Hayalim yeğenimin anne-babadan bile önce hala deyip kahraman olması, gelmiş geçmiş tüm yeğenler içinde efsane olarak anılmasıydı, olmadı.

Anne-babayı bırakın, Pepe demeyi bile haladan önce öğrendi. Daha yaşına girmeden Pepe açmamızı istiyor, hayatımız Pepe'nin birbirinden acıklı, arabesk şarkıları ile devam ediyordu.


İkimiz 💙
Geçen süre içinde Pepe aşkı giderek büyüdü. Artık tüm çizgi film kahramanlarının ismi Pepe'ydi. Ne zaman çizgi film izlemek istese Pepe aç, diye emir u ferman buyuruyordu. Fena fi'l-Pepe olmuştu, tasavvufla ilgisi olanlar anladı. Sanırım her şeyde Pepe'yi görüyordu.

Abarttığımı düşünüyorsunuz değil mi?

Şimdi anlatacağım olay karşısında hiç de abartmadığımı anlayacaksınız.

Artık Pepe sevdasında öyle bir duruma gelmişti ki, Yeşilçam'ın meşhur filmlerinden "Ayşecik Yavrum-Karataşlı Emine" filminde bağrına taş basan Emine ana gibi kanalda Pepe başladı mı gidip televizyona sarılıyordu.

( Filmi izlemediyseniz biraz bahsedeyim; Annesi Ayşecik'e hamile iken babası askere gider. Kadın çalışmak zorunda kalır. Vs... Ayşecik doğunca bir şekilde katakulli yapılarak kadına kızının öldüğü söylenir ve çocuğunu evlatlık olarak satarlar. Bunu duyan Emine Kadın'ın aklı gider ve artık siyah bir taşı bağrına basarak onu kızı yerine koyar.)

Yapma kızım, etme kızım, televizyon üzerine düşer gibi uyarılarımızı,
yap kızım, lütfen yap kızım, sarıl televizyona, aman bırakma olarak algılıyor ve uyguluyordu.

Yanından zorla getirdiğimizde ise gözlerinden yaş gelmeyen yalandan bir ağlama krizine tutuluyordu.

Sonra...

Bayramın ilk günü.

Biz yukarı katta uyuyoruz, hanımefendi erkenden uyanmış, annesi de bir şeyler yedireyim diye mutfağa giderek onu kara sevdası Pepe ile baş başa bırakmış.

Etrafta kimsenin olmadığını gören tontişimin de artık canına tak etmiş olacak ki, kocaya aman  Pepe'ye kaçmaya karar vermiş ve koşarak Pepe'ye sarılmış.

Vuslatın ağırlığına dayanamayan Pepe ise aslına bürünmüş, kırılarak mevta olmuş.

Şangırtı ve annesinin bağırışı ile yukarı kattan annemle öyle bir inişimiz vardı ki merdivenleri beşerli atladık sanırım. 

Tontişim, semaya kaldırılan Pepe'si altında neyse ki bir zarar görmeden (Allah korumuş) kurtuldu. 

Ama olan bizim Smart Tv'ye oldu. 
Vuslat zor, hala olmak ise çok masraflı azizim.