Herkesin vesikalıkları ile ilgili güzel (!) anıları vardır.
Ortak vargımız ise ''güzel vesikalık yoktur'' olduğunu düşünüyorum .
Ayrıca vesikalık nasıl bir isim öyle!
Vesikalı* Yarim filmi aklıma geliyor.
Hani ''Çok eskiden rastlaşacaktık'' repliğinin sahibi olan film.



Neyse efendim, benim vesikalıklarımda durum şöyle;
ehliyet ve nüfus cüzdanımdaki vesikalıklarım başörtüsüz olduğu için ihtiyaç halinde rahatça çıkaramıyorum.

Pasaport için çektirdiğim vesikalık ise malum biometrik.
Yani şabalak gibi yüzümün öne çıktığı, göz altı morluklarımla uyuşturucu tacirini andırdırdığım bir fotoğraf.

Şu satırları okuyan güzel insan! İnan ki; bir gün gümrük geçişinde o fotoğrafa bakıp  beni içeri çekecekler, sorguya alacaklar, valizlerimi kontrol edecekler diye korkuyorum. :)
Bir şey çıkmaz nasıl olsa demeyin.Sakın!
Annem Türkiye'den buraya tuzu bile taşıyor.
Anlatabildim mi durumu?
Valizi açsalar işim bitti.Kodeste ziyaretime gelin. 0.o :)
Not: Bir defasında tuzu uyuşturucu madde sanıp bizi arkaya çektiler de. :D

Dedim, bu böyle olmayacak hiç değilse öğrenci kimliğim için yeni bir fotoğraf çektireyim.
Ama arkadaş, üçün beşin hesabını yapmayacakmışsın.
Ben yapıp küflü* fotoğrafçıya kendimi emanet ettim.
*Küflü:Fotoğrafçının en son çektiği resimlerin temaları aşağıdaki gibiydi.



Nasıl mı çıktı?
Eda Taşpınar gibi aylarca solaryumda yatmış, sonra da göz altlarıma aydınlatıcı sürmüşçesine bir fotoğrafım oldu...
Yaşasın! Vesikalık koleksiyonum.
Yaşasın! Yeni kimseye gösteremeyeceğim kimliğim.

Olayın bir de şu hali var.
Ya sadece vesikalığını görerek evlenme devri devam etseydi.
Düşünsenize.
Adam vesikalığıma bakıp benimle evlenecek, düğün gecesi;
-bir karışıklık oldu, benim evleneceğim kadın nerede, diye feryat figan edecekti.
Al başına belayı!
Durun, durun! En kötü senaryoyu yazmadım.
Vesikalıklarım yüzünden evde bile kalabilirdim. 0.o 

*Vesikalı Yarim:Genel evde çalışma izni olan kadın.
Nabroşka Moskof'tan bildirdi.