Efendim beni bilirsiniz; optimistlik konusunda çığır açtığımı bardağımın boş tarafının hiç olmadığını, en trajedik hadiselerden komedi çıkardığımı...
İşte bu yüzden sevdim mi de tam severim, hiç bir kusurunu görmem, görmemekte ısrar ederim.
Konu Kore dizi ve filmleri  olunca da böyleyim.
Kötü taraflarını görmemeye çalışıyorum.

Ama, ama, ama tuvalet sahneleri, 
vücutlarından çıkan sesler, 
yemek yerken  şapurdanmaları, 
kusma sahneleri ve bu kusmanın içeriğinin gösterilmesi, 
saunada yumurta yemeleri, 
uyuyan kişinin salya akıtıp, bu salyayı oraya buraya silmesi, 
beni çıldırtıyor. 
Beni bile !
Ve bu sahneler de klişe gibi her dizide illa var. Yok, yok korkmayın! Bunları da klişe yazıları haline getirip resimli bir anlatım yapmayacağım. ☺☺☺

Yazının ilk paragrafında optimistliğimden dem vurmuştum.
Bu şahane özelliğim sayesinde nice dizilerde büyük iştahla,ellere geçirilen eldivenle yenilen, şu aşağıdaki yemeğin, tavuk ayağı olduğunu uzun seneler asla kabul etmedim.
Kore dizi ve filmleri izleyen arkadaşlarım ''tavuk ayağı ıyyy'' dediklerinde inatla onların tavuk ayağı olmadığını, ayak şekli verilmiş bir yiyecek olduğunu savundum.
Savunurken dediklerime inanıyordum ama.


Sonrasında bir dizide alenen tavuk ayağı olduğunun bahsi geçince yenilmek ve kabullenmek zorunda kaldım ki çok acıydı.☺




Dış ticaretle de alakadar olan babam Türkiye'den Uzakdoğu'ya çok ciddi bir tavuk ayağı ihracatı olduğunu söyledi.İşte o zaman bunların tavuk ayağı şekli verilmiş başka tür bir yiyecek olduğu tezim sonsuza kadar çürüyüp fosilleşti.




Uzakdoğulu camia bu tavuk ayağının ciltlerini güzelleştirdiklerine inanıyorlarmış ama bilimsel bir açıklaması var mı?, bilemem.

Şunu itiraf etmek isterim. Deseler ki, bunu yiyince senin de cildin onlar gibi kaymak olacak. Yerim!
Öyle güzel bir cilt için tavuğun tüylerini bile yiyebilirim, beni affediniz.☺

NOT !
Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Buradan hepsine ulaşabilirsiniz.