Son okuduğum bu kitapla fark ettim ki dram okumakla aram,izlemek kadar kötü değil.

Kitabın ismi:Anne.
Yazarı:Caroline Leavitt.

İsmi anne olduğu halde vıcık vıcık,sizin duygularınızı sömürecek kadar ağır bir dram da değil.

16 yaşında gebe kalsanız ve babası da 16 yaşında olsa?
Allah korusun.
Tamam soruyu değiştiriyorum çok ağır oldu.
16 yaşında karnındaki bebekle ortada kalan Sara'nın çocuğunu evlatlık vermesi en doğru çözüm gibi görünüyor değil mi?



Sara'da öyle yapmaya karar veriyor ama bazı kadınlar anne doğar ya,
işte Sara'da onlardan biri ve doğumdan sonra o güzel çocuğunu bırakamayacağını anlıyor.

Açık evlatlık yöntemi ile evlat edinen aile ise Sara'nın çocuğa olan bu bağından korkarak sessizce ortadan kayboluyor.
Tabii ki bebek de yanlarında.
Onlar da haklı değil mi?
Yıllarca evlat hasreti ile yandıktan sonra,tam bu hasretlerinin bittiğini,sona geldiklerini düşünürken çocuklarını kaybetme tehlikesini göze alamıyorlar.

Çocuğu ve dahi evlatlık alan ailenin kaybolması ile Sara hayatına kaldığı yerden devam edebilecek mi?
Başka çocukları olacak mı?
Yeni bir hayata başlayabilecek mi?

Hepsini okuyarak öğrendim,sizde okursunuz belki...
Cevapları bulursunuz böylece.

Çok gerçekçi olan bu kitabı sevdim.
Hani sanki Sara gerçekten var,benim bir yakınım ve ben bu olayların sessiz şahidiyim.
Bende bıraktığı his böyleydi.
Özellikle son kısımlarda gözlerime bol bol toz kaçtığını da itiraf etmeliyim.

Dramları metanetle karşılayan Düseşciğim bu kitap hakkında ne yazdı acaba?
Not:Kitap hakkında daha fazla okuyucu yorumunu Ephesus Yayınevinin Facebook sayfasında bulabilirsiniz.