Alper Kamu!
Kitabın kahramanı.
4o'lı yaşların olgunluğunda olsa da o sadece 5 yaşında!



Evet, evet karakterimiz 5 yaşında ve doğuştan dedektif!
5 yaşında dedim ama,
sevdiği kadın için Müstakbel Felaketim gibi şahane bir söz kullanabiliyor,
yada
''tecrübelerime göre kapıyı çalanların sekizde yedisi görmek istemeyeceğim kişilerden oluşuyor, kalan sekizde birde yanlış zamanda gelir ekseriyetle,
gibi bir cümle kurabiliyor ve,

böyle dahice bir çok cümlesi sayesinde de kitap aşağıdaki hale gelebiliyor.



Bir cinayet romanı olduğundan keyfi kaçmasın,
spolier olmasın diye konusuna değinmeyeceğim.

Bazı kitapların kahramanı, hikayenin önüne geçer,
bu kitapta olduğu gibi.
Yazarın oluşturduğu Alper Kamu karakteri yazarın hikayesini gölgede bırakmış.

Karakterin yanaklarını mıncırmak istiyor, olursa böyle bir çocuğum olsun diyorsunuz.
Yazarın dili ise sıra dışı,
kullandığı devrik cümleler bile o kadar ustaca ki büyük zevk alıyorsunuz.

Şimdi düşündüğüm ise yazarın bu konuşurcasına yazılmış diline müptela olmuşken,
serinin diğer kitaplarını almak!

#Bookclub 
Seyhan'ın Cehennem Çiçeği yazısını okumadıysanız okuyalım.

Not: Cehennem Çiçeği serinin son kitabı ama seri birbirleri ile bağlantılı değil! Ortak payda kahraman!
Not2: Alper Kamu'nun da dediği gibi;
Küçük krallığıma girip de dünyayı dışarıya kilitlediğim anda yazıyorum bütün bunları!
Not3: Yazarın kendi yazdığı biyografisini okuyarak bile kitabın ne kadar eğlenceli olduğu anlaşılabilir. 2Hani ille okumak zorunda değilsiniz de :)









1969´da İstanbul´da doğdum. Çocukluğum Acıbadem´in çeşitli mahallelerinde, uydurduğum hikayeleri arkadaşlarıma anlatarak geçti. Kalan zamanlarımda da mahalle savaşlarına katılıyordum. Zannediyorum yalancı ve kötü huylu oluşum bundan ileri gelmektedir. 1980´de Dârüşşafaka´ya girdim. Orada, fazla konuşmak zayıf biri olduğunuzu düşündürebileceğinden hikayelerimi anlatmayı bırakıp yazmaya başladım. Bir ara Franz Kafka isimli şahsiyetin benim kadar iyi uydurabildiğini fark edip küçük bir hayal kırıklığı yaşadım. Ama çabuk toparlandım. Ne de olsa ben daha gençtim ve o ölmüştü. Boğaziçi Üniversitesi´ndeki Psikoloji eğitimim bana Japon bıldırcınlarından pek de akıllı sayılamayacağımızı öğretti. Otuz yaşına geldiğimde, başladığım bir romanı nasıl olduysa bitirebildim: "Tatlı Rüyalar, psiko-absürd romantik komedi. " Bugünlerde 11 aylık kızım Ada´yla birlikte yeni romanım üzerinde çalışıyoruz. Jules Verne, Michel Zevaco, Dostoyevski, Calvino, Nabokov ve Fowles hayatımın farklı dönemlerinde beni etkilemiş, büyük uydurukçulardır.