Görücü usulü evlenmek isteyip de görücü usulü hakkında en ufak fikri olmayan bu yüzden de anlamsız korkuları olan bir erkek grubu var.

Bu tip erkekler görücü usulü evliliğin 1900'lü yıllardan beri olan düzen üzerine devam ettiğini, hala anne babalarımızın görücü usulü evlenme hikayelerinde olduğu gibi evlenilmeye devam edildiğini sanıyorlar.

Mesela sanıyorlar ki, 

Görücü usulü evlilikte kızı bir defa görerek evlenmeye ya da evlenmemeye karar vermeleri gerekiyor.

Sanıyorlar ki nişan/düğün alışverişlerine maaile çıkmaları gerekiyor.

Hatta bir defasında görüştüğüm kişi bana şunları söylemişti;


Alışverişe ailelerle çıkılmasına karşıyım, ne yani benim giyeceğim pijamayı neden kayınvalidem alıyor, çok saçma değil mi?

Onun bu sözleri üzerine ne demiştim acaba, hatırlayamıyorum ama ilk görüşmede pijama falan konularını açmasak daha iyi olmaz mıydı? 😂


Bu usul küçük yerlerde devam ediyor olabilir, saygı da duyuyorum. Hatta destekliyorum, zira küçük bir yerde yaşayan birinin alışveriş sırasında büyüklerinin fikir ve düşüncelerine ihtiyacı olabilir ama metropol hayatında düğün ve nişan alışverişlerine ailelerle beraber gidilmiyor. Bunu bilmiyorlar.


En fenası da ikilemde kalan erkek türleri!

Bunlar hem görücü usulü evlenmek istiyorlar hem de eşinin arkadaşları ile oturabilen, modern(!) bir kafa yapısına sahip olmasını istiyorlar. Görücü usulü evlenirsem sosyal hayattan, arkadaş çevremden uzakta kalacağım endişesi taşıyorlar ve her seferinde birincil sorularından birisi şöyle oluyor;

Erkek kız karışık ortamlarda oturur musun?

Benim için bu sorunun cevabı fıkhi değil. Fıkhi hüküm bellidir, ama ben çoğu zaman uygulayamıyorum. Bu soruyu soran erkekleri çok sığ ve kompleksli buluyorum. Ne inandığını uygulayabiliyor, ne yaşadığı hayata inanabiliyor. Orta kalmışlığı yüzünden bocalayıp duruyor.





Benim başıma gelmedi ama çok duyduğum bir diğer soru;
Evde nasıl giyiniyorsun!

Bana bu soru gelse kesin saten pijamalarımla derdim. ahaha!
Valla, yalan değil, doğruyu söylemek lazım. Hahaha!

Bu nasıl bayağı bir sorudur! Hani eski 900'lü hat klişesi vardır; şu an üzerinde ne var, diye. Hah işte, bunun ondan ne farkı var?

Bu abiler evde de başı kapalı mı geziyor, serbest giyiniyor mu, şort, mini etek gibi şeylerden bahsediyoruz- merak ederlermiş. 

Yani belki evde de babasına annesine saygıdan ya da örfi olarak tesettürü ile gezenler vardır, bilemem. Hani ben dedem gibi dip noktada mutaassıp birinin yanında bile başım, açık ev halimle bulunmaktan çekinmem. Ve eminim ki, büyük bir çoğunluk benim gibidir. O yüzden bu soruyu soran kişinin öngörüsü, hayata bakış açısı nasıldır, hayrete şayandır.

Yani demem o ki; evlilik kadın olsun, erkek olsun, zor zanaat azizim.

Sizin muhatap olduğunuz böyle absürt sorular oldu mu?


Evde Kalmış Kızları Koruma Derneği Hacıfışfış-der'in kurucu üyesi Nabruyovski Fıdıllışov bildirdi.