Hani ''Orta Gençlik'' döneminin alametlerinden bahsetmiştim.
Yaşlanmaya doğru yol alırken değişenlerden......

Zaman aktıkça, yaşlanmaya yaklaştıkça, alametler de artıyor..

Bir kaç madde daha eklemeli, arşivime bırakmalıyım.



*Kapıya pazarlamacı, postacı, sucu, sütçü vs. geldiğinde anneni çağır bakıyım demiyor artık.
Evin hanımı sanıyor beni!
Direk benim üzerime oynuyor!
Bense her şeye inat yine de bağırıyorum;
-Annneeeeeeğğğ bi' amca geldi seni çağırıyor.

*Bazen nefsime hakim olamadığım da,
es kaza birinden etkilendiğim de, ister istemez gözüm parmaklarına kayıyor.
-Acaba alyansı var mı?,
diye.

Zaman böyle böyle geçiyor.
Ömür tükeniyor, keşkeler çoğalıyor.

Not:Bitiş cümlemden anladınız siz, pek efkarlıyım bugünlerde :)
Yeni evimize alışmaya çalışırken derslerin başlamasını dört gözle bekliyorum!
Not2: Başlığın ana fikrine gelirsem,
Ajda Pekkan şarkı sözlerini unutuyor diye yapılan habere annem Alzheimer olmuştur diye yorumda bulundu da.
Alzheimer'a liposuction ile aldıralamıyor mu yoksa. :)