Bizim oralarda derler ki;
Abisi yoksa, o evden kız alınmaz.

Bazılarınız hani abisi olmayanlar :) kızabilir,
ama bu önerme atasözüne kaçan bir efsane bizim oralarda.

Efsanelere kinleşmek aklıselim işi olmasa gerek değil mi?
Ha bununla beraber efsanelere kapılmak da aklıselim işi değil elbet! :)

Gel gelelim bu sözün açılımı da şöyle;
feministler çıkın hemen blog'umdan :),
Abisi olan kızlar emir almaya,
erkekle geçinmeye,erkeklere hizmet etmeye alışkın olacağından kocası ile de geçinebilir.
Nasıl tez ama!

İlk paragrafı okuyup Abim olmadığı için beni almıyorlar diye üzüleniniz, ahlanıp vahlananız varsa, :)
bir kez daha düşünsün derim.

Bir kere abisi olan kızlar hayata 1-0 yenik başlar.
Attığı gollerse hep ofsayt!
Çünkü abiniz sizinle asla evcilik oynamayacaktır.
Ve şunu da sakın unutmayın,
Abi-kardeş oyunları, romantik komedi kıvamında olan evcilik oyunlarına benzemez.
Daha çok street fighter gibidir.


-Top oynarsınız mesela,
kız kardeşin görevi kaleci olmaktır.
Ergenliğin doruğundaki abiniz, top aracılığı ile güç denemelerini üzerinizde uygular.

En kötüsü de evde top yoksa sizden beklediği tüm çorapları toplayıp iç içe geçirerek top yapmanızdır.
En kötüsü budur işte!

Çünkü siz onun, beş kuruş maaş vermediği amelesi,
asla azat etmeyeceği kölesi,
zaman zaman kum torbası,
nadirense çiçeği, balı, tatlısı ve güzelisinizdir.
Nadiren, hani işi falan düşerse...

Taksicilik oynarsınız;
o taksici, siz müşteri olursunuz.
Abiniz tencere kapağı başta olmak üzere bulduğu herhangi bir yuvarlağı direksiyon yapıp, ınınınnn gibi sesler çıkararak araba kullanırken,
size düşen görev müşteri olmaktır.
Yani arkasında öylece bekleyip daha önceden onun belirlediği yere gideceğinizi söylemek.
Genelde parasının üstü de olmaz ayrıca. :D
Yolsa şehirler arasından uzun bi mesafedir.
Bitmez...

Yada arabacılık oynarsınız.
Halının kenar şekilleri otoban olur.
Kendisi Ferrari'yi alırken size düşen Şahin kıvamında, tekerleklerinden biri, ona göre patlamış size göre kırılmış bir arabadır.
Şanslı gününüzdeyseniz eğer.
Benzinci olma ihtimaliniz de var çünkü.

Bazen el arabası yapar sizi.
Bilirsiniz, ayaklarınızdan tutar ve elleriniz tekerlek olur.
En eğlenceli oyunlardan biridir, en azından taksicinin müşterisi olmak gibi değildir, bir atraksiyon vardır.

Suuuu diye bağırır.
Su getirir misin tatlım, demesini falan beklemiyordunuz değil mi?
Hatta zamanla o kadar abartır ki su getirme hızınızı ölçer olimpiyatlar için uygun olup olmadığınız hesaplar.

-Çayımı doldur,
-karnım acıktı,
-şunum nerede bunum nerede, diğer klasikleşmiş replikleridir.
Bazen sadece egzersiz olsun diye sizi çağırabilir.

Eve geç gelecekse uyumazsınız, sessizce kapıyı açmanız gerekmektedir.
Siz onun her sırrını saklarken, o sizi gammazlamak için bahane arar.

Evde bulduğunuz bilumum aşk mektubuna, şiire kıskanmadan tahammül etmeniz gerekir.
Ama siz dolabınıza sevdiğiniz bir sanatçının resmini bile asamazsınız, aksi halde ecele ramak kalmış demektir.

Tüm bunlara rağmen abiniz olması harikadır diye bağlamamı bekliyorsunuz ama öyle olmayacak.

Çünkü konu burada bitmedi, bir yere bağlayacağım ama buraya değil.

Sonucu başka bir posta...

Not:Sonuç bir abinin olması paha biçilemez olmasa da, evet bu doğru bir abiye sahip olmak paha biçilemez.
Not2:Abi kardeş oyunlarına ekleyeklerinizi okumayı çok isterim.
Not3:Birde ablası olup abla kardeş oyunlarından bahsetmeye talip olan var mı? Hiç bilmiyorum da.