Yaşlandığınızı anladığınız ilk anı hatırlıyor musunuz?

Hani gençliğin pırıltısını kaybettiğiniz o ilk anlar.

Yüzünüz düşmüştür, simanız değişmiştir.

İlk genç kızlığın dolgun kan fışkıran suratı, mor halkalarla çevrilmiş gözlere bırakır kendini.

Aynada mutsuz bir surat size bakmaktadır.

Olgun bir güzelliğe doğru yol alıyorum diye züğürt tesellileri ile kendinizi oyalamışsınızdır da, kendinize de yabancılaşmışsınızdır.

İşte o anlarda;

Sorumluluklar yüklenen omuzlarınızda ağrılarda başlamış mıydı?