Kadınlar hayattan beyaz atlı bir prens beklerken, erkekler kendilerine bakacak bir hizmetçi istiyorlar.
Kadın ve erkek cinsini ayıran en temel farklardan birinin bu olduğunu düşünüyorum.
“Ters orantılı beklentiler”

Biz kadınlardan hizmet yerine hürmet bekleseler ve bu hürmeti hak edecek tıynette bireyler olabilselerdi eğer, işte o zaman biz kadınlar hürmeti hak eden o erkeklere hizmet etmekten zevk duyardık.


Babalarımıza hizmet etmeyi severiz mesela. Hangi genç kız babasının çayını doldurmaktan, bir yorgunluk kahvesi pişirip getirmekten ve daha nicesinden hazzetmez ki!
Nedeni basit! Bize emek verirler, geleneksel tabirle karşılıksız olarak besleyip büyütürler. Kısacası bize gerçek bir prenses gibi davranırlar. Ve bizde babalarımıza hürmet eder, hürmetin gerekliliklerini yaparız.


Önergemiz ise şu: Beyaz atlı prensini bekleyen, erkeklere hak etmedikleri prenslik makamını yakıştıran kadınlar mı daha suçlu, kadınları Köle Isaura zannedip onlara üvey annelik yapan erkekler mi?