Antep’e gittiğimizde küllük kıraathanesinin önünden geçtik. Babam okuldan çıkışta buraya giderdim deyince şaşırdım.
Babişko seni gidi seni, senin oralarda ne işin var, sen okey falan bilmezsin ki, dedim.
Kıraathane kavramının benim kafamda oluşturduğu mana okey, tavla ve benzeri oyunlar oynanılan zamanının boşa öldürüldüğü kadınlara dedikoducu diyen erkek tayfasının dedikodunun alasına giriştiği mekan olunca.…

Babam eskiden kıraathanelerin adının hakkını verdiğini anlatmıştı 
Kıraat قرء kelimesinden درايت vezninde mastar olup okumak manasına gelir.

Yani bir şeyler okumak, tetebbuat yapmak için açılan haneler…


Okuldan çıkınca ders çalışmak için kıraathaneye giderlermiş. Kıraathanenin küçükte olsa kütüphanesi olurmuş.

Babam bunları anlattığında çok özenmiştim. Arkadaşlarımla beraber tasavvufi bir mekanda ders çalışma fikri çok hoş gelmişti. Kütüphane gibi sessiz olma mecburiyeti olmadan, çay kahve içerek ders çalışma durumu güzel gelmişti. İçimden ileride ben böyle bir mekan açarım belki de amme hizmeti olur demiştim ki, benim fikrimi çalmışlar.

Tabii ki çalmamışlar böyle bir mekan zaten varmış da, benim haberim yokmuş.


Bahsi geçen yerin  ismi ‘’mekan kıraat evi’’.

Küçük bir kütüphanesi var içinde.



Kızılay'da 1 milyona çay içebileceğin nadir mekanlardan.

Herkes kendi halinde. Ders çalışan var, kitap okuyan,sohbet eden var…


Şark köşesi ve tahta sandalyelerle mistik bir ortam.

Saatlerce oturabilirsin, kimsenin umurunda olmaz, illa sipariş vermeniz için başınızda biten garsonlar yoktur.

Bazılarına göre çalışanlar suratsız,  ama bence hiç sakıncası yok, ne kadar mesafeli olurlarsa o kadar iyi. Zırt pırt gelen bir şey ister misiniz vs sorularla bunaltan oda olmadı, köşede bekleyip seni süzen yok. Siparişini alıp getiriyorlar sonra ortalarda dolanan yok.

Harika tiramusuları var ev yapımı. Yine çok makul bir fiyata.


Tam öğrenci mekanı ama orta yaş ve üzeri özellikle kadın müşterisi de çok.

Çarşamba günleri söyleşiler oluyormuş ama hiç katılmışlığım yok.

Tek kusuru var benim aslında hiç tahmmülüm olmadığı halde bu  kadar kusur kadının kızında bile olur diyerek koklamamazlıktan geldiğim sigara.

Ben bu mekanı çok sevdim. Daha detaylı bilgi için blog adresine buyurun. tık tık

Not: dediğim gibi ben burayı keşfedeli çok oldu sen ayakta mı uyuyorsun diyenler olabilir. Ama daha öncede dediğim gibi Ankara'ya döneli az bir zaman oldu. Eğer Ankara‘da benzer mekanlar biliyorsanız ve paylaşırsanız sevinirim.