerindeki taciz ve mobbingle ilgili hukuksal mücadeleye girişmesi kısmı bazı izleyenleri sıksa da ben tam tersi o kısmı beğendim. Gerçek kurumsal hayatta böyle olayların olduğunu görmedim ama duyduğum için isterdim ki bizde de yasal mücadeleyi destekleyici işyerleri olsa keşke. Gerçi Jin A yasal mücadelesini kazandı ama bir daha o sektörde işe alınamayacağını bilerek işinden ayrıldı, gerçek hayatta da böyle olacağını yüzümüze çarptı senarist. Çok güzel sevdiler birbirlerini naz yapmadan, yaşlarını öne sürmeden. İlk atılımı Jin A’nın masa altından el tutarak yapmasına ve Joon Hee’nin hıçkırmasına güldüm. Joon Hee, Jin A’ya gerektiğinde hayır diyebilmeyi ve mücadele etmeyi öğretti. Joon Hee mücadele etmeyi öğretse de Jin A’yı işyerindeki yasal mücadelesinde yalnız bıraktı, ilişkilerini kızın ailesine kabul ettireceği zaman mücadele etmek yerine kolayı seçerek Amerika’ya gitti. Sevgili ve yetişkin olan insanların sıradan sorunlarına ve ilişki yaşayışlarına tercüman oldular. Sarıldılar, öptüler, ailelerini iknaya çalıştılar.
    Dizide sevdiklerim, başta Jin A ve Joon Hee 😍, Joon Hee’nin Jin A’ya doğum gününde hediye ettiği pembe lila renk taşlı gül kolye, Joon Hee’nin ablasının Jin A’yla dostlukları, Jin A’nın giydiği tüm elbiseleri ve çantaları, sizin de bahsettiğiniz Tammy Wynette’nin Stand by your man şarkısı ve pek tabii ki şemsiyeler ☂ (kırmızı şemsiye hoşlanma; yeşil şemsiye beni affet; sarı şemsiye kavuşma). Sevmediklerimse; Jin A’nın şirret annesi, aslında gizliden üstün tutulan erkek kardeşi, net bir tavır koyamayan babası, Joon Hee’nin yüzsüz babası, Jin A’nın gereksiz bir sevgilisinin olduğu final bölümüydü. Dizinin finali çok gereksiz ve yanlış şekilde uzatılmıştı. Finalde hatalı olan Joon Hee’ydi, mücadele etmek yerine sorunlardan kaçmak için kendiyle gelmeyeceğini bile bile Jin A’yı Amerika’ya davet etti, tek başına gitti ve oraya gidince Joon Hee Jin A’dan ayrılmış (Arkadaşıyla konuşurken söyledi.). Jin A’nın sevgilisi olması da çok gereksizdi. Evet sonunda birleştiler ama belirsizlik hakimdi, hayatın belirsizliğine atıfta bulunmak için herhalde🤦🏻‍♀️ Diziden naçizane anladığım, yıllardır birbirini tanıyan ama ruh eşi olduklarını yeni fark edenler de dahil olmak üzere herkes için aşk bir zamanlama işi.
    Son olarak, yazıyı ve yorumları okuyan herkesin (finaldeki hatasına rağmen) Joon Hee gibi sevmesi ve Joon Hee gibi biri tarafından sevilmesi dileğiyle. Nabrut hanım güzel yorumunuz için çok teşekkürler ☺️ Size ve ailenize iyi bayramlar dilerim şimdiden 🐄🐏🐑😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar :)
      Efsane bir yorum olmuş. Ellerinize sağlık. Bayıldım!
      Şemsiylerin rengine anlam yüklendiğini de bilmiyordum öğrenmiş oldum, güzel oldu.
      Diğer her şeye katılıyorum. Yazmayı unutmuşum ama yorumda ailesine bağlı olması türk işiydi kısmına erkek kardeşe daha kıymet verilmesi de türk işiydi yazacaktım siz tamamlamış oldunuz.
      Ben de bu güzel yorum için çok teşekkür ediyorum bil mukabele hayırlı bayramlar diliyorum.

      Sil
  9. Bu diziye sadece 5 bolum tahammül ettim evet yetişkin dizisi evet tam bir romantizm bombası ve müzikleri çok hoş ancak asirid durağan olduğu için beni içine alamadı bir de şu nuna romans olayını ben pek sevmiyorum ancak şunu merak ettim nasıl yani ayriliyorlarmi?nasıl gelişti olaylar özet gecermisinn nihayet bir olay olmus dizide ahah

    YanıtlaSil
  10. Sonunda bu güzelim diziyi benden başka seven birilerini gördüm nasıl mutluyum şu an.♥️
    Kadının yaşça erkekten büyük olduğu ilişkilere birazcık ön yargılıydım her zaman ama bu dizide kesinlikle çiftin uyumu mükemmeldi.
    O kadar naif o kadar hayatın içinden bir diziydi ki eve yorgun argın geldikten sonra izlediğim bir bölüm tüm yorgunluğumu götürüyordu.
    Gereksiz ayrılık sahnesine aşırı sinirlenmiş olmama rağmen yine de diziye karşı olan sevgim azalmadı. İzlerken o kadar kendimi kaptırmıştım o kadar bağlanmıştım ki bittiğinde aşırı üzüldüm. Ve çalan o şarkılar...♥️
    Ah Jun Hee o nasıl güzel sevmektir, o nasıl güzel bakmaktır sevdiğin kadına...♥️
    Umarım hepimizin karşısına Jun Hee gibi seven birileri çıkar.��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben pek sevmeyene rastlamadın aslında :) Yani en azından 25 yaş üstü izleyip sevmeyen yok :)
      Ayrılık sahnesi evet sinir bozucu ama o da sorun olarak çok gerçekçi. Belli bir yaştan sonra hadi kalk her şeyi bırak Amerika'ya gidelim diyen bir adamı reddetmek çok gerçekçi. Daha 3 aylık sevgilin için aileni işini ardında bırakman mantık dışı :) Hele ki kızın yaşında :)
      Amin diyorum :)

      Sil
    2. Ayrılık kısmında JinA’yı ben de haklı buluyorum tabi ki ama sanki senarist ayrılık sahnesini ‘Hadi bu da böyle olsun’ diyerek eklemiş gibi geldi bana. Gereksiz dememin sebebi buydu. 😊

      Sil
    3. Evet aceleye getirilmişti bu doğru :)

      Sil
  11. 15.bölümün sonuna kadar müthiş ilerliyordu ama ayrılmaları ve 3 yıl sonra joon hee geri döndüğünde jin a yı yeni sevgilisiyle görmesi canımı çok sıktı ayrılsan bile böyle güzel bir aşkı unutmak ya da hiç vakit kaybetmeden başka birini bulmak gerekmiyor bence bu aşkı ölene kadar saklamak lazım çünkü hayat sadece biriyle evlenip çocuk yapmaktan ibaret değil bu arada 26 yaşındayım ve bekarım yani dizi tam benlikti ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha tespitim doğru çıktı ^^
      Evet dizi olarak baktığında kızın yaptığına sinir olmak normal ama kendi hayatımızı gerçekleri düşün her geçen gün yaş alırken gelip gelmeyeceği belli olmayan bir adamı beklemek yerine birilerine şans vermek bir mecburiyet. Kaldı ki bir de mahalle baskısı var, çocuğum olsun telaşı var... O açıdan sinir olsam da anlıyorum kızımızı...

      Sil
  12. finaldeki manasız ayrılık ve zaman atlama sinirimi bozsa da çok benlik bir diziydi. böyle entrika, kötü adam, aşk üçgeni falan olmadan sa aşkın evrelerini izleyebildiğimiz hafif durağan dizileri çok seviyorum <3<3
    replikler için her zamanki gibi ellerine sağlık ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum. Aşkın ilerleyişi çok güzel işlenmişti.
      Manasız ayrılık kısmına katılmıyorum sadece. Sinir bozucu ama manasız değil, zira o yaşlarda 3-5 aylık sevgilin hadi her şeyi bırak işini, aileni, seninle amerikaya gidelim dediğinde sen de hoop derdin. Gerçekçi olmuş bence :D

      Sil
  13. Diziyi izlemeyecektim. Bu yorumundan sonra başladım güzel seven bir adam izlemek istedim. Yalnız çok hayatın içinden bence bu sorunlar yaş farkıolan her kadın yaşar. Çevre aile baskıdo özellikle yalnız şu duruma da gıcık oluyorum erkek kadından 15-20 yaş bile büyük olunca herkes normal karşılarken bayandaki bu durumun nedeni nedir acaba? İki durumda aynı bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım severek izliyorsundur :D
      Evet, maalesef cinsiyet ayrımı bu konuda bile var :/

      Sil
  14. yeni bitirdiğim bir dizi
    oyuncuları ve konusunu çok beğendiğim için başlamıştım diziydi
    ama konusunu çok daha farklı bekliyordum açıkçası
    konusuna bakınca böyle cıvıl cıvıl komik eğlenceli bir dizi diye düşündüm ama bazı zamanlarda kasvetin dibine vurmuşlardı resmen, hele kızın tüm dünyanın dertleri onun omzundaymış gibi ezik halleri ve bunların düzelmesi için harekete geçememesi, dünyayı kendi haline bırakıp altında ezildikçe ez<ilmesi falan yokmuydu saç baş yolduracak cinstendi
    hele o anası yok muydu son bölüme kadar insanın nefretini kafasından fışkırtır düzeydeydi ya, babası da aynı kız gibi ağzı var sesi yok ama kenarda köşede ağlayıp zırlayan bir tip olduğu için ayrıca kızdım, erkek kardeş desen zaten evin kıymetlisi modunda falan filan, bunlar dizinin olumsuz tarafları olsa da çok güzel bir aşk olduğu için kesinlikle izlenmeliydi, adamın daha çok sevdiği diziler nedense bayan olduğum için mi bilmem beni daha bir derinden etkiliyor kızların adamların peşlerinden koşup zır zır ağlamalarını sevmiyorum, yada kızların erkekleri ağlatmasını aşırı naz yapmasını da seviyorum, bu dizideki aşk tam tadındaydı, hele ki joon hee'nin sevmesi mükemmeldi, kzıı yetersiz kaldı bu konuda, aşklarının başladığı zamanlar, kaçamak yaşadıkları ilişkiler, ilişkilerinin güzellikleri, sohbetlere doyamamalrı, ayrılamamaları çok çok tatlıydı, kızın mıymıntılığı yüzünden güzelim aşka turp sıkmış olsalarda sırf adamın kıza olan aşkını izleyebilmek için bitmesin diye bekledim başlarda, sonlara doğru çok gerilsem de izlemeye değer, gereksiz abd olayı, gereksiz ayrılmalar, hele ki kızınn o arada sevgili yapması, ayrılıktan sonra taraflar için değişen birşey olmadığı gibi kızın hala o mıymıntı halinde yaşamaya devam ediyor oluşu beni iyice çıldırtmıştı, ne anladık şimdi ayrıldığınızdan, neyi değiştirdiniz yada düzelttiniz ki hayatınızda diye düşündüm, yani falz abartılı geldi bana bir türlü tabuları yıkıp birleşememeleri, zira o kadar tatlı doğru bir aşkları vardı ki mutlu sonla bitirmiş olsalar da böyle bu kadar gereksiz acılara kasvetlere gerek yoktu, bizi aşklarını izlemekten mahrum bıraktılar diye düşündüm, son olarak kızın anasının cadalozluğunun yanı sıra adamın babasının vurdumduymazlığı da ayrı bir sinir bozuculuktu yani, nasıl gereksiz bir karakterdi o ya, pes diyorum yani, yazacak çok daha şey var aslında ama filmin ana sloganı gibi olan sözle bitirmek istiyorum
    sevecekseniz joon hee gibi sevin.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu olumsuz olarak nitelendirdiğin kısımlar çok gerçek hatta Türk ailesi kıvamında değil miydi ama :)
      Hele o erkek kardeşe olan ayrıcalıklar falan :)
      Yukarıdaki yorum cevaplarında çok tekrarladığım için yazmıyorum ama ayrılık gereksiz değildi diye düşünüyorum :)
      Sevileceksek de öyle sevilelimdiyor sevgiler yolluyorum :D

      Sil
  15. Film tadında bir diziydi. Yeni bitirdim diziyi izlemeyecektim yaş farkı vs. Kötü yorumlar vardı sıkıcı diye . Buradaki yorumundan sonra izlemeye başladım son ye jin ni severim . Erkek başrolu ilk defa izledim çok başarılıydı ve çok güzel sevdi gerçekten. Yorumlardan dizinin sonu için ayrılık var sanmıştım mutlu sonla bitince şaşırdım. Diziden çıkarım yaptığom en güzel aforizma şu oldu " hayatta en önemli olan zamanlama imiş "
    Yalnız bazen çeviri hatası vardı jin a nın ayrılık kısmında aradan geçen zaman için 3 ay yazmıştı baktıkki jin a nın arkadaşının çocuğu bayağı büyük acaba 3 yıl sonra mıydı düğün. 😞 diziden aklımda kalanlar gerçek hayatı işlemişlerdi gerçekten evlilik için önemli toplumun içinde anne faktörü doğruydu hep karşılaştıpımız tiplerdendir. Baba pasiftir. Çok zor bir aşktı ve karşılaşılaşılabilecek tüm sorunları yansıtmıştı. Yalnız kadın karekter çok pasifti daha çok türk kadınını tansıtıyordu tabularının dışına kolay kolay çıkamayan ve ikilemde kalan. Aradaki erkek arkadaş olmasını eleştirmişler adam bırakıp gitti kadının hayatını bu kadar çabuk bir anda değiştirmeyeceğini bildiği halde. Tabiki öyle bir anne nin baskısını yaşayan bayanın görücü usulu yine görüştüğü biri olacaktı. Film in sonunda ancak kendi hayatının iplerini eline aldı çünkü değişim kolay değildir öyle bir anda da olmaz. Hayatta da bazı şeyler yavaş ilerliyor. hayatı anlatan başarılı bir dizi olarak buldum. Aşk çok güzel işlendi her kadının böyle sevilmesi lazım😂😂
    Yalnız dizide anlamadığım kadın ve erkek arasında kaç yaş vardı? Anlayan yazarsa sevinirim. Müzik muhteşemdi içime işledi ses tonu falan.. yani iyiki izlemişim teşekkür ederim burada güzel anlattığın için izledim 😘😘😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çeviri hatası derken nereden izledin acaba? :)
      Kesinlikle şahane tepitler yapmışsın sende. Özellikle Yavaş ilerlemesi ve yeni bir sevgili yapmış olması hakkındaki çevirilerine imza diyorum.
      Yaş farkı 5 idi. yanlış hatırlamıyorsam.
      Diziyi sevdiğin aynı düşündüğümüz için çok sevindim. ^^

      Sil
  16. Koreantürk sitesinden izliyorum. Teşekkür ederim sözlerin için.😊çok sevdim ben aynı izlenimi vermiş olması dizinin gerçek hayattan yola çıkmış olmasına bağlı.. 5 yaş mı aslında çok değilmiş 😊😊yeterki gönüller ve en önemlisi bakış açınız bir olsun yeter.😌😌 Bazen yaşça senden büyük kişilerin bakış açısı uymuyor malesef insana. Sevgiyler...

    YanıtlaSil