Düzenli olarak yazı giremediğim şu son iki ayda tüm sosyal mecralardan mesaj yollayan, yorum bırakan, benim için endişelenen, özlediğini, beklediğini söyleyen herkese çok ama çok teşekkür ederim. Şimdi beni tekrar yazmaya teşvik eden, artık bir yerden başlamalıyım diyen bu mesaj ve yorumların sahiplerine minnettarım.

Nerelerdeydin diyenlere;

İki ay önce Ankara’ya iltica ettim. 

Bazı özel sebeplerin oluşturduğu özel sıkıntıları çözmeye uğraştım. Ne müphem ve gizli bir cümle oldu! Açamayacağım, amannn bir de benim dertlerimle dertlenmeyin, keyfinize bakın!

Bazı sağlık problemlerimi çözmeye çalıştım.

İndirim gören masum Kıbrıslı olarak alışverişin dibine vurdum.

Ben geldiğim için ayağımın altına beyaz halı seren ve son iki haftaya kadar yerden kalkmayan karın kahrını kenara bırakıp tadını çıkarmaya çalıştım.


Dizilere, kitaplara ve bilumum sosyal medya hesaplarımla arama mesafe koyup kendimi tamamen örgüye verdim. Hanım beğendi Bey Dilendi modelinden battaniye örmeye başladım. Bitince şu olacak diye totem tuttum, acelem var. 😏 Bu sırada kolum ve boynum tutulmuş olabilir.

Yine ve yeniden bir evlenememe süreci yaşadım. Tamam, anlatacağım.

Bir yaşıma daha girdim.

Bol bol arkadaşlarımla buluştum. 

Akraba-ü taallukatıma sıla-i rahim görevimi ifa etmek adına canla başla çalıştım. Bu sırada size anlatacak bir sürü malzeme topladım.

Bolca ağladım, bolca güldüm. 
Bu da geçer yahu diyerek geri döndüm.


Nabrut Fıdıllıoğlu deve kuşu gibi başını gömdüğü kumun altından bildirdi.