Anneler günü dahil, İslami arka planı olmayan hiç bir özel günü kutlamıyorum.

Anneler gününe özel olarak en son, ilk okul 3. sınıfa giderken bir resim yapmış, arkasına da Necip Fazıl Kısakürek'in, üstadın şu şiirini yazmıştım.

Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,

Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

Gözlerinde aksi bir derin hiçin,

Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!...

Annem benden de yobaz (!) olup, bu tür günleri kutlamaya karşı olduğundan, ben bir atraksiyonda bulunup, hadi bu sefer bir hediye alayım desem; 
-Şaşırdın mı?!, gibi bir çıkışta bulunur.



Annemle kalbi birlik, ruhi ahenk içerisinde olduğumuzdan, böylesine zorlu ve genelde sonu hüsranla biten hediye seçim süreçlerine maruz kalmıyorum.
Malum annelere alınan hediyeler pek hedefinden vurmaz.

Ama Anneler Günü pazarlama süreci içindeki reklamları gördükçe, içim bir buruklaşmıyor değil!
Benim annemin diğer annelerden fazlası var, o benim her şeyim, içimden geçirdiğim en gizli şeyleri yüksek sesle söyleyebildiğim tek kişi diyorum.

O zaman kendi kendime söz veriyorum.
Kendi paramı kazanmaya karar verdikten sonra, bu anneler günü reklamları başlamadan hemen önce, her yıl onu umreye göndereceğim.
Böylece şimdiye kadar vermediğim bütün hediye borçlarımı ödemiş olacağım.

Not: 3. sınıfa giden bir çocuğun anneler günü şiirini Nfk'den seçmiş olması dikkatini çekenler varsa, babam sayesinde neredeyse ninnilerimin Üstat şiirlerinden olduğunu söylemek isterim.

Aktif olduğum sosyal medya hesaplarım;