Arka kapak yazısına bayılarak okumaya başladığım bir kitaptı.


Kitabın adı: Eyvah Evde mi Kaldım?
Yazarı: Becky Monson

Arka kapak yazısını aynen ekliyorum.


"Sözlük anlamına göre kız kurusu:
1.İyi bir aileye mensup evlenmemiş kadın
2.Evlenememiş kadın, özellikle evlenme çağını geçtiği halde evlenememiş kadın
3.Evlenme ihtimali olmayan kadın

Merhaba, ben Julia Dorning; 32 yaşındayım ve tam bir kız kurusuyum. Sosyal hayatım yok, işimden nefret ediyorum ve kedim Charlie ile beraber ailemin bodrum katında yaşıyorum.

Belki de kabul etmem gerek; kedimle ya da kedilerimle birlikte yalnız ve sevilmemiş bir kadın olarak öleceğim. İnsanlara ne zaman durup dururken bağırmaya başlayacağım acaba? Kendimi olası bir aşk için kandırmayı bırakmalı ve bir an evvel sadede gelip bağırmaya başlamalıyım: " Bahçemden uzak durun lanet olası serseriler!"

Ya da içimdeki sünepeyi bir süper kahramana dönüştürmeliyim. Süperkızkurusu! Kostüm diktirip aniden ortaya çıkmalıyım. Benim gibi umutsuz kadınları toplar, dağlarda kedilerimizle beraber inzivaya çekilebiliriz böylece. O da olmadı kız kurusu ordusu kurar, dünyayı ele geçiririz!

Bir gün, hiç beklenmedik bir anda aşk kapıyı çalarsa ne olur? Aşkın gücü yaşama sil baştan başlamaya yeter mi? Bir ihtimal… Denemeye değer, güzel bir ihtimal…"

Kitap kız kuruluğu üzerine efsane tespitlerle başladı. Gerçi  kız kurusu olmayı kompleks edinen kesimi rahatsız edebilir ama ben bayıldım.
Hatta başında yazar ben evde kalmış kızlar hakkında yazdım ama ben çoktan evlendim ve mutluyum benzeri bir not bile yazmıştı. Hahah!

Tam anlamıyla ciklet bir kitaptı. 
Tek sıkıntı yazar kız kurumuzu mutluluğa ulaştırmak adına epey ütopik bir hikayeye başvurmuştu ama ben kendi adıma Kore dizilerinden bu ütopik sonlara alıştığım için rahatsız etmedi.

Son olarak diyebileceğim bir ciklet kitaptan ne beklerseniz onu vaat ediyordu, ne eksik ne fazla...