Kimi görsem unutkanlığından dem vuruyor.
Bazısının ben gibi, b12 eksikliği var.
Bazısı yine ben gibi, bunu yaşlanmaya bağlıyor.
Hele bazısı da var ki, unutkan olduğunu kabullenmiyor, hayır ben yapmıştım, ben söylemiştim diye savunmaya geçiyor.
Son kısım bazısını, yaşı ilerleyen ebeveynlerimiz oluşturuyor, aman aramızda kalsın.☺

Yediğimiz içtiğimizden mi, Gdo'dan mı, havadan sudan mı emin değilim, bu konu ile İbrahim Saraçoğlu ile Canan Karatay ilgileniyor.
Ama şunu biliyorum ki, dedem ve o jenerasyon insanlar, unutmak nedir bilmiyorlar.
Hele dedemin; sene 1956, ben falan yerdeyim, üzerimde falanca elbisem var, saat şu, diye başladığı konuşmalar var ki, inanın bazen ciddiyetinden şüphe ediyorum. Bu kadar ince ince nasıl dokumuş beynine, nasıl hatırlıyor?, anlamakta güçlük çekiyorum.



Mesela bana, 6 yıl önce, tamda dün (25 Ağustos) birisi demiş ki;
''9 yaşındaki bir çocuk kadar sevimlisin.''

Dedesine çekmiş diye bir düşünce aldıysa sizi, beyhude!
Çünkü bir defterimin kenarına not etmişim, o yüzden tarihi ile hatırlıyorum.
Yazmasam tarihi değil, denileni bile hatırlamayacağımdan şüphe etmiyorum.

Çok zeki olduğumu sandığım o zamanlar düşünmüşüm ki, bana bunu diyeni hatırlarım. 
Hatırlayamıyorum. Dııttt... Aradığınız bilgiye şu an ulaşılamıyor.
Kimin dediği önemli değil, gerçi denilen şeyinde bir önemi yok ama işte böyle, bazen, anıları unutmak insana üzüntü veriyor.

Kamu spotu: b12'nizi ölçtürmeyi ihmal etmeyin.