8. bölüm beklediğimden daha güzeldi açıkçası.
İnsanı deli eden entrikalar kadar,bayılası romantik sahne ve birazdan okuyacağınız üzere,çok da güzel replikler vardı!








Feride bu bölümde yine döktürdü!

''Ben o gün konaktan ayrılmıyordum da sanki,yırtılıyordum.
Ruhumun nasıl söküldüğünü bugün bile hissedebiliyorum.
Sanki 5 yaşındaydım ben hep ve babam mütemadiyen gidiyordu.
Ama ne anlar çocuklar ayrılıktan.
İçi ile bildiği içi ile sevdiği bir çift kahverengi göz silinir çocuğun göz bebeklerinden o kadar!
Sandığınızdan derindir oysa çocukların ayrılık konusundaki bilgisi.
O gün yine aynı sızı şuramda.
Sanki babamın gözleri siliniyordu gözlerimden de ben hiç bir şey yapamıyordum.
Duruyordum sanki hani o bebekken sezdiğimiz adını bilmediğimiz çaresizliğimizin tam ortasında duruyordum.
Bu bizim ilk çaresizliğimizdi.
Benim sanki o gün göbek bağım kesiliyordu mütemadiyen.
Mütemadiyen o erik ağacının altına gömülüyordum da artık dönecek bir cennetim yoktu.
Ben teyzemde tamamlamaya çalışmıştım kendimi.
Cennet kokardı onun koynu.
şimdi oda terk etti beni.
İçi ile terk etti beni.
Bıçak gibi kesildi zaman.
Bıçak gibi kesildim o gün bende''


İçimin gürültüsünü bastır!




Kalbini ve rüyasını esirgeyenler utansın!
Susarak sevenler utansın!




Sonunda bu bölüm Kamran sevdiğini itiraf etti!
Sadece kendisine de olsa :)




''Tam hayal kuruyordum bir baktım,
bir kabusun ortasındayım.
Sonra kamran beni uyandırmaya çalıştı o kabustan.
Hayal oldu gözlerime
Uzun uzun baktı bana,sanki o gözleri ile baktıkça içimdeki serçeler besleniyor.





Ve bölümün sonunda kitapta da var olan (!);
Feride'nin ısırdığı fondanı,
Kamuran'ın yemek istemesi,
olayı vuku buldu :)


Yazılarıma Facebook,
Twitter,
ve İnstagram adreslerimden de ulaşabilirsiniz.


Not:Tüm bölümlerin repliklerine buradan ulaşabilirsiniz.

Not:Ben kitapta Çalıkuşu o fondanı  Kamran'a versin isterdim.Dizi de bu yönden kitaba sadık kalınmadığı için çok mesudum hemşirem :D
Not2:Tam izlemeyeceğim artık diyorum sonra böyle güzel bölümlerle karşılaşıyorum:)