En çok evlilik nasıl gidiyor, evlilik güncellemesi yapar mısın, gibi mesajlar geliyor. Bu mesajlardan sonra evliliğimin 15. ayında bir evlilik güzellemesi yazmak şart oldu.

Sevgili okuyucularım; ben stockholm sendromu yaşıyorum. Haha! :D 

Nasıl yani?

Anlatayım;

Evlilik sürecim o kadar telaşlı geçti ki, herkes gibi, hep diyordum ki, evleneyim 3 ay evden çıkmayacağım, keyif yapacağım, dinleneceğim.

Gerçekten de ilk 2 ay evin keyfini sürdüm. Sonra birden Korona çıkmasın mı? Ben hepten evde hapis kaldım mı? Yani alın bir hatalı dua daha! 3 ay oldu mu 15 ay! 

Aman ağzınızdan çıkana dikkat edin sevgili güzel okuyucularım. Önceleri kimselere gidemedik, kimseler bize gelmedi. Anne ve babama kapıdan uğrayıp döndük. Sonra biraz normalleşme süreci başladı, anne babamı görüyorum bari derken, hooop annemler Kıbrıs'a gitti mi? Ortalık karıştı dönemez oldular mı? İnsan yüzü göremez oldum mu?

Biz bu süreçte hamdolsun ki koronaya yakalanmadık ama bunun en önemli nedeni gerçekten insanlarla olan ilişkimizi en az indirdik. Ne kendimizi tehlikeye atmak istedik, ne de insanların vebaline girmek...


Hal böyle olunca yoğun olarak kocama maruz kaldım. Annemi babamı bile göremez durumdayım. Durumlar böyleyken de size evlilikle alakalı objektif bir yorum yapamıyorum. Bildiğiniz stockholm sendromu yaşıyorum.

Tabii bu birbirimizi tanıma sürecini hızlandırıp birbirimize daha çok yapışmamızı sağlasa da sağlıklı mı bilemiyorum.

Hayatımın tüm dönemlerine şahit oldunuz, en son bir beklediği varmış ve kesin üzerinde büyü var dönemlerini atlatmış ve sağ salim evlilik mertebesine ulaşmıştım. 

Şu an hayatımın "akşama ne yemek yapsam" kısmındayım. Her genç kızın ulaşmak istediği ulvi mertebe. Mahalleli teyzelere hayırlı olsun. Oh be, o da bu soru belasına düçar oldu diye arkamdan çekirdek çitlediklerine eminim. Hhaha!