İlk gençlik yıllarımı hoyratça harcamışım.
Şimdi orta gençlik dönemini yaşarken;



Artık,

*Sabah yataktan kalkınca üzerime yelek gibi bir şey alma ihtiyacı hissediyorum.
(Omuzlarımın üzerinden rüzgar esiyor gibi hissediyorum:)

*Sırt ağrıları çekiyorum.

*Pırasa,ıspanak,kereviz gibi bilumum sebzeye bayılıyorum.

*Göz altı ve dudak kenarlarımda gülmekten oluşan kırışıklıklarım var.

*Yaralarım geç iyileşiyor.

*Bir yere gideceğim zaman birkaç vasıta değiştirmem gerekiyorsa yol gözümde büyüyor.

*Bir günde 3- 4 ayrı yere gidip geldikten sonra üstüne bir de spor yapmak yerine yorgunluktan dilim dışarı sarkmış vaziyette battaniye altına sığınıyorum.

*Akşam gezmelerini sevmiyorum, biran önce evime dönüp ayaklarımı uzatıp dinlenmek istiyorum.

*Küçük çocuklara içim akıyor.

*Düz ayakkabı ile yürüyemez oldum. (Eskiden bunu diyenleri anlayamıyordum. Şimdi düz ayakkabı ile paytak paytak yürüyor ve kendimi ezik hissediyorum.)




Ama yine de biliyorum ki,bu yaşlı kadın gibi bir babaanne olacağım!!!
Ruhu çok genç, hep genç!!!












Not:Tabi ümidim bu kadar kırışmamak yönünde:)

Burada ve burada büyüdüğümü nasıl anladığımdan bahsetmiştim....