Çok şanslıyım, bir alt sokağımda kütüphane var. Bu kadar yakında bir kütüphane olmasının dezavantajları da var tabi;
kitap sahibi olamamak sevdiğin kitaplarla vedalaşmak zorunda kalmak,
sevdiğin satırları rahatça karalayamamak,
kitap ayracını unuttuğunda yaprakları kıvrım kıvrım kıvıramamak!

Evet, kitaba verdiğim paraya acıyorum artık.

Geçen yaz başladığım Boleyn Kızı serisini bu senede bitiremedim.
Öteki Kraliçe kaldı. O da maalesef henüz kütüphanede yok.

Ama okuyanlar bilirler ki bu seri yüksek başlıyor, her kitapta tempo biraz daha düşüyor.

Maeve Binchy ile ilk kez tanıştım Bir Dilek Tut Benim İçin.
Önce İtalyanca aşk başkadır kitabını okusam daha iyi olurdu sanırım.
Çok karakterli kitapları bazen seviyorum, bu kitapta onlardan...

Çikolata kitabını ise çok büyük ümitlerle aldım aslında. Çikolata yapımı ile ilgili bir çok şey öğreneceğimi düşünerek mutlu olmuştum lakin kitap içeriğinde çikolata dükkanı sadece sembol tezgah arkası yok yani.
Sevmedim, zoraki ilaç gibi bitirdim.

İlber Ortaylı için diyecek söz yok zaten.
Tarihi sevdiren adam....