Uzun zaman sonra tarihî bir dizi izledim.

Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo

Dizi hakkında söyleyeceklerim;

  • Beni uzun süredir takip ediyorsanız bilirsiniz ki tarihi dizi pek izlemem, sevmem! Çünkü; tarihi dizilerde kullanılan, ağdalı, sonuna haşipşiyo :P eklenen dili pek sevmiyorum, hanbook seviyorum ama bir dizide günümüz modasını takip edebileceğim eğlenceli kıyafetler görmeyi tercih ederim. Ayrıca tarihi diziler acayip şekilde entrikalı oluyor ki entrika istiyorsan o bizim Türk dizilerinde olanca haşmetiyle zaten var! 
  • Bu diziyi tarihi dizi izlemeyen biri olarak çok sevdiğimi söylemek isterim. Benim gibi düşünüp tarihi dizi izlemeyen bir çok kişi olduğunu biliyorum ve diyorum ki, siz demutlaka izleyin.
  • Çok fazla tarihi dizi izlemediğim için en iyi tarihi diziydi  diyemem elbette ama bu senenin en iyi dizilerinden biriydi diyebilirim.
  • Ayy söyleyecek çok şeyim var epey uzatacağım hazırlıklı olun.
  • 17. bölüme kadar öyle ağır dramlar entrikalar yok. Ama 17. bölümden sonra hızla gelişen entrikalar düğümü diziden sizi koparmıyor severek izliyorsunuz. Hani böyle entrikalar içinizi baymıyor.
  • Hatta sonu konusunda bir infial çıktı ama benim izlediğim en iyi Kore dizi sonlarından biriydi. Dizi romantik komedi değil melodram. Bu sebeple davullu zurnalı son beklersek burada hata dizide değil bizde olur. :D
  • Şunu da söyleyeyim; dizi tarihi olduğu halde neden başladın dersen; senaryoda esas kız günümüzden geçmişe yolculuk yapıyor. Bu beni dizi tam manası ile geçmişe bağlı çok küf kokan bir dizi olmayacak diye düşündürdü. Haklı çıktım.
  • Prenslere zaten diyecek bir şey yok da IU'nin oyunculuğuna laf eden çok olsa da ben Dream High'da da çok sevmiştim. Bu dizide!
  • İlk bölüm bu muymuş Nabrut'un beğendiği dizi diye düşünebilirsiniz, pes etmeyin. Devam edin lütfen. 😊
  • Sözün özü: Tavsiye olunur!
  • Ve çevirmenlerimiz Juliet ve Anobist'e sonsuz teşekkür ederiz.
Not:
Dizi hakkındaki  izlemeyenlere fikir vermesi açısından anketi cevaplarsanız çok sevinirim. Eğer mobilden giriyorsanız anket en aşağıda, masaüstünden giriyorsanız sağ tarafta olacaktır.

Edit:
Anket Sonucu:

Her zamanki gibi okurken dinlemek isteyenler için diziden sevdiğim Ost'ları ekleyeceğim. Hepsi hoştu ama en sevdiğim iki taneyi ekliyorum.


En sevdiğim -Davichi-


Epik High

Buradan sonrası yüksek dozda spoiler içerir.

İlk olarak Hae Soo'nun Wang Wook yani 8. Prens ile olan ilişkisinden kısaca bahsedeceğim. 


Ben bu ilişkiye -Kang Ha Neul- sevmeme rağmen karşıydım :P :D 
Adamın karısının önünde ikisinin fingirdeşmesi çok memnu bir ilişkiydi zaten. :D

Hele 8. Prensin karısının ölümü, of! Çok acıklıydı.

Önce kıza böyle umut vermeler falan;


sonrasını biliyorsunuz, kızı hapse attılar, işkence ettiler, korkaklığından yanına bile gidemedi. Hele o yağmurun altında bıraktığı sahnede dedim, ben bundan hayır gelmeyeceğini sezdim, dedim. :D -O sahneyi aşağıda göstereceğim-
Hatta 8. Prens'e Saray Hanımı bile ayar vermişti hatırlarsanız, sen Hae Soo'ya sahip çıkamazsın yürü git oğlum, demişti.


****
Yavaş yavaş asıl adamımız Kral Gwangjong'a gelirsem;

Bir Kore dizisi klasiğidir "Benimsin, Bana Aitsin."  Bu dizide de seri halinde karşılaştık.

*1*


*2*


*3*


Sonrasında şöyle bir  "Benimsin" sahnesi geçmiş;



En sonunda Wang So şöyle mukabelede bulunmuştu.
Ben artık seninim.


Ama bana aitsin olayına verilen son nokta, herhalde hepimizin epeyce ağladığı hatta benim artık göz yaşlarımdan ekranı göremeyip durdurmak zorunda kaldığım şu sahne idi. 

Bakıp bakıp ağlayabilirim.

Wang Soo tarihte yer almış bir kral. Tabii dizide -ki dizide bir romandan uyarlama- ne kadar tarihe sadık kalındı bunun tahlilini yapacak kadar uzman değilim. Wiki'de gerçek hayatı hakkındaki bilgilere ulaşabilirsiniz.  Şayet Hae Soo gerçek olsaydı kral 51 yaşına kadar onsuz yaşamına devam etmek zorunda kalacakmış.

Ayrıca bu yazıda kanlı kral olduğuna dair de bir şey bulamadım. Neyse konuyu dağıttım.
Benim onun kişisel tarihinde asıl bulmak istediğim gerçekten yüzünde yara olup olmadığıydı.

Tarihte bile güzel adamlar seviliyormuş :P
Ama bununla alakalı da bir nota rastlayamadım. Büyük ihtimal kurgunun bir parçasıydı.

Bu yara izine bb krem yapılma fikri çok güzeldi. En sevdiğim sahnelerden birisi Hae Soo'nun bu kremi sürmesiydi.


"Videosu"


Hae Soo'nun başlarda Wang So'yu reddetmesi;


onun pes etmeyip yaramazlıklar yapması;


Şu halleri;



çok, çok güzeldi!

Ama Hae Soo'nun onu sevmeye başlaması tam olarak şu sahne ile başlar ki; ah bu sahne benim asla unutamayacağım sahnelerden birisidir. Hani yıllar sonra dizinin bu şarkısı çalınca -videoda geçen- hemen aklıma bu sahne gelecek ve belki gözlerim bile dolacak.


Videonun sonlarına doğru Davichi'nin o şahane şarkısının Türkçe alt yazısı da var.



O pis adi 8. prensin arkasını dönüp gidişini gördünüz değil mi? Kalleş :P

Videoyu izleyip hüzünlenenler için kamera arkasından bir kaç sevimli sahneyi de ekliyorum.



Ah ne sahneydi!
Neyse toparlanıyor devam ediyorum.

Sonra işte ne diyorduk. -Yazar toparlanıp da devam edemiyordu- 
Bu yüzden hapiste iken geçen şu konuşmayı da buraya eklemeliydi.



Kızımızı evlenme teklif etmek üzere dilek kulesine çağırdı, cağnımız Wan So'cuğumuz. Ama sonra araya entrikalar girdi malumunuz ve söyleyemedi. 
Sonra;


Kızımızı mecburi sebeplerden biraz süründürdü. 


Diziden diğer söyleyeceklerim;
  • Wang So'nun saraya ilk geldiği sıralar annesi ile hesaplaştığı, evlatlık verildiği ailenin ona eziyet ettiğini öğrendiğimiz o sahneler;
  • Saray Hanımının Hae Soo için kendini feda etmesi,
  • Wang So'nun babası kralın aslında onun da kral olacağını bilmesi ve hediye maskeler göndermesi ve hatta ona bu yüzden savaş sanatlarının öğretilmesine ön ayak olduğunu öğrenmemiz,
  • Hae Soo'nun yağmur ayininde birden onu kral olarak gördüğü sahne,
  • Wang Soo'nun aslında 10. prensi kendi istediği için öldürdüğünü öğrenmemiz,
  • Yine Wang So'nun 1.Prensin ölümünden sonra Hae So'ya ağladığı sahne,
  • Doğum gününde maskesini çıkarması üzerine yaşanan sahneler
Çok etkileyiciydi!

  • Kralla evlenmemek için bileğini kesmesi beni derinden etkiledi. Evlenmesin diye tüm prenslerin birlik olup onu sarayda kaçırmaları çok eğlenceli idi.
  • Ama bileğindeki iz yüzünden evlenememesi, işte orada gözüme toz kaçmış olabilir. Şu söz bile bizi teselli edemedi.

Başka, başka söylemeden geçmek istemediğim şeyler;

Reply 88
* Gök Bilimcinin de gelecekten gelmiş olması detayını sevdim. Hele sonunda tekrar geldiği yere dönmesi çok başarılı bir senaryo idi. O Gök Bilimci'yi -Kim Sung-Kyun- daha önce Reply 94 ve 88'de izlemiştik. Çok iyi oyuncu.

* 13 Prens gibi gözüküyor ama toplamda 8 prens görüyoruz. (1,3,4,8,9,10,13,14) Sanırım aradakiler küçük yaşlarda ölmüşler. Ben 13. Prensi görünce dizinin devamında daha bir sürü prens çıkar diye heyecan içinde :D beklemiştim ama hevesim kursağımda kaldı. Hhah (: 

* Ayrıca tüm prensler de Hae Soo'ya kalır diye düşünürken Baek Ah'ın haine aşık olması, Baek Hyun/Wang Eun'un tam ( 부인 bu-in ) 'nine aşık olmuşken öldürülmesi dramın dibiydi.

* Sonradan Kraliçe olan şu gıcık kardeşe sinir oldum. Ayrıca bunlar niye kardeşi ile evleniyor ya! 


* En son istiyorum diye haber yollayarak Ji Soo yani 14. Prense haber yollaması, onunla evlenmesi tamamen Hae Soo'nun salaklığı idi.


Son olarak;
  1. Hae Soo'nun o hain hizmetçi kız arkasından yas tutmasına;
  2. Wook'un -kızın isteği ile bile olsa- biz birbirimize evlilik sözü vermiştik diye ispitçilik yapmasına :P,
  3. Hae Soo'nun mektuplarının başına gelenlere,
  4. Hamile olduğunu Wang Soo'dan saklamasına,
  5. Kralın yıllar sonra kızını görüp anladığı halde ona kucak açmamasına
Çok sinir oldum!
* Hae Soo'nun ölmesi ve devamında olan sahnelerde ben de herkes gibi perişan oldum. Ahh! Uzun süre etkisi devam edecek gibi gözüküyor.

* Final makuldü, günümüzdeki Hae Soo hiçbir şey hatırlamasa epey sinir bozucu olurdu ama öyle olmadı neyse ki.
* Wang Soo'nun öyle ise ben de senin dünyana gelirim diyerek final yapmaları 2. sezon fikri uyandırsa da genelde Kore dizilerinde böyle şeyler olmaz. 
* Ama mesela bu sefer de Wang Soo'nun günümüze geldiği bir 2. sezon çekilse tarihe adını altın harflerle yazdıran bir yapım olur, bayıla bayıla izleriz.

Sanırım diyeceklerim bu kadar!

Hae Soo'nun saraydan ayrılırken yaptığı veda ile bitiriyorum.



Hiç buluşmamış olsaydım onunla......
böyle hasret çekmeyecektim. 
Hiç bilmeseydim onu... 
Bu kadar çok düşünmeyecektim. 
Birlikte olmamış olsaydık
böyle yok olmayacaktım.
Bu kadar kıymet vermemiş olsaydım
Böyle çok hatırlamayacaktım onu. 
Sevmemiş olsaydım... 
Birbirimizi terk etmeyecektik. 
Hiç karşılaşmamış olsaydık
Birlikte olmayacaktık. 
Keşke... 
Seninle hiç karşılaşmamış
olsaydım... 
Tek arzum
günün birinde......
sevebilmek seni...


Not:
 Dizi hakkındaki  izlemeyenlere fikir vermesi açısından anketi cevaplarsanız çok sevinirim. Eğer mobilden giriyorsanız anket en aşağıda, masaüstünden giriyorsanız sağ tarafta olacaktır.

Facebook Kore Dizileri Sayfamı takip etmek için: https://www.facebook.com/koredizifilmreplikleri1

Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Dizi listesine Buradan film listesine ise Şuradan ulaşabilirsiniz.

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım