Ayaklarınız yerden kesilecek kadar mutlu olduğunuzda, durup dururken ayağa kalkıp sanki yapacak bir şeyiniz varmış gibi evin içinde dolandığınız da, sonrasında, aslında yapacak bir şeyiniz olmayıp mutluluktan yerinizde oturamadığınızın farkına vardığınız da...

Bulutlara doğru yükselirken, sevinç dalgası içinde gök yüzünde kaybolacakken, eteğimizden tutup bizi aşağıya çekecek biri olmalı hayatımızda.
Hevesimizi kursağımızda bırakmadan, gerçekleri gösterebilecek, temkinli olmamızı sağlayacak biri.



Eleştirebilmeli, gerçekleri gösterebilmeli, ama tüm bunları yapmasının sebebi sizi kıskanması olmamalı.

Böyle birini tanıdığınızı düşünüyorsanız, gerçekte o kişiyi tanımıyor olabilirsiniz, dikkat edin.
Zira böyle insanların adedi çok az.

Neyse ki Allah vehbi olarak herkese birer adet bahşetmiş bu kişilerden.
Annelerimiz...
....

En son gene, yine, yeniden dedim ki; Annem demişti. Annelerimize haksızlık ederek onların haklı çıkmasını istemediğimiz durumlarda neden her zaman onlar haklı çıkıyor? 
Ben ne düşünüyorsam, İsveçli Bilim adamları da boşa çalışıyor zaten.