Annemle aramız çok kötü, bekarken çocuk düşürdüm, bu yüzden benim üzerimde baskı uyguluyor, şimdiki nişanlım ise beş parasız ve beni sövüşlüyor.

İlk kez gördüğünüz ve yeni tanıştığınız birine böyle bir cümle kurabilir misiniz?

Ya da ilk gördüğünüz insana kendinizden bahsetmekte ne kadar ileri gidebilirsiniz?

Ben mi acayip ketum bir insanım, beni mi rahat insanlar buluyor yoksa yüzüm dertliyim çal kemancı etkisi yaratıyor da muhabbetin böyle derine inmesini mi sağlıyorum, bir türlü emin olamıyorum.

Hayır, işin ilginç yanı zaten delilerin bana inanılmaz ilgisi vardır. Mecazi anlamda delilerden bahsetmiyorum, tıbbî olarak deliler bana bayılır. (!) Nerede deli görsem bana saldırır. Valla ya! Yakın arkadaşlarım bunu çok iyi bildiğinden yoldan falan böyle biri, bir mecnun geçecek olsa önüme doğru yürüyüp beni setredeler, çünkü birçok kez mecnunlardan fiziksel temas gördüm. Temas diyorum, durum şiddete varmadı ama kafama vurmak, elbisemi çekiştirmek, gözlüğü alıp kaçmak gibi inanılmaz durumlar yaşadım. Bazen onlardan olduğumu anladıkları için benimle ilgileniyorlar, diye düşünüyorum. Yani onların ilgisi de böyle oluyor işte.

Ya hele bir defasında Antep'te turist olarak Bakırcılar Çarşısı'nda kahve takımına bakıyorum. Arkamdan dong diye biri kafama öyle bir vurdu ki. Beynimin süncüğü aktı, ne olduğunu anlayamadım. Arkama bir döndüm ki mecnunmuş.



Öyle işte, deli bir aşk. Konuya geri döneyim. Her zamanki gibi dağınık dağınık birbirinden bağımsız paragraflar ve beni sabırla okumaya devam eden canım okuyucu arkadaşlarım...

Nerede kalmıştım;

Bana ilk paragraftaki cümleleri söyleyen kişi Kıbrıs'ta üye olduğum kütüphanenin görevlisi. Kitap yazdırmaya bankoya gidince neden Kıbrıs'ta yaşıyorsun ile başlayan diyaloğumuz bu noktaya geldi.

Bu sözleri duyduğum an darmaduman oldum ama bunları söyleyen birine ne demeliyim, bilemedim bile. Tüm dertlerimi unutup onun dertlerine bir 45 dakika üzüldüm, hala üzülüyorum. 

Hayattaki misyonumun da bu olduğunu düşünmeye başladım. Keşke psikolog olsaydım! Hiç değilse para kazanırdım. Hhah!