Kore dizisi izlemenin bazı yan etkileri vardır. Bunlardan bir kısmı ergenlik çağında daha belirgin olarak ortaya çıksa da hemen hemen tüm yaşlarda varlığını gösteriyor. Ben ergen yaşlarda Kore dizilerini izlemeye başlayıp olgunluk çağına eriştiğim için iki taraf adına yan etkilerden ve etkileme oranlarından bizzat deneyimsel olarak bahsedebilirim. 

1- Günde 2 bölümden fazla Kore dizisi izleniyorsa en belirgin yan etki;Anneniz size yeter artık kalk şu bilgisayarın başından diye seslendiğinde, ellerinizi çenenizin altında birleştirip 
-Ommaaa Çebaalll, deme isteğidir.
Daha basit izahıyla Korece konuşma ve ünlemleri uzatma eğilimi içine girersiniz.
Mesela babanıza appaaa, herhangi birine kumaooo demek isteyebilirsiniz. Bakkallar artık acuşşidir.  
Arasso arasso dediğinizi duyar gibi olduğumdan örnekleri uzatmıyorum.
Ama şunu söyleyebilirim ki; 2 bölümden fazla dizi izlemezseniz asla böyle bir ihtiyaç hâsıl olmuyor. Türkçe size yeten bir dil haline geliyor. (Test edilip onaylanan bir bilgi) 

2- Tüm gün, akşam olsa da oppa aşkını itiraf edecek mi, şu sünepe kız hangi adamı seçecek acaba gibi düşünceler kafanıza mütemadiyen uğrar. Ders çalışırken, hocayı dinlerken, bulaşık makinasını dizerken, yer silerken, süpürürken. O yüzden bizim en sevdiğimiz an; akşam tüm koşturma bitip bilgisayarımızı kucağımıza aldığımızda alt yazının geldiğini gördüğümüz andır. İşte o andan sonra tüm dünya ile ilişki kesilebilir.
Tüm dünya ile ilişki kesilir. Evet, kulaklıkları takıp play tuşuna bastığınız anda artık yeni bir dünyanın içindesinizdir. Anneniz seslenir, babanız seslenir. Ama siz kıkır kıkır gülmekle ya da yayvan yayvan sırıtmakla meşgulsünüzdür ve hiç birini duymazsınız. Bu durumdan dolayı aile bireyleri bir gün bizi evden atabilir. Aman dikkat!




3-Bir üst maddede geçtiği gibi kelle gibi sırıtmak Kore dizilerinin en belirgin yan etkilerindendir. Zaten böyle sırıtıp rahatlamak günün yorgunluğunu atmak için Kore dizisi izlediğimiz için bize göre sorun yoktur. Ama arkadaşlarınız ya da aile bireyleriniz bu gülümsemelerden yola çıkarak bizi romantik komedi izleyerek hayatı tozpembe görmeye başlamakla suçlayabilir. Haklı değillerdir. 

4- Ya da suratınızı ekşitirsiniz, ağlamaklı olursunuz. Dram başlamıştır. Oppa kızı terk etmiştir, dayanılır gibi değildir. :) Ama neyse ki bilirsiniz; Kore dizileri hep mutlu sonla biter. Onun için severiz zaten biz Kore dizilerini.

5- Mesajlarınızın sonuna k.i.b yerine artık figthting yazmaya başlayabilirsiniz.

6- Tüm çekiklerin milliyetini ayırt eder hale gelirsiniz. Nasıl ayırt ettiğinizi bile artık ayırt edemez olursunuz. En azından Korelileri Çinli sanıp linç girişiminde bulunmayacağınız kesindir.

7- Facebook hesabınız Kore ile ilgili sayfa ve gruplarla dolmuştur. Hesaplarınızı toplu taşım araçlarında açmaktan imtina edebilirsiniz. Çünkü fangirl arkadaşlarınızın paylaştığı –bazısı +18 olan- fotoğraflar sayfanızı istila etmiştir.

8- Çok güzel bir romantik komedi izliyorsanız, gündüz vakti sahneler aklınıza geldiğinde istemsiz gülücükler saçabilirsiniz.

9- İlk zamanlar dizi bittiğinde –mutlu son bile olsa- içinize bir hüzün çöker. Hatta göğsünüze bir fil oturur dersek yeridir. 16 ya da 24 bölüm boyunca bilfiil içine girdiğiniz hayattan artık ayrılma vakti gelmiştir. Oppanın bir sonraki dizisine kadar…

İlk olarak aklıma gelenler bunlar...

Size sevindirici bir haber verebilirim; yaş ilerledikçe bu gibi komplikasyonlar çok çok azalıyor. Yaşlandığım için mi, uzun yıllardır Kore dizileri izleyip bağışıklık kazandığım için mi bilemiyorum tabii. Ama ben hala, birçoğunuz gibi üzerimde bu etkilerle daha coşkulu bir izleyici ve fangirl olmak isterdim. 

Benim unuttuğum sizin eklemek istediğiniz yan etkiler var mı?

Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Buradan hepsine ulaşabilirsiniz