Yatılı misafir nedir bilirsiniz.
Ev sahibi ve misafir olmak üzere iki taraftan oluşan bu kültürün, başka ülkelerde de olup olmadığını hep merak etmişimdir.

Mesela bir Amerikalı Ohio'ya tatile gidip, uzak uzak uzak akrabasının evini otel olarak kullanıyor mudur?
Ve yine bu, kendisi pansiyoner, evi ise pansiyon sanılan Ohio'lu ev sahibi, şehrine turist olarak gelen akrabasına çeşit çeşit yemekler döktürüp pansiyonundan -ah pardon- ev sahipliğinden memnun kalması için taklalar atıyor mudur?

Birinci derece akrabadan bahsetmiyorum, hepimizin başlarımızın üzerinde yerleri var.
Ama özellikle büyükşehirlerde yaşayıp da, evleri, memleketinden gelenlerin uğrak noktası haline gelen ev sahipleri için yatılı misafirlik adı altındaki durum hakikaten zorlayıcıdır.


Ben çocukken uzak bir akrabamız vardı -babamın teyzesinin oğlu- çocukları olmadığı için tedavi sürecinde Ankara'ya sevk olunmuşlardı. Her 3 ayda bir bizde kalırlar bir kaç hafta hastaneye gidip gelirlerdi.
Aslında devlet böyle sevk işlemlerinde otel parasına kadar verdiği halde, onlar bizim evden ala otel, annemden ala da köle bulamayacaklarını düşünmüş olacaklar ki 8 sene boyunca 3 ayda bir, 1 ila 2 hafta bizde kaldılar. 
Çocuğu olmamak illaki çok acı bir şeydir, annem de bu yüzden hiç ses etmedi. -Her geldiklerinde yanlarında birini daha getiriyorlardı oda onlarla gezip dolaşıyordu-
Çocuğu oldu sonunda ama bize dedi ki; devletin verdiği otel paraları ile kendine bir sürü altın almış.
Ah güzel Allah'ım! Güler misin, ağlar mısın? 

Annemin yerinde olsam farklı davranırdım ama annem babama çok âşık olmalı ki, 8 yıl arkamızdan da konuşmayı ihmal etmeyen, bu epeyce de densiz olan aileye ses etmedi.

Ben oldum olası, belki de çocukluktaki bu travmalarımdan dolayı, anneannemde bile kalamam. 
Çocukken onlara gittiğimizde uyuyakalırsam beni orada bırakırlardı, sabah uyanınca gizli gizli ağlardım.

Ailem bir arkadaşımın evinde kalmama falan müsaade eder mi onu da bilmiyorum çünkü hiç böyle bir teklifle gelmedim. Zorda kalmadıkça kimsenin evinde kalamam. Kalırsam çok rahatsız olurum. En yakın arkadaşım akrabam bile olsa kendimi yük oluyormuş gibi hissederim.

Ne bileyim işte, benim bu huyum çok büyük bir huysuzluk biliyorum ama bu yukarıda bahsettiğim gibi rahat insanlar, arkadaşının, arkadaşının evinde bile çekinmeden kalıp, girip çıkan insanlar da bir o kadar anormal.