''El-alem ne der?'' kalıbının zincirlerinden kurtulup özgürlüklerine koşanlara selam vermiştim.
Hani şurada yazmıştım bunları.


El aleme dil çıkaralım artık istemiştim. Yaptım da. Hatta şimdi kendimden sonra yetişen tüm gençlere de aynı şeyi tembihliyorum.
El alem ne derse desin, kendisini el alem kabul ettiğiniz herkese karşı sağır olun diyorum...

Özellikle kuzenlerime verdiğim bu nasihatin devamınıysa şöyle getiriyorum:

-Ölçütümüz el alem değilse, ne olmalı?
-Özgürlük, serbestlik nereye kadar?,
diye soruyorum.

Soruma kendim cevap veriyorum;

''Yapacağınız her işte durun ve düşünün,
el alem ne derse desin, asıl Allah ne der benim bu yaptığıma?, diye tefekkür edin.
Yapacağım şey şeriat sınırları içinde mi?, diye tartın.
İşte tam bu noktada artık vicdanınızla baş başasınız.''