Hemen az sonra, annesi menopoza giren bir kızın hazin hikayesini okuyacaksınız bu satırlarda.
Söz; dramın baş rolünü üstlenen acılar içinde kavrulmuş Nabrut'ta.☺

Sayın okuyucu; esas sorun kışın baş gösteriyor.
Eliniz ayağınız donmuş, hatta soğuktan renginiz kaçmışken, annenizin
-Açın pencereleri yanıyorum, 
nidaları dramın en acı kısmını oluşturur ve kaçış yoktur o pencereler açılır.
Ağlamayınız sayın okuyucu, bakın ölmedik yaşıyoruz.



Menopozlu annenin kızının esas vazifesi, her hal ve şeraitte annesine yelpaze ulaştırmak, hatta annesi unutur ve sonrasında arıza çıkarırsa diye kendi çantasında da bir adet yedek yelpaze taşımaktır.

Çoğu zaman ''artık menopoza da girdim,'' diye bir iç çekişleri olur.
Yaşlandıklarını ima ederler.
İşte bu zamanlarda menopozlu annenin kızının üstüne düşen ise hala çok genç ve güzel göründüğü söylemektir.
Hele ki arkadaşlarınızdan annesi menopoza giren varsa lütfen ona çok genç göründüğüne dair güzel iltifatlarda bulunmaktan çekinmeyin.
Nitekim dış odaklar daha etkili oluyor.

Yine menopoza giren anne, yeme alışkanlıklarını değiştirmediği halde fazladan kilo alma eğilimindedir.
Bu dönemde göbek ve kalça kilolarından şikayetleri başlar.
Bu tür annelerin kızlarının yegane görevi annesinin kilo aldığını şiddetle reddetmektir.
-Hayır ne kilosu, fıstık gibisin!

Terliyorum, yanıyorum, daraldım, sıcak bastı nidaları bitmek bilmez.

Tabii tüm bu çektikleriniz onun sizi 9 ay karnında taşımasının 1 ayına bile tekabül etmez.

Nabrut'a teşekkür ediyoruz ve böyle annelerin kızlarına annelerine karşı bol empati yapmalarını, bol alaka gösterip bir gün aynı yollardan geçeceklerini unutmamaları tavsiye ediyoruz.