Böyle bir ikili dizi çekmiş, izlemesem ayıp olurdu değil mi?


Something in the rain konusu ve oyuncuları hakkında şurada bilgi vermiştim.

Something in the rain blog yorumum;

  • İlk olarak olgun kadın, genç erkek ilişkisi asla rahatsız etmedi. Görüntüden de anlaşılacağı üzere zaten hatunun daha büyük olduğuna bin şahit isterdi. Hatta ilişkide karakter olarak daha olgun olan erkekti ve kadını da olgunlaştırdı.
  • Son Ye-Jin'i izlemeyi çok özlemişim! Çok güzel bir hatun!
  • Gerçek tespitleri olan durgun bir diziydi. Kalburüstü bir ailenin evlenemeyen cici kızının gerçekçi sıkıntılarını anlatan bu diziyi sevdim.
  • Hayatın içinden bir kesit gibi olan pretty sister who buys me food, aynı durgunlukta ilerliyor bu açıdan bence yine 25 yaş üstünün daha çok seveceği bir dizi olduğunu düşünüyorum.
  • Esas adamın çok güzel sevdiği dizilerden biriydi. Bu açıdan bayılarak izlediğimi söylemeliyim. Hani bana bazen soruyorsunuz ya, erkeğin daha çok sevdiği dizi tavsiye eder misin, diye... İşte bu dizi, onlardan biri!
  • Esas kızın ailesine olan düşkünlüğü, onlara olan saygısı çok fazla Türk işiydi ki bunu da sevdim.
  • Durgunluğu yüzünden herkesin seveceği, herkese önerebileceğim bir dizi olmadığını düşünsem de benim sevdiğim bir dizi oldu.
  • Çevirmeni soranlar için ilk bölümleri Rksa çevirisi ile sonra çeviri yarım bırakıldığı için kalanını Netflix üzerinden izledim. Netflix'te tüm çeviri var.


Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda Something in the rain spoiler içerir.

Dizinin en sevdiğim detayı şarkılarıydı sanırım. Carla Bruni'nin cover'ını yaptığı Tammy Wynette'nin seslendirdiği, vileda sopası ile dans etme isteği uyandıran Stand by your man şarkısına bayıldım. 


Not: Evet, Carla Bruni Eski Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin karısı. 

Diğer sevdiğim şarkı Bruce Willis'e ait olan Save The Last Dance For Me idi.



Çiftin en sevdiğim sahnelerinden başlamak istiyorum. Öncelikle ilk flört dönemi şapşallıklarını şahane işlemişlerdi. İlişkilerinin başlayış şekli çok şekerdi.

  • Beraber online oyun oynamalarına,
  • Joon Hee'nin tek bir şemsiye almasına,
  • Jin-A'nın evdeki herkesi uyutup buluşmaya gitmesine,
  • Kazadan sonra Joon Hee'nin koşarak hastaneye koşması, tabii daha öncesinde de bir şeylerin ters gittiğini düşünüp telaşlanması,
  • Esas oğlanın daha olgun olması, kızı çekip çevirmesi,
  • Annesine ayrılalım deyip tekrar Joon Hee'nin evine gitmesi ve kapıda kedi gibi beklemesi, açım, azarlanacak enerjim yok, demesi,
  • Jin A'nın görüntülü konuşmak için yüzüne maske yapması,
  • Joon Hee'nin Jin A üzerinde yaptığı değişim, -çok ama çok güzeldi-

Jin A'nın Joon Hee'nin telefonuna kaydettiği ses kaydı;


Küstüklerinde Jin A sırtına kalp çizdiğinde aldığı cevap;


güzel detaylardı.


Joon Hee çok ama çok güzel sevdi. Belki bir cheabol değildi, inanılmaz karizmatik olağanüstü harika bir adam değildi ama ilgili naif ve abartısız çok seven taraftı.

Bence bu dizinin kültü buydu:

Joon Hee gibi sev!







İkilinin diğer sevdiğim sahneleri;

*1*



*2*



*3*



Bazı kısımlara delirdim; O kısımlar:
  • İkilinin ilişkilerini Jin A'nın cadı annesine açıkladıklarında annesinin kendi oğlunu dövmesi,
  • Jin A'nın annesine karşı sergilediği tavır,
  • Annesinin genel olarak izlediği tavır,
  • Yine annenin Joon Hee'nin evini basması -neyse ki kız farkına varıp döndü- (Bir de bu sahnenin sonrasında Joon Hee evde tek başında ağladı :/)
  • Jin A'nın görücü usulü randevuya çıkması, annesine hayır diyememesi, -bu süreçten sonra kızın tüm yaptıkları o kadar gıcık etti ki, yaptığı salaklıklar yetmedi bir de adamın babası ile görüşmeye falan çalıştı, saçını başını yolacaktım, yetmedi bir de annesinin önünde ayrılıyorum dedi ya,- beni delirtti,
  • Jin A' sen benden bir şey saklıyorsun diye sorduğunda annenin beni tokatlaması mı diye sorduğunda offf! dedim.
Ayrıca;
  • Kızın babası eski sevgilisinden Joon Hee'yi öğrendiğinde verdiği tepki çok hoştu.
  • Dolabın içine gizlenmek zorunda kaldığında her yerim tutuldu diye ağladı ya, hah işte dedim, yaşlılık böyle bir şey! :D
  • Joon Hee'nin ablasının ilişkilerini öğrenmesi ve ikisinin hemen barışıp eski fotoğraflara bakmaya başlaması,
eklemek istediğim diğer aklımda kalan güzel sahnelerdi.

Something in the rain final bölümüne gelirsem;
  • Ayrılmalarına uyuz oldum. Uzak mesafe ilişkisine girmeye bile tenezzül etmemeleri çok gıcıktı.
  • Ama en fenası bir de Jin A sevgili yapmış bu arada.
  • Hadi hepsini geçtim bari Joon Hee Amerika'dan zengin olup dönseydi, dedim.
  • Kız 40 yaşına gelmiş, sen Amerika'dan dönsen ne olur diye Jun Hee'ye kızdım. Ama kader böyleymiş diye kabulleniş içine de girdim. Hahah!
Bir ara başlıkla klişe notunu da geçeyim.

Şu saç bağlama sahneleri de klişe olmaya aday olarak gözüküyor bakınız:





*pretty sister who buys me food*


Ve
kırmızı şemsiye altında başlayan dizi;


sarı şemsiye altında bitti.


Yazacaklarım bu kadar.
Şimdi sizin yorumlarınızı merakla bekliyorum.

Yazılarımı takip edebileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım