Sadece bizim ailede oluyor sanıyordum, arkadaşlarıma anlattıkça bizde de böyle diyen sesler fazlalaştı.

Tamam, demek ki bu genel bir sorun dedim ve yazmaya karar verdim.

Daha çok benim jenerasyonumun anne babalarında şöyle bir diyalog geçiyor:

Kızım senin annen eskiden böyle değildi.

Yeşilçam repliği gibi olan bu cümle tanıdık gelip kulağınızda babanızın sesi ile yankılandı mı?
Gelmediyse cümlenin kullanış yer ve amacını açıklayayım;

Çift beraber seneler geçirmiştir ve evliliklerinin bilmem kaçıncı senesidir. Cicim ayları uzun sürmüş ve aralarındaki saygı çerçevesi dışına çıkılmamıştır. Uzun süren evlilik hayatının “artık çoluk çocuğun da çoluk çocuğa karıştığı tabiri caizse kuzudan danaya dönüştüğü kısmında” çift arasında da artık bir rahatlık ve birbirine her şeyi çekinmeden söyleme hali gelişmiştir. Aman artık çoluk çocukta büyüdü, dediklerimden de alınmayıversin, o kısımları çoktan geçtik, yeter artık cümlesini barındıran patlama hali yeni bir anne, karı, eş modeli meydana getirmiştir.


Olayları somutlaştırıp çok da fazla aile sırrımızı ifşa etmek istemiyorum ama durumu soyut olarak şöyle izah edebilirim;

Babanızın yıllardır süregelen –bazı kötü- alışkanlıklarına (huy ve davranış açısından yoksa sigara vb. değil) anneniz; Yaprak Dökümü’ndeki Hayriye Hanım misali aman ağzımızın tadı bozulmasın, diyerek sabretmiş, ötelemiş, kocamın kalbini kırmayım diyerek içine atmıştır.

Ama işte evliliğin yukarıda bahsettiğim merhalesine ulaştığında dana gibi olmuş olan çoluk çocuğundan da aldığı güç ile babanızın bu davranışlarına karşı çıkmakta ve onu hunharca eleştirmektedir.
Babanız ise yıllarca aynı alışkanlıklarını sürdürürken hiç sesi çıkmayan eşinin bu haline şaşırmakta ve girişte yazdığım cümleyi sarf etmektedir:

Kızım senin annen eskiden böyle değildi. 
Repliğin arkasına Bedirhan Gökçe şiirlerinden bir fon koyun lütfen.

Bu ufak atışmalar evliliğin tadı tuzu denilen boyutta gerçekleşip sadece eve şenlik katar hatta bazen beni gözlerimden yaş gelesiye güldürür.

Bense böyle durumlarda babamı değil annemi suçlu bulurum. Babamı eleştirdiği için değil elbette. Babamın bugün sesini çıkardığı davranışlarını gençliğinden beri böyleydi diye yererken, ben de ona eğer şu an ki çıkışlarını gençken yapsaydın adam belki kendini değiştirirdi, artık bu yaştan sonra karakterini nasıl değiştirsin, önceden söyleyip bir orta yol bulsaydınız, derim.

Ömür boyu mutluluğun da burada saklı olduğunu düşünüyorum; cicim aylarında görülen hata ve uyumsuzluklar sümen altı edilmek yerine, karşılıklı konuşularak makul çözümler bulunursa yaşlanıp artık kendini bile çekemez hale gelindiğinde eşin ile de uyumun devam etmiş olur.

Ha, doğru mu, can çıkar huy çıkmaz mı, bunu konuşmak kolay uygulaması zor mu, yaşayıp göreceğim.

Peki sizin evde durumlar nasıl?