''Adamın biri, yol üzerinde bir ağaç gördü ve ''Allah'a yemim ederim ki; bunu Müslümanları rahatsız etmemesi için buradan kaldıracağım'' dedi. (Kaldırdı ve) Bu yüzden cennete konuldu ” (Müslim)

Bu yukarıda okuduğunuz minvalde Peygamber Efendimiz'in bir çok Hadis-i Şerif-i var.
Hatta yoldan bir şey kaldırmanın sadaka sayılacağına dair bir başka Hadis-i Şerif daha mevcut.

Ben bu Kıymetli Sözü tam manası ile idrak edememiş,
yoldan bir şey kaldırmanın ehemmiyetine ve ne gibi bir fayda sağladığına bir türlü anlam verememiştim.



Sonra...
Apartmandan bir komşumuzun evinde tadilat vardı.
Bilirsiniz, bu tadilat tamirat işleri pek döküntülü olur. Ev ve dahi apartman inşaat artıklarından geçilmez.
İşte bu artıklardan merdivende bir fayans parçası kalmış. 
Bir komşu teyzemiz de o fayans parçasına basarak ''Booom''....
Sahne gözünüzde canlandı değil mi? Merdivenlerden yuvarlanıyor.
Allah korusun.

O teyzenin ayağı kırıldı. Epey tedavi gördü. Yaşlı olmasına bağlı olarak kemiğin kaynama süresi çok uzun sürdü.
Bu sırada ibadetlerine çok düşkün biri olduğu içinde, kırık ayağı ile epey zorluk çekti.

İşte benim genelde zor yanan ampulüm, yine epey geç yandı.
Tııın!
Eğer o fayans parçasını önceden gören biri alsaydı, ya da uzağa gitmeyelim, düşüren düşürdükten sonra hemen dönseydi tüm bunlar yaşanmayacaktı.

Hadis-i Şerif'in mahiyetini anladım anlamasına ama, sonrasında epey düşüncelere daldım...
Hiç boş kelam etmemiş olan Peygamber Efendimize bit-tamam uysaydık o zaman başımız göğe eğerdi.
Vallahi de ererdi.