Başlık bulmak için çok zorlandığım bir konu oldu. Ne desem bilemedim.

Bayan Ş. bize bir soru sormuş, elçiye zeval olmaz, diyor sözü ona bırakıyorum.

Selamlar Nabrut’çum. Severek takip ettiğim boş zamanlarımın eğlencesi bu blog için öncelikle teşekkür ederim sana. Burada paylaşılan tanışma, evlilik hikayelerini çok severek okuyorum. Ben de sonu belirsiz hikayemi paylaşmak istedim. Yorumlarınızı merak ediyorum. 

Hikayem yaklaşık 3 yıl önce başladı. Üniversitede kurulan gruplardan birinde üst dönemlerle çalışıyoruz. Çok sevdiğim bir ablam ve benden 2 yaş büyük bir de erkek arkadaş var bir de onun arkadaşı.

Efendim bizler dedik ki şöyle bir iki güzel laf dinleyelim bir şairin söyleşisine katıldık. Ablam gelemedi. Üst dönem erkek arkadaş gideceğini söyledi. Ben de dedim gideyim de bir iki incelik kapayım şairden. Baktım erkek arkadaş, bu arada gerçekten seviyesine dikkat ede Allah rızası için bu işlerde olan biridir, yanında biriyle gelmiş. Bizi tanıştırdı falan. Ben de dikiliyorum yanlarında bu çocuk bana kaç yaşındasın nerelisin falan sorular soruyor. Benim memleketimde yazlıkları varmış bunlardan bahsediyor. Ben de gayet arkadaşla tatlı dille cevap veriyorum. Çok sıkılıp başka kişilerle konuşmaya gidiyorum sonrasında çünkü çok soru soruyordu. O gün öyle şairi dinleyip dağıldık ama bu arkadaş benim aklıma takılıyor. Sürekli de görüyorum ama böyle selam falan veren yolda görünce el sallayıp geçebileceğim biri değil. Ciddi biri. 



Neyse 1 sene böyle geçiyor. Diğer sene yine ablam ve üst dönem çocukla kantinde otururken masada birçok yer olmasına rağmen ciddi çocuk gelip benim yanıma oturuyor. Haydaa:) Ablamla ben şaşkınız tabi. Bu çocuk gayet normal konuşmalara katılıyor arada bana dönüp bir şeyler diyor ama ben zaten kıpkırmızı suratımda yere bakıyorum sadece. :) Kedilerden bahsediyor ben çok severim kedileri elime alır beslerim. Ciddi çocuğumuz bir anda telefonunu çıkarıp bir kedinin başına zorla değdirdiği elleriyle olan gayet ciddi fotoğrafını gösteriyor. :):):)   

İçimden kahkahalar atıyorum. Hey güzel Rabbim diyorum. O gün de öyle geçiyor. Bunun dışında bu kişi beni arkadaşlarının yanında görse yüzüme bakmıyor. Bunu dini yönden yorumluyorum .Çünkü böyle şeylere dikkat eden biri. Ben de öyleyim ama onun kadar değilim yolda görsem selam veririm   
yani. Şimdi son sınıflar, okulumuz da zor tabi. Bu sene 1 kez yemekhanede gördüm. Yanıma doğru yöneldi ben kafamı yere indirdim. Sonra geri döndüğünü fark ettim. :) 

Böyle uzun yıllar alan küçük küçük etkileşimlerle giden bir hikâye. Çok fazla kafamı meşgul ediyor paylaşmak istedim. Sanki gelip konuşacak ama kendini tutuyor gibi bir tavrı da var çünkü okulumuz ağır ikimizin de ve son  sene ciddi sınava çalışması gereken bir sene ve bu ciddi çocuk da çalışkan   
ve iyi yerlere gelebilecek potansiyelde birisi. En başta âşık olup çarpılmasam da gayet aklı başında, konuşurken bana değer verdiğin hissettiren minnoş bir insan. :) Böyle durumlarda ne yapılır gelip konuşmak isterse ne denir, mezun olduktan sonra ben 1-2 yıl aileme destek olmak istiyorum. Bunlar karşıdaki insana nasıl söylenir yorumlarınızı bekliyorum. 

Saygılarımızla, 
Bayan Ş.