Rain'nin dizisinin haberini size şurada vermiş, diziden pek bir beklentim olmadığını söylemiştim.



Come Back Mister konusu ve oyuncuları hakkındaki bilgiyi şuradan alabilirsiniz.

Dizi hakkındaki yorumum;
  • Yorum yapmakta çok zorlanacağım bir dizi olacak. Nasıl anlatacağımı, nasıl toparlayacağımı, sizi nasıl doğru yönlendireceğime tam olarak karar veremedim. 
  • Dizinin senaryo uygulaması çok sıkıntılı, sarma tuşuna elimin gittiği bir çok yer oldu. Ama diziyi çok sevdim. İlginç bir yorum oldu değil mi? Nedenlerini size açıklayacağım.
  • Cennete giden trenden atlayan iki adama 3 aylığına tekrar dünyaya dönme izni verilmesi fikri, dünyaya gönderilirken birinin çok yakışıklı bir adam (gerçek hayatında çirkin) diğer adamın ise bir kadın olarak gönderilme fikri çok güzeldi. 
  • Ruhu erkek olan kadın karakterini Oh Yeon-Seo acayip güzel canlandırdı. Bu kadının gerçekten içinde bir adam yaşadığını düşünüyorum. 
  • Bunun yanı sıra Rain'in oyunculuğunu da beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim. Öyle uzun ve kaslı bir adamın böyle bir karakter canlandırması normalde galat durur, sırıtırdı ama öyle olmadı.
  • Yine Ra Mi-Ran yazılan Maya yani melek rolü çok ama çok şirindi. Özellikle bu üçlü arasında dönen espiriler dizinin en eğlenceli yeriydi. Ra mi Ran en son Reply 1988'de de şahane bir oyunculuk çıkarmıştı, seviyorum bu kadını.
  • Dizide sırlar kısım kısım ortaya çıkıyor. Sizi ters köşe yapan bu sırlar diziyi iyi ki izlemişim dedirttiriyor. 
  • Bazı yerler çok dokunaklı (spoiler kısmında bahsedeceğim) ve göz yaşlarınıza engel olamıyorsunuz, bazı sahnelerde ise sesli gülüyorsunuz.
  • Ama bazı yerler çok gereksiz ve bu sıkıcı yerleri sarmadan edemiyorsunuz. Sardığım yerleri çıkarınca dizi gerçekten güzeldi. Sarmadan izlesem epeyce sıkılırdım, hatta buhran geçirirdim.
  • Çünkü ilk bölümlerde aman bu diziyi izlemeyeceğim, yarım bırakacağım diye düşünüp sonrasında bir şey bağladı ve devam ettim.
  • Çok uzun bir yorum oldu ama diziyi izleyip izlememe noktasında bir karar verecekseniz geniş bir bilgi vermem şart. Çünkü bence izleyin tür olarak çok değişik, oyunculuk kaliteli ve duygusal açıdan da tatlı tatlı ağlatan bir diziydi. Ama böyle bir yorumdan sonra izlemeye başlasanız bu sefer de o bahsettiğim sarmalık yerlere gelince Nabrut bize ne önermiş ay ne sıkıcı diyeceksiniz. Bunları bilerek başlayın.
  • Dizinin sonundan bahsedecek olursam; Rooftop Prince yönetmeninin elinden çıkan bu dizinin Rooftop Prince ile benzerliği de sonunda. Sonunu belki beğenmeyenler olabilir ama size şunu söyleyebilirim: Bu dizi başka türlü bitseydi olmazdı, doğru olmazdı. Bitebilecek en uygun son buydu.
Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda spoiler içerir.

Dizinin Ost'larını da çok sevdim. Spoiler kısmına geçmeden sevdiğim şarkıları fon müziği olarak dinleyebilmeniz için buraya ekliyorum.

Bir Ost'u Ailee seslendirir de o kötü olur mu? Bakınız şu şarkıya!


Diğer sevdiği şarkı ise Lee Hyun'a ait olan Close my eyes.


Dinledikçe Han Gi tak için göz yaşı dökmek istediğim şu güzel şarkıyı da koymadan edemem tabii ki.


Şimdi diziyi izleyenlere söyleyeceklerim;
  • Han Gi Tak'ın kardeşinin Da hye çıkması ile ters köşe oldum. İki adam arasında onun üzerinden bir bağ kurulması hele  Hong-Nan'ın gerçeği öğrendikten sonra bahçe kapısında ağladığı sahne, of çok dokunaklıydı.
  • Diğer çok etkilendiğim sahne ise Young-Soo'nun Han Na'nın gerçek babası olmadığını öğrendiğimde idi. Bu cidden seyirciyi vuran bir ters köşe idi. 
  • Da Hye'nin müdürü, sende kocamı gördüğüm için etkilendim, ama kendimi ona ihanet etmiş gibi hissediyorum, diyerek reddetmesi olması gerekendi, aksi olsa diziyi bu kadar sevmezdim sanırım.


  • Yine senaristin üzerimizde Da Hye hain bir kadın mı, kocasını aldattı mı gibi gelgitler yaşatması da dizinin sevdiğim diğer bir noktası oldu.
  • Han Gi Tak'ın ilk aşkı oyuncu kadının içinden bir manyak çıktı ya, ona da bayıldım. Prenses edalı kadın bir anda mahalle dilberi oluverdi. Sonra Hong Nan o kadar iyi rol yaptı ki kadına bakışında, hele yakınlaştıkları sahnelerde gerçekten aşık bir erkek gibiydi. Tüm görüntüsünden sıyrılıp ruhunu görebiliyordunuz. O ruhundaki aşık erkeği... Çok iyiydi.


Hele ki meleğin tam benim tipim diye asıldığı Choi Seung-Jae'nin;



onun oğlu olduğunu öğrendiğimiz sahne otur ağla cinsindendi.


Dizinin başında yine Jang Dong Gun'a yani eniştenize gönderme yapıldı. Bir çok dizide bu gibi repliklerle karşılaştığımızı, Jang Dong Gun'un ideal erkek olarak gösterildiğini şuradaki yazımda anlatmıştım.

Dizi komikti derken de bu gibi sahneleri kastetmiştim.



Hele bu sahnede yok artık dedim! Kalemi yalayan tek millet olduğumuzu sanıyordum.



Dizinin bir diğer hoşluğu bölüm sonlarında adada ıssız kalan gerçek müdürün akıbetini göstermeleri idi. Bu sahnelerde çok eğleniyordum.

Ve işte son sahne. Hala bizi ters köşe yapmaya devam etmeleri dizi hakkında olumlu bir yorum yapacağımı kesinleştirdi. O fotoğrafı çekenin babası olması, arabadaki kişinin Young Soo olması... Benim için diziyi bir tık öteye taşıdı.


Yazımı Rain narsistliği ile bitirirken dizinin çevirmenleri Üç silahşörlere teşekkürü bir borç bilirim.


Not: Bu dizi konusunda bahsettiğim gibi bir romandan uyarlama. Keşke romanın Türkçe çevirisi olsa da okusam diye düşünüyorum. Romanın diziden çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
Not 2: Bu Han Gi Tak'ı canlandıran adam A gentleman's Dignity'de 4 adamdan biriydi hatırlarsanız. Ve ben hiç sevmezdim. Ama Han Gi Tak'ın hikayesi beni o kadar etkiledi ki bu adama bile sempati duydum.
Not 3: Sağ üst köşedeki anketi yanıtlarsanız çok mutlu olurum.

Facebook Kore Dizileri Sayfamı takip etmek için: https://www.facebook.com/koredizifilmreplikleri1

Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Dizi listesine Buradan film listesine ise Şuradan ulaşabilirsiniz.

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım