Geçen hafta bir kitaptan bahsetmiştim:
Tatlı Bela.

Tatlı belayı okuma sebebim aynı hikayenin iki farklı karakterin ağzından ayrı ayrı anlatılmasıydı ve bu kitaptaki hikayeyi esas kız anlatıyordu.
Bu kitabı yani; Ayaklı Bela'yı ise esas oğlan anlatıyor.

Kitapların iki farklı karakterin ağzından yazılmış olması beni iki kitabı birden almaya sürüklemiş ve şöyle düşünmüştüm:
Birinci kitabı kızın ağzından okuduktan sonra ikinci kitapta bilmediğimiz bir çok sır ortaya çıkacak, kızımızın ilk kitapta yaşadığı bir çok olayın arka planını ikinci kitapta sürprizlerle keşfedecektik.



Beni bu düşünceye sevk eden size şurada bahsettiğim ve çok sevdiğim, çok başarılı bulduğum ve aynı usul üzerine yazılmış olan, yani ana karakterlerin ağzından farklı farklı anlatılan şu seri idi:
Fırsatçı
Tehlikeli Kızıl

Ama bu sefer yanılmışım.
Üzülerek söylüyorum ki, bu kitabı, Ayaklı Bela'yı çok ama çok zor bitirdim. Çünkü bahsettiğim sürprizleri bulamadığım gibi, hikaye neredeyse birbirinin aynısı idi.
Sonuna kadar sabretme sebebim hiç değilse sonunda farklı bir şey bulmak ümidi idi, ama oda olmadı.

Tatlı Bela için yorumumu ikinci kitabı okuduktan sonra yapacağımı yazmıştım.
Tatlı bela okunabilir ortalama bir kitap. Mesela ucuza bulunursa çerezlik olarak alabilirsiniz.
Ayaklı Belaya ise hiç bulaşmayın derim.