Çok önemli bir günün önceki gecesi hastalanacağınızı hissedersiniz.
Eyvah'tır.
Gününüz rezil olacaktır. Hatta biraz da mızmızsanız, etrafınızın da gününü rezil etme potansiyeliniz vardır.

Böyle bir durumda;
Allah'ım sabaha daha kötü kalkmayım, diye paçanız tutuşmuşsa;

İhlas, Felak, Nas surelerini okuyup elinize hu diye nefesinizi üfleyip bütün vücudunuzu mesh edersiniz.

Neden?
Çünkü Peygamber Efendimiz (S.a.v) hasta olduğunda böyle yapardı.
Böyle bir sünneti işleyerek, şifa dilemiş olursunuz.


Şimdi neden illa önemli bir günün gecesinde bunu yapın diyorum, onu izah edeyim.

Bir âmâ Hazreti Ömer'e gelerek der ki;
-dua ediyorum, ediyorum ama gözlerim açılmıyor, duam kabul olmuyor.
Hazreti Ömer'in şecaatini duymuşsunuzdur. O kadar celalleniyor ki;
-bu odaya gir ve dua et! Eğer gözlerin açılmadan bu odadan çıkarsan kelleni uçururum.
Āmâ can korkusu ile öyle içten ve isteyerek dua ediyor ki, sonunda, eğer gözleri açılmazsa canından olacak çünkü.
Tabi duaya kalbini katıp içten, gerçekten istediği için, icabet olunuyor, gözleri açılıyor.

İşte duanın kabul olunmasındaki ince nokta bu.
Amaaan hasta olsam da olur, yarın ayaklarımı göğe getirir ☺ yatarım, hem bahanem olur diyerek, bu dediğim sünneti işlerseniz muhtemelen bir yararını görmeyeceksiniz.☺☺

Ben bu durumlarda geceden bu sünneti ifa eder, o günü kurtarırım.

Not:Hadisi Şerif'in kaynağı Sahih Buhari'dir.