İclal Aydın'ı Hbb'deki sabah programından hatırlarım,ve severdim de...
O kadar eski.
Vatan da yazılarını da takip ettim uzun bir süre.
Ne zaman ki Tuna Kiremitçi ile olan o olaylar baş gösterdi ben soğudum sonra...

İlk romanını yazınca anladım ki kalemini özlemişim.

''Bir Cihan Kafes''


Romanın ana karakterlerini 3 kadın oluşturuyor iki kız ve iki anne...
3 talihsiz kadın.
Bir beddua ile başlıyor hikaye ve 3 kadının da nasıl o bedduanın esiri olduğunu okuyorsunuz.
O beddua neydi?
O bedduanın sahibi kimdi?
Hepsini okuyarak öğreniyorsunuz!

Kitabın çok ilginç vay be dedirtecek bir hikayesi var...
Kitabın özellikle başlarında,bir çok yerin altını çizmek istiyorsunuz.
Mükemmel cümleler karşısında vay be ! deyip kalıyorsunuz...

Kitabın sonunda hikaye düşüyor,sonuysa kesinlikle böylesine harika bir hikaye için tatmin edici değil ama,
okunulduğuna pişman olunacak bir kitapsa hiç değil.

Ama yine sonu ah!o sonu...

Bu kitap hakkında en çok merak ettiğim de Seyhan'ın yazacakları aslında! 

Not:Bazı kısa parçaları alıntıladım ki kitap hakkında daha çok fikir sahibi olmak isterseniz belki...

-Ben seni hiç sevmesem sen ne kaybederdin senliğinden!

-Bilirsiniz değil mi?İnsan dünyanın en büyük yalancısıdır kendine.İnanmak isteyin yeter ki;ne bahaneler bulur yürek!

-Şehirleri yerle bir eden zaman insana uğramaz mı?

-Ben bu kadar acıyı nereye koyacağım.

-Bir yelkenlinin rüzgarda hırpalanan bezi olmaktan yoruldum!

-Derdini tarif edemezdi kendine,ağlardı.

-Unutma kendi dünyanın direği sensin!