Çocukken ezberlenen şeyler unutulmuyor. Bu bazen bir tekerleme, bazen bir şarkı bazen bir dua, sure olabiliyor.
Yıllarca hiç tekrar etmediğimiz bir oyun tekerlemesini şimdi duyduğumuzda hemen eşlik edebiliyoruz. Ve bu performansımıza şaşırıp ben bunu hala nasıl hatırlıyorum diye düşünüyoruz.


Evet, çocukken ezberlenen şeyler belleklerden silinmiyor. Ama kalbinde bir hafızası olduğunu düşünüyorum ve küçükken sevdiğimiz kişileri de unutamıyoruz.
Çocukluktaki eski komşumuzu, bizi sevip okşayan herhangi bir teyze ya da amcayı, annemizin-babamızın eskiden görüşüp şimdi görüşmez olduğu sevdiğimiz birini…
İşte böyle, çocuklukta bir şekilde kalbinizde yer eden insanları üzerinden zaman geçse de özlüyor ve sevmeye devam ediyoruz.


Ama sonradan tanıdıklarımızı, sonradan sevdiklerimizi, sonradan ezberlenen satırlar gibi ezberliyor ama unutuyoruz. Görüyoruz, tekrar bir kuvvet ezberlemeye çalışıyor ama unutuyoruz. Kalpte yıllar geçip büyüdükçe hafıza gibi köreliyor, ne olursa olsun çocukluktaki kadar çabuk ve kolay sevemiyor.

Bu açıdan baktığımda çocukken çok sevdiğim, sonradan ailevi sebeplerden dolayı aramıza maddi manevi mesafeler girmiş insanları sevmekten vazgeçemiyorum. Kızıyor, arkasından olanca lafı sayıyor, yüzlerini gördüğümdeyse kalp hafızama engel olamıyorum.
Kalbim, dizlerine gidip yatmamı, onları sevdiğim yaşlardaymış gibi hareket etmemi ferman buyuruyor, ama her zamanki gibi aklım buna mani oluyor.

Sizin de mi öyle? Benim mi fabrikasyon hatam var, merak ediyorum.