Karmaşık bir başlangıç olacak.
Aslında başlangıç için uygun olduğundan da emin değilim.
Benim için hayat, 3 evre.
3 farklı hayatım var ve birbiri içine karışmışken bu 3 evre, bende bu üçünün içinde kaybolmuş bir yerdeyim.

Nereden başlasam, ilk hatırladıklarım mı?
Sobalı bir ev. Soğuk odalar...
Giydiğim kazak soğukta kurumuş, giyerken tıkır tıkır ediyor. Yeşil kazağım, markalı...
Onun marka bir kazak olduğunu sonradan mı idrak ediyorum, ta o zamandan bu ayrımın içine düştüm mü?, hiç bilmiyorum.



Kırmızı rugan pabuçlarım var. Birbirine vurunca beni yolculuğa çıkaracağını umut ettiğim.
Yolculuklara çıkma isteğim o zaman mı başladı ki?

Sonra radyo salonun orta yerine şangırtt düşüyor, paramparça oluyor. Sebebini anlayacak kadar aklım ermiyor yada o zamanlarda bile farkındalıklarım biraz eksik. Çok iyi bildiğim bir şey var ki; o radyo öyle parçalara ayrılırken, ben, Yumoş kutusuna kitlenmişim, üzerindeki ayıcığa sahip olmak istiyorum.

Sonra radyonun kırıldığı o evden ayrıldık biz.

Mavi lazımlığımı bıraktım ardımda.
Pembe kurdeleli hasır şapkam ve en güzel çocukluğumu...