Her şeyin başı nasip değilmiş klişesine dayanıyor ama bazı hikayelerde diyorum ki iyi ki olmamış...

Bu hikaye de onlardan birisi. Önce sözü bayan Ö'ye bırakıyorum.

.....

Merhabalar Nabrut hanım;

Kore dizilerine başladığım zamandan beri sizi devamlı takip ediyorum Bir dizi izleyeceğim zaman muhakkak sizin yorumlarınıza bakmadan izlemiyorum bunun için ekstradan teşekkür ederim.

BİR MALATYA MESELESİ …. 

Gelelim başımdan geçen görücü usulü randevuya….   

İlk önce kendimden biraz bahsedeyim bu ana kadar evlilikten çok uzak durmuş bir insanım, sürekli korkularımdan dolayı kaçtım pek matah bir şey değil ama korkuyorum neyse artık bıçak kemiğe dayandı benim için değil tabi ailem için.😀   

En sonunda geçen nisan ayında kız kardeşimin çalıştığı iş yerinde bir tanıdık vasıtasıyla birinin numarasını alıyorlar benim için. Ben itiraz falan ama resimlerde hoşuma gitmedi de değil 😂 …  

Numaramı vermişler haberim yok, sabahına bana mesaj attı, ben de biraz kardeşime sinirlendim neden verdiniz falan diye ve  cevap yazmadım…  

Sonra artık ayıp olur diye cevap attım, korkular beni aldı, tamamen bahane olarak yaş farkımız var, dedim. 1 yaş ben büyüğüm. O da benim için sıkıntı değil falan, dedi 

(Not: Bu yazışmalarda tabiri caizse) konuşması falan beni etkiledi, namazlı niyazlı, tam ailemize uygun diye mesajlaştım. Kendisine dedim ki; 

böyle mesajlaşmayı uygun görmüyorum, ilk önce görüşelim, daha sonra eğer görüşmelerimiz olumlu ise devam ederiz.

O da tamam, dedi. Kız kardeşinin nişanı için Malatya’ya gidecekmiş, gelince görüşelim, dedi.  Ben de kabul ettim, öylece konuşmayı bıraktık… 

Aradan 20 gün geçti, gelmiş, yazmadı, aracı kadın ile bir görüşme ayarlandı. Çarşamba günü çalıştığım iş yerinde saat 6 gibi görüştük. Resimleri kadar değildi, ama etkilendim. Kardeşim, ablam bunu beğenmez falan, demiş, ama bence iyiydi. Tarz ve karizmatik olmuştu, Çok konuşkan biri, kendini beğenmiş, egosu yüksek, ailesi Malatya'da, kendisi burada yalnız yaşıyor, sürekli annesine  babasına düşkünlüğünü anlatıyor, havalı, ben tabii ilk  görüşmede  heyecan yaptım, elim ayağım birbirine girdi, pek konuşamadım. Kahve falan içtik… 

Konuşmanın bir  bölümünde kendisine nerede yaşayacağını sordum,  çünkü hiç aklıma başka memlekette yaşamak gelmiyor, o da şimdi burada olacağını ama daha sonra ailesi isterse Malatya’ya gideceğini söyledi, onları kıramazmış, benim tabii şarteller atmaya başladı.  Birde tekrar yaş mevzusu açıldı bu konuyu da annesine soracağını söyledi. Bu da benim için son nokta oldu. Tabii artık konuşmalar normal ilerliyor, ben tabii içime kapandım, iyice bitse de gitsek modu tam o anda  aracı olan kadın oruçluydu, akşam ezanı yaklaşınca görüşme bitti, daha sonrasında ne mesaj ne bir şey gittiniz mi, falan yazar diye umdum, ben etkilenmiştim, bence ama çaktırmıyorum tabi, Kız kardeşime sürekli olmaz diyorum, bir yandan da yazar umudum var.

Ertesi gün onların adetlerine göre hemen isteme falan oluyormuş, aracı kadın o kadar ısrarlı, hevesli ama adamda tık yok. Bana mesaj attı, Malatya konusunu hallettiniz mi, diye. Ben de fikirlerimin aynı olduğunu başka şehirde yaşayamayacağımı söyledim, anlaşamadık ve helalleştik konuyu kapattık.

Daha sonra aradan bayağı bir zaman geçti, korona olmuş, evde tek kalınca çok sıkıntı çekmiş, çok düşünmüş, evlilik hususunda bir kez daha görüşmek istemiş, aracı kadın yanıma geldi, işte bana anlattı. İlk buluşmada çok yüksek sesle konuşuyormuşum falan. İşte yaşın geldi, iyi kısmet, bir kez daha görüşün, dedi.  Ben de zaten hoşlanmışım kabul ettim.

Bu arada  meğer bu aracılar bu çocuğa beni öyle bir anlatmışlar ki ben kanatsız bir melek gibiyim onun gözünde. Benim dememi bekliyormuş ki kocam nereye ben oraya. Ben de öyle demedim tabi… 

Bir şans daha vereyim, dedim akşamına bana mesaj attı, cuma günü tekrar koronadan  dolayı kapanma olacak, perşembe tekrar görüşelim, dedi. Onun da karantinasının son günüymüş bu sefer aradı konuştuk her şey çok güzel ilerliyor, tekrar konu Malatya’ya geldi.

Ben yine aynı fikirdeyim, bir de bu her şeye evet demem, benim  melek olmam konusu açıldı, dedim, ben öyle bir insan değilim, gayet aklı başındayım, kendi kararlarımı  kendim veririm, bu yaşıma kadar hep böyle olmuştur. İlk buluşmada heyecandan söyleyemediklerimi telefonda patır patır  anlattım. Tabii çocuk dumur oldu bence, beni pasif  sanıyordu, her önüne gelene evet diyen biri değilim, dedim, diğer her konuda anlaşıyoruz, sonunda yarın tekrar görüşelim, belki fikrin değişir, dedi bende sanmıyorum, ama görüşürüz, dedim.

Sabahına ne haber ne bir mesaj geldi, daha sonra aracı kadını aramış, bana hiç bir şey söylemeden konuyu kendi kendine kapatmıştı, çok alındım, sonradan bayağı şeyler duydum, ama içime attım neden bu kadar üzüldüm bilmiyorum zar  zor tabularımı yıkmıştım ama karşıma gelen durum 😞😞 

Şimdi  sanırım nişanlanmış, Allah mutlu mesut etsin... Sizce ben suçlu muyum, düşündükçe iyice bunalıyorum...

Blog Sahibinin Notu: Gurbete çıkmak, ailenden uzakta yaşamak devrim niteliğinde bir karar. Bu karar bir insanı mutlu etmeyecekse, yaşadığın şehri sevemezsen, böyle ciddi bir konuda uzlaşmaya varılamazsa o evlilikte mutluluk zor oluyor. Kadın şehir değiştirdiği belki de gittiği şehirde de kendi mesleğine uygun iş bulamıyorsa büyük bir bunalıma düşüyor. Gittiği şehirde iki kişinin de ailesi olmazsa yine kadın ve erkek daha çabuk birbirine tutunup bu süreci birbirlerini anlayıp birbirlerine destek olarak sağlıkla atlatıyor ama erkeğin ailesinin olduğu memlekete gidilmişse ciddi sorunlar baş gösteriyor. Elbette tam tersi durumlar olabilir ama ben genelde olanı anlatıyorum.

Bu sebeple böyle ciddi bir meselede fikir birliği sağlayamadığınız için aldığın kararın doğru olduğunu düşünüyorum. Suçlu değilsin. İçindeki ilgiye kapılıp yanlış bir karar almaman senin olgunluğunu gösteriyor.

Bundan sonra Rabbim karşına "iyikiler" çıkarsın...

Not: Siz de başınıza gelen anlatmak istediğiniz her şeyi bizimle paylaşabilirsiniz. Mail adresim: nabrutvebiz@gmail.com