Sevdiğim ve sevmediğim reklamlardan bahsedeceğim.
Çünkü Kore Günlüklerim beni mimledi.

Sevdiğim reklam serilerinden birisi kuşkusuz Arçelik reklamları. Çelik ve Çeliknaz.
Reklam yazarının zekasına şapka çıkarıyorum hatta.



Diğer en bi sevdiğim ise Snickers reklamı.
''Acıkınca hemen assoliste bağlıyorsun''
Ben o'yum işte. Acıkmamalıyım.
Gerçek yüzümü öğrenmek için benimle seyahate çıkmanıza gerek yok, aç bırakın yeter.




Nurhayat'ın tüm reklamlarına hastayım.
''Ehliyet sınavının motor, ilk yardım,
çeyiz tekniklerine giriş,
gelinliğin prensipleri ve görümce ilişkileri kategorilerinde aldığım taktirle diyorum ki;
ilk araba kalbe vurulmuş bir mühürdür''



Sevdiğim daha çok reklam var aslında Akbank reklamları gibi, ben genel olarak reklam seviyorum aslında.


Sevmemekten öte tiksindiğim bir reklam var.
Cümleten hemfikiriz eminim.
İzleyen izlemiştir,izlemeyenlere bu eziyeti çektirmeyeceğim.


Bundan daha önce de bahsetmiştim.
Bebelac çocuk sütü reklamı.
Kadın,''hanimiş benim kızıma'' dedikçe tüylerim ürperiyor.
Belki abartılacak bir şey yok ama,bilmem bana samimiyetsiz geliyor.



Ve Gülse Birsel'li Bonus reklamları.



Hayır, Gülse Birsel severim ama bu reklamdaki oynadığı karakteri sevmiyorum, hiç!

Ben gibi reklam izleyen tarafta mısınız?
Yoksa reklam başlayınca zap yapan mı?