Bayan sürücülere kızan kısma hak veren ve aynı zamanda bol kornayı hak eden bir sürücüyüm.

Kabul edelim ki, erkeklerin bu yöndeki yetenekleri bizden daha üstün.
Benim inanışıma göre erkek yaratılış icabı ile de kadınlardan daha üstün. O ayrı mesele. -tartışmaya açık olmayan benim kişisel düşüncem- 

Bir erkek kadar iyi araba kullanan bayanların olduğunun farkındayım ama bunlar istisna oluşturup kaideyi bozmuyor.
Mesela Burcu Çetinkaya var. Hatuna bayılırım ve yıllardır hayranlıkla takip ederim.
Niye takip ederim; çünkü benim yapamadığım bir işte çok başarılı bir kadın.



Ehliyete yaşımın tuttuğu yaz tatilinde babam ve annem alelalacele ehliyet almamı istedi. Sanırım beni taşımaktan bıkmışlar, hiç değilse bazı işlerimi kendim halletmemi istiyorlardı, ama hayalleri suya düştü.
Çünkü ehliyetimi aldıktan sonra direksiyon başına geçtiğim ilk seferde benzin istasyonunda bir kaza yaptım. Ardından tüm ısrarlara rağmen asla direksiyon başına geçemedim. Bir müddet sonra babamla seyir halindeyken büyük bir kaza atlattık. Hani bize çarpan arabanın takla atıp şarampole yuvarlandığı büyüklükte bir kaza. Öyle büyük bir kazadan sonra bendeki araba fobisi artarak devam etti.
Uzun bir süre kapının önünde araba dururken dolmuşa el kaldırdığım için herkesin maskarası oldum.

Sonra fobimi nasıl yenip direksiyon başına geçtiğimi sorarsanız;
Kıbrıs'a geldikten sonra babam annemin Ankara'da olduğu bir zaman dedi ki;
-Bana bir şey olsa mesela, beni kim hastaneye götürecek? 

Ertesi gün direksiyon başına oturup yola çıktım.
Böylece insanlık, babam sayesinde bir trafik canavarı daha kazandı.

İçimden nasıl bir trafik canavarı çıktığını, yollara nasıl korku ve ölüm saçtığımı da bir sonraki yazımda anlatırım artık. ^.^