Ailemizdeki alternatif tıp ilgisi nereden geliyor, bilmiyorum. Gerçi annemlerin 60'lar kuşağı olması mantıklı bir neden olabilir. Ömrüm alternatif tıp mağduriyetleri ile geçti. Bir çiftlik bank mağdurları bir ben.

Mesela kekik.
Güzel baharattır mutlaka ama ben hiç sevmem. Neden?
Çocukken boğazım ağrır ağrımaz boğazımdan göğsüme kadar büyük bir alana kekik yağı sürerler ve beni mumyalarlardı. Hastasın, en az bir hafta banyo da yapamazsın. Sonra... Buram buram kekik kok... Annemin savunması 5 yaşında boğmaca geçirdiğim için tıbbın alternatifli alternatifsiz tüm imkanlarından yararlanmak istemesi.

Eskiden hastaneye gitmek falan sıkıntılıydı diye düşünebilirsiniz. Bizim öyle bir problemimiz de yoktu hani, kurumun çocuk doktoru vardı mesela.

Neyse.
Sonra elimin yapış yapış olmasına karşı aşırı hassasiyetim var. Mutfakta iş yaparken zamanımın %75'i elimi yıkamakla geçer.

Neden?

Yaşım 7-8. Teyzemlerle tatile çıktık. Motelde kalıyoruz, eve çok yakın bir çocuk parkı var. Kuzenimle gidip geliyoruz. Bir defasında tahterevalliye biniyoruz ve ben yukarıdayken ve yukarıda olmaya devam etmem gerekirken birden aşağıdayım. Kolumun üzerine düşüyorum. Kolum kırılmadı ama yaklaşık 2-3 sene kadar ağrıdı. O zamanlar bu kızın da niye kolu ağrıyor diye kimse telaşa kapılmadı. Canım ailem. Telaş yerine başka bir çözüm buldular.

Koluma bal sürüp tülbentle bağlamak. Ahmet Maranki duysa annemi yanında işe alır valla. Ben bu yaşıma geldim kol kemiği ağrıyan birine bal sürüldüğünü duymadım. Şimdi anlamlandırıyorum muhtemelen kemiğim kırılmadı ama çatladı ve iyileşmesi uzun bir süre aldı. Bu tür travmalarda da kemik iyileşse bile ağrı hafızasını silmek uzun sürüyor. Ama biz bal şaaptık oldu. Hahah!


Diğer alternatif tıp faciamız ise Babannemin Çin yağı ile imtihanımızdır. Çin yağı, eskiler, siz old diyorsunuz, bilir, işportada satılan acayip yoğun bir mentol kokusu ihtiva eden, zaten tahminimce mentolden başka bir madde de içermeyen bir yağdır. Baya baya gel abla gel malıdır. Vücut ağrıları için tedavi vaat eder, ama tedavi edici hiçbir bileşeni yoktur, mentolün verdiği serinlik hissi ağrınızı geçiriyor gibi hissettirir. Belki hala satılıyordur, bilemiyorum.

Ama arkadaşlar, blogdaşlar, o kadar yoğun mentol kokar ki biri onu tüm vücuduna sürerse o evde durmak çok güçleşir. Hele mevsim yaz ise nefes bile alamazsınız. Babaannem de, bağa çok iyi geliyii diye diye pes etmeden bu yağı sürerdi. Takdir edersiniz ki ev halkı pert.

İşin can alıcı, ben de travma yaratan kısmı da budur ki, annemin bir gün canına tak etti, babaannemin Çin yağı şişesini aldı ve balkondan caddenin ortasına, asfalta fırlattı. Annem 1 Babannem 0. Vuhhu! 

Sonra işte, dünkü Advance White Diş Macunu Yorum yazımda yazdığım gibi mentolden nefret eder oldum. 

Maçın sonucunu merak ediyorsanız söyleyim; babaannem babama tekrar Çin yağı aldırdı ve sürmediğini iddia ederek tüm evi mentol kokutmaya devam etti. Babannem Şampiyon-Annem Diskalifiye. 

Sonra.
Yaşım 19 falan. Kilom 55 olmuş. Obezite teşhisi konulmuş gibi diyet yapmaya karar verdim. Zerdeçallı bir kür var, sabah akşam onu içtim ve sonunda kilo verdim mi hatırlamyorum  ama zerdeçaldan nefret ettim.

Hatırladığım alternatif tıp tedavileri bunlar ki aklıma gelmeyen daha nice mantıksız yöntem denediğime eminim. Yıllar için akıllandım mı sanıyorsunuz? Elbette hayır! Nitekim yakın zamanda annemin belini çektirirken nasıl bayıldığımı şurada anlatmıştım.