Mizahi bir dille evde kalmış erkeklerden bahsederken "Cici Erkek Topluluğu" diye bir kategori ortaya atmıştım. Orada demiştim ki;
Ve bu cici erkekler topluluğu zavallı bekârlar olarak hayatlarına devam ediyorlar. İşin en acıklı kısmı ise bu topluluk üyelerinden birçoğunun gerçekten mazbut, iyi aile babası diye tanımlanacak bir karaktere sahip ve hatta dini vecibelerine dikkat eden, harama da el uzatmayan hatta ve hatta flört bile etmeyen güzel adamlar olmalarıdır. 
Tamam, tam olarak "sadece" bu kadar dememiştim. Ama sonraki kısmın konumuzla alakası yok. Haha! Dün de mailime şöyle bir yazı geldi. Ve bu maili atan Mehmet Orhan Beyi hemen bu kategori ile ilişkilendirdim.

Bana farklı bir bakış açısı kazandıran çok içten bir yazı kaleme almış. Özellikle "odun kızlar" tespitini çok yerinde buldum. Bence bir erkeğin itiraf etmesinin epey zor olacağı şeyleri yüreklilikle yazmış. Sizin bu yazı üzerine yapacağınız yorumları merakla bekliyor, sözü Mehmet Bey'e bırakıyorum.

Nabrut hanım;

Uzun süredir sitenizi takip ediyorum. Dürüst konuşmam gerekirse takip etme sebebim Kore dizilerine olan derin hayranlığım değil.  Daha çok yayınladığınız evlilik hikâyelerinden ileri geliyor. Aslında “evde kalan erkek” ifadesini Google ararken buldum sitenizi.

Kendimi tanıtmam gerekirse ben genç ve müzmin bir bekar beyefendiyim. Boş zamanında bilgisayar oyunu oynayan, kitap okuyan, belgesel izleyen biri. İslami anlamda hassas olmaya çalışan, sakin, evcimen, güleryüzlü bir şahış. Bir yandan çok mantıklı hareket eden, öbür yandan içten içe çok duygusal bir yapıya sahip bir kişiyim.

İşte aslında bütün sıkıntı da son bahsettiğim özellikteki ikilemden ortaya çıkıyor. Ne duygularımı köşeye atabilecek kadar mantığımı devreye sokabiliyorum ne de mantığımı devreden çıkaracak kadar duygusal bir hale bürünebiliyorum. Duygularımda çok kuvvetli ancak mantığımda çok baskın. Yani ikisi arasındaki çatışmada boğuluyorum. 

Bu durum işte en çok evlilik hususunda beni yıpratıyor. İnsanların evlilik mi oda ne ki dediği bir yaşta (uzun süre tek başıma kalmamdan da dolayı), duygusal da biri olduğum için evlilik hakkında ciddi düşüncelerim oluştu. Bu bir talih mi yoksa bir sıkıntı mı bilemiyorum. Dini anlamda hassas olduğum için de biraz daha geleneksel ancak benim için gelenekselliğinden çok mantıklı olan bir yola yöneldim. Yani görücü usulüne.

Evlilik konusundaki eziyetim işte bu noktada başladı. Duygusal tabiatımdan ve haramlardan sakınmak istememden dolayı evlilik meselesini aileme açtım. Bahsettiğim gibi çok mantıklı ve itidalli hareket ettiğimi bildiklerinden dolayı ailem üniversite okurken olsa dahi beni bu hususta yalnız bırakmadı. Sağ olsunlar beni desteklediler ve bir arayışa çıktılar ancak etrafınızdaki yaşıtlarınızın özellikle de hemcinslerinizin çocuk gibi davrandığı bir zamanda evlilik için yeterince olgun olduğunuzu kişilere kanıtlamanız çok zor. 



Karşıma ilk aşamada çıkan en büyük engelde kişilerin üniversite okuyor olmasıydı. Küçüklüğümden beri ailem ve bütün çevremin akademisyen olduğunu ve kendimin de şu an akademisyen olduğumu belirterek şunu açıkça söylemek isterim ki üniversite okumak benim başka işlerimi ertelememe bahane olmadı. Başkaları için de olmayacağını düşünüyordum fakat ailelerin okurken hiçbir şey olmamalı veya olamaz algısı o kadar baskın ki görücü olarak gittiğim ailelerden bazı sert tepkiler aldım. 

İlk talip olduğumuz iki aile evlilik meselesini kızlarına bile açmadılar. Daha sonra gittiğimiz altı ailede de benzer bahaneler sürüldü. Kızımız üniversite okuyor en fazla duyduğum kelime oldu bu süreçte. Sanırım aralarından en ilginci gittiğimiz bir ailenin kızına söylediğinde verdiği cevaptı. Beni 5. Sınıfta görmüş o zaman beğenmemiş. 12 yıl önce daha ergenliğe bile girmemiş halimi görüp beğenmemiş. Fotoğrafımı bile görmek istemediler. Erkeklerin de kalbi var Nabrut Hanım. Böyle şeyler söylenince belli etmiyoruz ancak içten içe kırılıyoruz. 

Üniversite okurken nasıl geçinilecekti deniyor belki ancak rızkı veren Allah diye düşündüm. Ne edeydim? Ailemin durumu da bizlere yardım edecek seviyedeydi zaten. Hep niyetimi samimi tutmaya gayret edip devam ettim. Pek çok kez farklı sebeplere sarılıp denedim ancak bir türlü olmadı. Mezun oldum tekrar denedim. İş sahibi olana kadar denedim. İşte bu süreçte 15-20’nin üstünde kişiye talip olmuştum ve 4 sene geçmişti. Hiçbiri de görüşmeyi dahi kabul etmedi.(1 kişi hariç o da zar zor)
Ancak bu süreçte ne tür sıkıntılar çektiğimi ben biliyorum. 

Dediğim sebeplerden hep bu sıkıntıları dertleri içimde yaşadım. Aslında en yakınlarıma bile doğru düzgün yansıtmadım. Sustum ve sabrettim.

İş sahibi olana kadar aileler yüzüme bile bakmadı dersem yeridir. Etrafımda ahlaken iyi bilinen bir insanım. Elim, yüzüm düzgün, boyum posumda oldukça yerinde. Hatta çok mesafeli durmama rağmen kimi zaman karşı cinsin mağdur ettiği durumlarda yaşadım. Ancak hep çok mesafeli durdum. 

Bir erkeğin rızkını temin etmesi farz. Eşinin nafakasını sağlaması da farz. Gayretli olması ve evi çekip çevirebilmesi de gerek zannımca. Ben de evlenme niyetimin olduğu ilk yıllardan itibaren bunlara dikkat ediyordum. Ancak iş sahibi olmadan yüzüme bile bakılmaması ve sadece daha sonra ancak değerlendirilecek seviyeye gelmem beni kırdı. İçim burkuldu Nabrut hanım. 
Evlilik için elbette kişinin belli bir geçiminin olması önemli. Evlilikte ne sıkıntılar var. Yani her şey tozpembe olmayacaktı biliyorum ancak bu kadar duygusuz olmasına da gerek var mıydı?  Evlilikte maddiyatın önemi illaki var ancak bu derece önemli olduğuna bizzat şahit olmam beni çok üzdü.

Daha sonra birkaç görüşme imkanım oldu. Karşımdaki hanımlar hep bana özgürlüklerini kısıtlayacak bir pranga gibi baktılar. Evlenmek istiyorlardı ancak bağlanmak ve kısıtlanmak istemiyorlardı. Ancak evlilik hem erkek hem de kadın için bir bağlılık ve kabul edilsin veya edilmesin iki taraf için kısıtlanma. Ben bağlanmaya gönlümü vermeye bu kadar razı iken karşı tarafların hem evleneyim hem de bekar gibi yaşayayım düşüncesini anlayamıyordum. Ya ben gönlümü, sevgimi vermeye ve ömrümün geri kalanını sevdiğimle beraber geçirmeye bu kadar razı iken karşımdaki kişilerin beni kısıtlama demesi üzüyordu. Zaten kimseyi de kısıtlama niyetim olmadığını despot biri olmadığımı yazdıklarımdan bile anlayabilirsiniz.

Şunu da belirtmeliyim ki hanımlar çok erkeksiler. Tam karşıdaki kişinin sözleri ile ifade edersem hanım arkadaşlar bana biraz odun diyor diye belirtiyor karşımdaki hanım edebiyattan pek etkilenmediğini belirtirken. Yani olursa erkekler odunsu olur belki (o da doğru bir ifade değil) bir hanımın odunsu bir nesneye benzetsem ancak bir zeytin dalına benzetebilirim heralde 
Cenap Şahabettin’in belirttiği gibi “insan çok yorgun olmalı ki güzel bir kadının karşısında şiirden başka bir şey düşünebilsin”. Ben eşime güzel sözler söyleyeyim diye şiir ezberliyorum. Güzel şeyler hayal ediyorum. Ancak bu kadar sene sonunda karşıma erkeksi tavırlı kişiler çıkınca o hevesim de kursağımda kaldı.

Evlilik benim aklımda hep çok büyük bir kutsal oldu. İnsanlar ne var yani diyor ama şu ailenin kıymetini emin olun anlatamam. Karşı cinsle çok mesafeli olduğum için belki de benim gözümde çok büyük gözüküyor bu değerler bilemiyorum ancak bu kadar yaşanılan olumsuzluktan sonra gönlüm sanki kuru bir yaprak oldu da döküldü. İnsanların evliliğe bu kadar didaktik ve somut bakmaları beni üzdü. Kutsalım gözümde kirlendi, değeri düştü.

Biraz işe girdiğim için kendimi artık işle oyalıyorum. Zorunlu olmasa da hafta sonları bile gidiyorum. İş ile uğraşınca en azından kafam yoğun oluyor ancak böyle boş günlerimde derdim depreşiyor. Biz erkeklerin de duyguları var. Sadece belli etmiyoruz.  Onun yerine derdimizi yazıyoruz. Sevgi temalı şiir ve türkülerini çoğunlukla erkekler yazmasının sebebi de bu belki. Ben de yazımı o türkülerin birinden aldığım şu iki dize ile bitireyim:

“Bülbül cevr eyleme güle yazıktır, 
Çok hasretlik çektim bağrım eziktir.”

Not: Bahsettiğim "Cici Erkekler" yazısını okumak için şuraya tıklayabilirsiniz. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

70 yorum:

  1. Bu yazıyı bir erkeğin yazdığına inanamadım dogrusu ,kaldı mı böyle insanlar çok açık ve net söylemek gerekirse bu tarz insanlara artık rastlamak çok zor kadınlar erkeklerden o kadar çok odunluk görüyor ki duygusal açlıklarını malesef erkeklerin maddi güçleri ile tatmin etmeye çalışıyorlar burda tabi bu zamana kadar ebeveynlerinin yaşamış oldukları duygusal çöküntülerin yanında bir de maddi sıkıntılar yaşamaları geliyor yani bir anne kızına diyor ki sevgi karın doyurmuyor kocan seni en azından rahat ettirsin neden çünkü evlenene kadar ağzına çalınan bir parmak balıda bulamayacaksın a kızım hiç değilse maddi zorluk çekme bunlar sürekli kızların bilinçaltına işleniyor dolayısıyla kız aşk ve sevginin geçiçi olduğunu mühim olanın bu dünyada rahat yaşamak olduğunu dili ile kabul etmese de içinde biryerlerde saklı tutuyor arkadaşımızın bahtsızlığı türünün son örneği olması rabbim başta sana :)) sonra da arkadaşa gönlüne göre bir eş versin inşallah.Annem hep bütün çocuklarına kızım ben babana kaçtığımda yatacak döşeğimiz yoktu şeker çuvallarını birbirine diktim içine saman doldurdum yattım bak şimdi herşeyim var yeter ki sen eşinle birbirini sev sirtsirta verir herşeyi yaparsınız. işte böyle analar kalmayınca yapacak birşey yok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani çok güzel yazmışsın üzerine diyecek bir şey bulamadım

      Sil
  2. yazıyı okuyunca tıpkı beyefendi gibi ikilemde kaldım. Şöyle ki kendisinin duygularını anladım sanırım çünkü muhafazakar yapısı dolayısı ile gezip tozmak yerine erken yaşta evliliği tercih etmiş fakat bu devirde çok çok zor bir durum geçmiş zaman gibi evlilik duygular üzerine kurulmuyor ben kendimden pay biçiyorum okurken asla evlenmeyi düşünmezdim hele bir de işsiz biri ile düşünsenize bir de evlilik çok farklı bir boyut bir kadın için erken yaşta büyük sorumluluk. Bir de neden bu kadar çok denemiş biraz akışına bırakmak en güzeli değil mi sonuç olarak insanların gözünde bir ön yargı oluşturmuş bunca insana git hepsinin kapısından geri dön. Bunu duyan bir kadın onlarca ön yargı ile bakar kendisine tamam duygularının olması iyi güzel ve hoş ama devir olarak çok çok yanlış...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz de konuya bambaşka bir bakış açısı ile yaklaşmışsınız.

      Sil
  3. Mevzuya karşı tarafın gözünden bakmak ilginç oldu gerçekten. Ama görücü usulü tanışmanın olayı bu zaten. İnsanlar birbirlerini tanıyıp severek evlenince eksik ya da noksan şeylere eyvallah edebiliyor fakat iş görücü usulüne gelince doğal olarak önce mantık devreye giriyor. Görüşme talebinin reddi çoğu zaman karşı tarafın evlen ilme yecek bir insan olmasından kaynaklanmıyor aslında. Ben kendi adıma "kriterlerime" -bu kelimeyi de hiç sevmem ama-uymayan bir insan profili çiziliyor ise görüşüp karşı tarafa umut vermemeyi tercih ediyorum. Bu öyle bir mevzu ki beğeni alsan karın ağrısı almasan karın ağrısı. Vel hasıl evlilik aslanın ağzında. Allah kolaylık versin evlilik muradinda olanlara. Yine de umudu kesmemek lazım. Kısmet bu nereden geleceği belli olmaz ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıdan herkes başka kısımlara takılmış. Herkes başka bir yorum getirmiş. Okurken herkesten başka bir bakış açısı kazandım.
      Hani fated of love you da post-it kız şöyle bir şey diyordu ya; umut mu, hayalini kurarken tükettim hepsini falan gibi bir şeydi :D

      Sil
  4. Helal olsun Mehmet bey çok doğru söylemiş.ne yazık ki maddiyat her yerde çok baskın olmuş ve muhafazakâr olsun ya da olmasın insanlar sorumluluk ve fedakarlık istemiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhafazakar kesimde hiç olmaması gerekirken hem de

      Sil
  5. Bizim ailede olanlarda okurken gelen talipleri okul bitmeden olmaz dediler çünkü mazallah evlenir sonra çocuğu filan olur okulu yarıda kalır sonra çalışamaz filan düşüncesi oldu. Birde insan o zaman gerçekten küçük oluyor bence ondan istemiyor .
    Kadınlardaki odunluk konusuna da şöyle katılıyorum bazı kadınlar o kadar kabaki bir erkekten bin kat daha fazla
    Bir erkek tarafından okuması güzel oldu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ailenin düşünce açısına da katılıyorum. Böyle örnekler çok çünkü.

      Sil
  6. Nasipte varsa gelir Hint'ten Yemen'den, Nasipte yoksa ne gelir elden.

    YanıtlaSil
  7. Subhanallah, çok şaşırdım. Ailem de ki erkeklerden dolayı ve çıkan haberlerden vs erkeklere karşı çok büyük bir önyargı oluşmuştu bende. Kaba ve kırıcı olduklarını düşünüyordum lâkin bu yazıyı okuduktan sonra biraz rahatladım. Çok nadir olsa da böyle hisli ve güzel kalbli beyefendiler var. İnşallah bize de kısmet olur çok muzdaribim çünkü :D

    YanıtlaSil
  8. Gül gül dedi bülbül güle;gül gülmedi gitti.Bülbül güle,gül bülbüle yar olmadı gitti

    YanıtlaSil
  9. İçim ezildi. Gözümdeki erkek profili minik bir çakıl tanesi ile çatlayıverdi(-ama oldukça minik nir çatlak kırılmaz sanmıyorum). Hülya koçyiğit gibi koşarak kendimi yatağıma atım nayıırr nayyııırr erkeklerin de duygusu varmış nayır nolamaz bunca zaman hiç mi anlamamışım onca evlilik görüşmesinde.. diyesim geldi🤔

    YanıtlaSil
  10. Gül gül dedi bülbül güle; gül gülmedi giti. Bülbül güle, gül bülbüle yar olmadı gitti.

    YanıtlaSil
  11. Ne kadar güzel yazmış. Çok açıklayıcı ve duygu dolu bir yazı olmuş. Umarım böyle erkekler fazladır. Hassasiyet ve evlilikten beklentiler yönünden söylüyorum. Ama şu da bir gerçek ki hem cinslerimde misafir yazarın dediği gibi -cinsiyetçi bir tabir olarak algılanmasın ama- erkeksilik var. Bu daha çok eski zamanı düşünerek söylediğim bir kelime. Açıkçası kadın bir adım geriden gelir mantığına karşıyım ama şimdi kadınlar istiyor ki biz bir adım önden gidelim. Asıl feminizm yani eşitlik son zamanlarda şekil değiştirip öne geçme, bize yapılan haksızlıkları erkeklere yapma olarak değişti. Bunu da destekçilerinin birazcık bu düşünceyi yanlış anlamalarına bağlıyorum. Umarım evlenmek isteyen herkes hayırlı kısmetini bulur. Ben gibi evde kalmak isteyenlere ise hiçbir komşu teyze ilişmez ve bekar hayatımızın tadını çıkarırız. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatma Barbarasoğlu'nun erkekleşen kadınlar diye bir yazısı vardı. Benim de ilk okuduğumda o aklıma gelmişti. Ve maalesef ki büyük bir kesim de böyle erkekleşen kadın istiyor. yükümü alsın, o da çalışsın, en çok iş yükünü o omuzlansın vs. vs.

      Sil
  12. Sevgili Nabrut;sizi severek takip ediyorum ama ilk defa yazma ihtiyacı hissettim okurken kendimden o kadar çok şey gördüm ki çünkü bende evliliğe olan inancımı kaybetmek üzereydim bu yazınızı okuyunca benim gibi evliliğe inancı olan insanları görünce umudum arttı ve iyiki yazıyı kaleme almışlar güzel yürekli insanlar iyiki varlar ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir tesiri olduysa ne mutlu bize.
      Yazar adına teşekkür ediyorum

      Sil
  13. Bazı kadınların biraz odunsu olması aslında dışarıya karşı geliştirilen bir savunma mekanizması diye düşünüyorum. Yoksa her kadin karsisindaki kisiden hak ettiği inceliği görünce nazenin yapısına döner. Kalbiyle hareket eden erkekler nadiren bulunduğu için beyefendi de arada kaynamış görünüyor. Ne diyelim Allah gönlüne göre versin farklı bir bakış açısı sundu bizlere de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarın yazdığından ben burada odunsulukla erkekleşen erkeklerin rolünü üstlenmeye çalışan kadınlardan bahsetti diye düşündüm. Yoksa savunma mekanizması olarak geliştirilen erkeklerle arasına duvar ören kadınlar değil diye düşünüyorum

      Sil
  14. İlk olarak eşimi çocukluğumdan beri tanıyorum çok zeki değildi, liseden mezun oldu sonra ekmeğini kazanmak için astsubay oldu. Şuan görevde bende yanındayım çocuklarımla birlikte. Yani işsizken bile sevdiğim için hep destek oldum maddi durumu gözüme batmadı. Görücü usulü görüşmelerim oldu bağları bahçeleri olan da geldi; memuru mühendisi de. Duygusal mı yaklaştım bilmiyorum çok büyük sorunlar olmadığı halde redettim. Çünkü 'onun' ismi geçince bile farklı geliyordu. Sanki ruh eşimmiş de ihanet ediyormuşum gibi. Belki de öyledir :D bu arada eşim beni istemeye gelecekler zannedip silahını alıp koşmuştu kapının önünde ateş edip bağırınca ortaya çıktı yoksa ne zaman söylerdik bilmiyorum :) gerçekten kader bu işler kendinizi çok üzmeyin inşallah hayırlı kişilerle karşılaşırsınız kalbi güzel olan kendi gibi birini hakeder ayet bile var cancağızım :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına teşekkür ediyorum. Amin diyorum

      Sil
  15. Okurken, "ah bir kızım olsaydı da evlendiriverseydim şu nadide beyefendi ile" diye geçirmeden edemedim içimden ☺

    YanıtlaSil
  16. Cesaretınden oturu bu beyefendıyı tebrık edıyorum. Erkekler genelde hep karşı cinsi suçlar . Bende bır ajumma olarak erken yaşta evlendim , eşimde bu zamana göre küçüktü . Evet dini açıdan bakınca bu önemli ama malesef çevremde erken evlenen herkesten en az bır kere pişmanlık sozcugu duyuyorum. Bu bazılarında yasayamadıkları gençlik bazılarında ulasamadıkları hayaller, işler, bazılarında ise utanarak soyluyorumki yaşayamadıkları diğer kişiler:( Kadınların erkekleşmesi seninde hep değindiğin çağımızın hastalığı mı desem , uzerımızde oynanan oyunlarmı desem islamıyetten uzaklasmamı desem o çok uzun mevzu beni aşar. Ama yakın zamanda bır erkekten duyduğum şey beni şok etmişti. Muhafazakar bır ailenin kızıyla görüşmüş ve kızın laf arasında ona " yılda kaç tane marka çanta " alabileceksin diye sorduğunu soylemişti:/ Şimdi bu yazıyı yazan bey gerçekten haklı böyle odun kadınlarda var malesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yılda kaç çanta ha :D
      Görgüsüz ahahah :D

      Sil
  17. Beyefendiyi tanımayan insanlar için iş büyük bir etken. Düşünsenize adam evlenme niyetinde ama işi yok. Tabiki rızkı veren Allah insanın azmini, kula muhtaç etmeyeceğini bildikten sonra güvenebilirsin ama görücü gidilen taraf bunlardan bihaberse reddetmesi de onun mantıklılığı. Kimse kızını işsiz birine vermek istemiyor ailelerin bendi boşuna değil-sonra iş bulur çalışır denilen er kişilerin ailesine muhtaç ettiği hanımlar duydum. kayınbabasından kaynanasından para isteyen kadınlar.- kaldı ki kadınlar için de aynı şey geçerli olmaya başladı artık öğretim kredisine varana kadar hesaplayan erkek aileleri mevcut. Bu sebeple beyefendinin bu görüşülmeden sonuçlanan niyetleri için fazla alıngan davrandığını düşündüm. Bilemiyorum yanlış mı düşünüyorum ama insan hassaslaştıkça durumu gözünde büyütüyor. Ben de reddedildiğimden uzak bir his gibi gelmiyor. Her ne kadar mantıklı olduğunu söylese de insan -ben de böyle yapıyorum- incinince her şeyi abartabiliyor.

    İşin maddiyat kısmı bir kenara atılacak olursa ki bunca güzel davranış,düşünce içerisinde atılmalı. Allah herkesin gönlüne göre versin. Sonuçta bu redler de insanın sınavı. Ego zedeleniyor inciniyor insan ama sığınılan yerin güzelliği tüm bu redlere bedel değil mi?

    Odunsu kadınlardan ben de muzdaribim. İncelik, nezaket zayıflık olarak görünüyor.Karşılıklı kalp kırmamaya çalışmak kadar güzel bir şey yokken yarışa dönüşüyor her şey maalesef. Yine de bence bu yazı güzelin varlığına işaret.

    Gerçi Nabrut ablamın her yazısı da güzelin varlığına işaret ama olsun. :))

    Ne çok yazdım değil mi? :)))

    Koccamaan öpüyoruuum blog sahibesii :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şeyma seni hangi "odun" reddetti? Daha fazla detay istiyorum. Reddedildiğine emin misin, yanlış anlamış olmayasın.
      Senin yorumunla taçlanan yazılarım ayrı bir güzel ama onu da ekleyelim.
      Çok mu? az yazmışın biraz detay atlamışsın. onları da istiyorum.
      Ben daha kocamaaaaaaan öpüyorum :****

      Sil
    2. Yok canım yanlış anlamadım teyit ettim hem sonra. Aşk üçgeninde bile kaldım. Ben arada kalmış şeyleri sevmem biri benimle gelip gidip konuşmaya çalışıyordu.Ben pek erkeklerle konuşan biri değilim durum öyle olunca da tuhaf kaçıyor.Devamlı konuşmaya çalışıyor öyle böyle değil. Paranoyam mı acaba diye arkadaşlarıma danıştım. Hepsi aynı fikirde. Arkadaşça bir yaklaşım da değil ama asla asıl niyetini de söylemiyordu. Böyle olunca uzuuun uzuun mesaj yazdım böyle gönderdim. Oturdum beklemeye başladım. Mesajımı gördü. Beklemeye devam ettiim. Bana cevap yazmadı. Sonrasında ben uzak durdum.Her yerden engelledim.Bu tüm o günlerde gözleriyle beni taciz etti ama hiç o mesaj konusunu konuşmaya gelmedi.Bu meseleyi hiç bilmeyen arkadaşlarım bile o kişinin bana baktığını anlayacak şekilde çirkin bakışlarıyla beni rahatsız etti. Sonra bir gün bir arkadaşımla sarılırken baktım bize bakıyor. Arkadaşıma veda edip gittim. Ertesi gün arkadaşımla çıkmaya başlamışlar öğrendim ki. Arkadaşım çok yakın bir arkadaşım değil o yüzden bir şey söyleyemedim. Bu da böyle en ilişkiye yakın olduğum andı. Şu an ama çok şükür diyorum tüm o rahatsızlık verici bakışlar vesaire çok çirkin şeyler hem ahlaken bana uygun biri de değildi. İyi ki cevap vermemiş,yanıma gelip konuşup falan ikna etmemiş çünkü ikna olurdum muhtemelen o zaman için. :))

      Biraz çocukça gelmiş olabilir ama cidden bunaltılı bir dönem idi ben ki okulu yaya serpe altı senede bitirdim başıma da böyle ucuz kurtulduğum bir iş geldi iştee :D

      Beklenilen gibi değil diğ miii biri de bana sen bu kadar zayıf mıydın yaa dedi güler misin ağlar mısın bu kişiyle sadece bir kez görüştüm o da sonra bir daha benimle konuşmadı acaba ben de bir sıkıntı mı var diye düşünüyordum o dönem sonra tabi gülüp geçtim :D

      Sil
    3. Benim anlamadığım şaşı mıymış? Yani sana bakıp aslında arkadaşına mı bakıyormuş :D Ahaha :D Ben senin yanında olsam bunun iyi geyiğini yapardık :D

      Sil
    4. Ahahaha valla arkadaşım sürekli yanımda olan biri olsa ben de yapardım bunun geyiğini çok görüştüğüm biri değildi :D demek ki onlar birbirlerine kısmetmişse falan ben arada bir araç bir falan oldum kime niyeet kime kısmet meselesi :D

      Sil
  18. Evliliğin, ailenin kutsallığı bence de gözardı edilemez ancak bence bir olay doğru ve iyi olsa bile doğru zamanda doğru şekilde olmasına da ihtiyacı var. Hepsi biribirini bütünlüğünde o olay işte o zaman gerçekten güzel ve hayırlı olur. Tabi ki beyefendinin karşılaştığı durumları tam olarak bilemem ama okurken evlenmek istememenin sebebinin direkt olarak maddiyatı önemseme ile bağdaştırılmasını doğru bulmuyorum. Sevgi ile bir ilişki yürür ancak soz konusu evlilik ise sevgi ile beraberinde farklı gerekliliklere de ihtiyaç duyar. Bu yüzden (eğer okuyorsa) okulu bitirmiş, hayat düzeni ve geleceği az çok şekillenmiş, karakteri ve yapısı oturmuş kendisini evliliğe ve o kutsal aile kavramına gerçekten adayabilecek birine ihtiyaç duyar bence evlilik. Evliliğin erken ve çabuk olmasindansa yavaş da olsa sağlam temeller üzerine kurulmuş bir yapı olmasını yeğlerim. Kadınlardaki odunsuluk konusu da bence daha çok televizyon ve sosyal mecralarda oluşturulmaya çalışılan -ki birçok kişi üzerinde de başarıya ulaşmış- bir algı bence. Maç izleyen, küfür eden, sevgilisiyle pes oynayan, ağır abi, sözde delikanlı kızlar havalı ve hatta evlenilecek kızlar adı altında lanse ediliyor 'erkek gibi kız bee' diye bir övgü biçimi dahi varken diyecek başka bir şeyi kalmıyor insanın. Allah hepimizi ıslah etsin hayırlı insanlardan eyleyip öyle insanlarla karşılaştırsın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar tam olarak neyi kastetti emin değilim ama benim anladığım erkekleşen kadınlar derken erkeğin misyonunu üstlenen, erkekten öne çıkmaya çalışan, erkekle eşitiz derken işin topuzunu kaçırıp erkeğin üstlenmesi gerekenleri de kendi üstlenen erkeklerle ego yarışına giren kadınları kastediyor diye düşündüm ben de... iKi türlüsü de evlerden ırak :)
      Amin..

      Sil
  19. Abla bu ne güzel bir yazı hayran kaldım . Kkk Mehmet bey e talibim ,😂💕şaka bir yana cidden bir erkeğin evliliği böyle güzel birşekilde yazıya dökmüş olmasına hayran kaldım bul beni Mehmet bey ehueheheueh

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahhah :D Kendimi Esra Erol gibi hissettim. Sana mail adresini vereyim bi görüş istersen :DDDD

      Sil
  20. Beyefendi sanki biriyle görüşmeye kendini şartlandırmis gibi geldi bana. Halbuki biraz olayları akışına bıraksaydı ve olmasi gereken zamanı bekleseydi bu kadar hayalkırıklığına uğramazdı. Aceleci davrandığını düşündüm ben :))

    YanıtlaSil

  21. Evlilik kutsal bence gözünden düşmemeli daha kaderindeki kişiyi bulmak için çile merdivenlerinden geçtin bu kadar umutsuz olma sabretmelisin ve bu imtihanın sonunu görmek için çabalamasin şerden sonra hayrı veren Allah değil mi belkide daha nasibindekini bulmana zamn vardır arkadaşım kaderinde varsa birbirinizi bulursunuz diyorum ve hakkında hayırlısı olsun..

    YanıtlaSil
  22. Dün okudum bu yazıyı ama yorumları merak edip bekledim yazmak için. Öncelikle çevrem için bu yazı güzel örnek ama pek takmazlar gibi geliyor çünkü onlar da hala böylesini nerden bulacaksın diyorlar demek ki varmış. Çok daha fazla kişinin aynı düşüncede olduğuna inanıyorum. Erkeğin öğrenciyken evlenmesi fikri pek mantıklı gelmedi ama kızlar için aynı düşümcede değilim bence okurken de evlilik olabilir örnekleri de var hatta evlenip çoluk çocuk sahibi olup sonrasında üniversite bitiren kadınlar var biri de benim öğretmenim. İnsan isterse her koşulda hayallerin peşinden gidebilir bence. Ve son olarak görücü usulune mantık ön planda diyen olmuş bence görücü usulunda da insanlar severek evleniyor ne kadar mantığı ön plana koysalar çünkü günümüzdeki görücü usulunde kızın ve oğlanın rızası alınıyor birbirlerini görüp beğenirlerse fikirler de uyarsa evlilik gerçekleşiyor. Bana gelen birini sevemediğim için reddettim ki onlar da her isteğimi kabul edecek bir aileydi bana uymayan yanları göz yumulacak türdendi. Evlilik öncesinde sevgililik bönemi yaşayanlar da bir süre sonra fikir ayrılığı olunca yolları ayırıyorlar. Sadece sevgililik döneminde insanlar biraz daha gerçek fikirlerini geri planda tutuyor görücü usulunda çoğunlukla sonradan sorun yaşamamak için iki tarafta birbirine açılıyor zannımca. Vel hasıl ister görücü ister severek olsun evlilik kadere bağlı kaderindeki kişiyle karşılaşmadığın sürece her birine bir bahane bulunur kaderindekini bulunca da isterse zıt fikirler olsun bir anda kendini nikah masasında bulursun ;) Kalpleri ısındıran Allah Teala.. Bir yazıda diyordu (yazan kişiyi hatırlayamadım) kaderindeki kişi zaten belli sana düşen onun için güzel dualar yapman o gelene kadar. Rabbim herkese huzurlu evlilik nasib etsin. Selametle.. çok yazdım kusura bakmayın . :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel noktalara değinmişsin. teşekkür ediyorum bu güzel yorumun için.
      Amin...

      Sil

  23. Evlilik kutsal bence gözünden düşmemeli daha kaderindeki kişiyi bulmak için çile merdivenlerinden geçtin bu kadar umutsuz olma sabretmelisin ve bu imtihanın sonunu görmek için çabalamasin şerden sonra hayrı veren Allah değil mi belkide daha nasibindekini bulmana zamn vardır arkadaşım kaderinde varsa birbirinizi bulursunuz diyorum ve hakkında hayırlısı olsun..

    YanıtlaSil
  24. beyfendi hayata çoğu açıdan toz pembe bakmış hayata. Görücü usulü 'hiç tanımadığın biri ' ile tanışma değil mi çoğu kez , Şimdi açın bi sosyal medyayı size ne göreceğinizi anlatayım , zaten biliyorsunuz : çoğunlukla kadına olmak üzere şiddet , taciz , tecavüz ..Eşini aldatma , çocuk ihmali , hamilelik döneminde artan aldatma , evlendikten sonra değişen eşler ... bunları yapanlar arasında insanlar görünüşte muhafazakar , okumuş , sosyal statüsü yüksek insanlar yok mu ? fazlasıyla var . Durum böyle iken hiç tanımadığın bir insana nasıl güvenebilirsin ki (her iki taraf için de ) ?? her aile evladının geleceği güvende olsun , kendi ayakları üzerinde durabilsin ister , belki evladının yanında, arkasında olmak uzun dönemde her ebeveyn için nasip olamayacak , bu yüzden eşine saygılı ama kendini de maddi bağımlılığın altında ezdirmeyecek bireyler günümüzde şart maalesef. bakın kadın mutlaka çalışmalı demiyorum ama her zaman dönebileceği bir işi olmalıdır (günümüzde iş bulmanın zorluğu ortada ) , o yüzden naif düşünceli kardeşim belki çok iyisin ama günümüzde adam sözcüğünü karşılamayan hatta muhafazakar geçinen bir çok erkek ve erkekleri sadece para olarak gören bayanların çokluğu mu dersin , riyakarlık mı dersin kimsenin kimseye kolay güvenmesi beklenemez . Ama nasip ne eder gelir seni bulur . Çok takılmamak lazım yani , birileri de illa ki evde kalacaktır . Biz bu hayat imtihanını kazanmaya çalışalım ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da daha farklı bir bakış açısı olmuş :)

      Sil
  25. Eşimin yeğeni üniversite okurken tanıştı eşiyle. İkiside tecrübesiz ikiside öğrenci genç ve toy ama içlerinde evlenme isteği. Aileler istemesede evet dedi evlendiler. Evlenince kız ve erkeğin ailesi okuttu destek çıktı( bence doğru birşey değil. Kendi ayakları üzerinde durabilen yükünü başkasına sırtlatmayan insanlar evlilik yoluna girmeli) evlenince çocuk geldi tabi arkadan. Aileden uzak Farklı bir şehirde okudukları için kız okulu bıraktı bebeğine baktı. Oğlan okulu bitirdi işe girdi ama bu süreçte genç ve toy olan bünyeler bu kadar yükü kaldıramadı. Kendileri ettiler kendileri buldular. Anne baba sözü dinlemeden nefslerine göre hareket edince oğlanda karakter kayması oldu. Kızı eve hapsetti. Kardeşleri dahil kimseyle görüşmesine müsade etmedi hala da öyle. Aile akraba bağı diye birşey yok. Kesti oğlan hepsini. Daha ailesinin kanatları ile uçarken birde o kanadın altına önce eşini sonra bebeğini almak zorunda kalan adamın kanatları kırıldı topluca altında kaldılar. Velhasıl kelam sen niyetini alacaksın temizce, elinden geldiğince şartları düzeltip ne kendini ne eşini anne baba bile olsa hiçkimseye muhtaç olmadan geçindirebilecek şartları sağlayacaksın iyi kötü sonra da efendi gibi tevekkül edeceksin Allah’a. Mutlak ve muallak kaderi bileceksin boyun eğeceksin. Birşeyi ne kadar zorlarsan tıkanır derdi rahmetli nenem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben kendi adıma bile evlenmek için yeterli olgunluğa ulaştığımdan emin olmadığım için kesinlikle çok güzel bir örnekle konuya cuk diye son sözü getirmişsin.
      I love u!

      Sil
  26. Nabruttt ben D.S.K. sana çok eğlendiğim bir mini dizi tadında 9 bölümlük bir dizi önermeye geldim. Yalnız Tayland dizisi ama izle bak ölümü gör ve yorumla senin elinden yorumunu okumak ve dizi hakkında yorumlasmak istiyorum lütfen izle
    Dizinin adı: Ugly duckling perfect match
    Kabul ilk bölümü çok sıkıcı ama dayan izle bak ölümü gör dedim o kadar izlemeni istiyorum :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha deli :D
      Ölümü gör dedin. Dirini görmeden ölüne geçemem :D İzleyim bari ama Ankara'ya döneceğim. unutursam bu arada hatırlat olur mu ^^

      Sil
    2. Dirimi instagramda görebilirsin :D
      İnsAllah unutmazsam hatırlatayım yalnız şöyle düşüncelerim oluştu dizi sana çocuksu gelebilir. Yalnız baş rol ağabeyin karakteri efsane izle işte(:D) dokuz bölüm ama kısa kısa son bölümde kamera arkası var çok şeker
      Aslında hayranlar klip yapmışlar spoiler olmaz dersen link vereyim klipleri izle fikir olsun diye yani diziyi de izle :DD
      D.S.K.

      Sil
  27. Benim çevremde bol bol 30'u geçkin büyük şehirde yaşayan, çalışan ve bekar kadın var. Çok ilginç ama neredeyse beyefendi ile aynı düşüncelere sahipler. "Kendilerini erkek gibi hissetmelerine sebep olan(buradaki kasıt yukarıda yapılan yorumlardaki gibi sorumluluk almayan, kararsız, edilgen erkekler), duygusallığa/romantizme en fazla bir odun kadar tepki veren, tüm bunların yanında anaları gibi şefkat dolu, fedakar, parada pulda gözü olmayan kadınlar beklemeleri." Evliliği tabulaştırmak sanırım cinsiyet ayırt etmeden toplumun her kesiminde var. Lafa gelince "ya ben karıma şiir okumak istiyorum, erkeğimin geyşası olurum" modundalar. Halbuki aslında 2 taraf da birbirinden çok fazla şey bekliyor ve evliliği Hollywood filmi gibi evlenme sahnesiyle mutlu son sanıyorlar. Oysa esas olay ondan sonra başlıyor. Para, sağlık, geçim hepsini bir şekilde halletsen dahi yıllar içinde tekdüzelik sıkmaya başlıyor insanı. Kesinlikle bir reçetesi, kullanma kılavuzu yok. Evlilik kendi başına zor zanaat; bu sebeple zor şartlara evlenmek istemeyenleri anlıyorum ben; kim işsiz gencecik bir adama kız vermek ister ki? Ya da erkeksi kadınlar konusunda; karşısında gerçek bir erkek olduğunu anlayan bir kadın kesinlikle alması gerektiğinden daha fazla sorumluluğa girmek istemez. Yani sen erkek olduktan sonra yanındaki kadınlığını hatırlar; çünkü toplum an itibariyle "yalnız kadını" maddi&manevi erkeksileştiriyor. Demem o ki mesele bunlar değil, her iki taraf da geçinmek istesin evliliği bir hedef değil yaşam biçimi olarak görsünler yeter. Allah geçim bahtı versin herkese. Sevgiler, Seda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vuhhu!
      Bu bir yorum gibi gözüküyor ama direk bu yazıya cevap mahiyetinde yeni bir yazı olabilirmiş. Çok doğru aklı başında tertemiz bir durum tespiti olmuş.
      Alkışlar...

      Sil
  28. Bu maddiyat konusunda celiskili dusunceler icerisindeyim. Artik iki yorganla iki dilim kuru ekmekle ama sevgi ve huzurla icerisinde yasanacak evlerin sadece kiralari bile bir asgari ucretten fazla iken, ailelerin issiz bir insana kizlarini verme konusunda tereddut etmeleri normal degil mi? Evet harika bir işi olan kisinin issiz kalma ihtimali de her zaman var. Ama karsidaki adami da fazla tanimiyorlarsa bu endiselerini yersiz bulmuyorum ben. Tabi karakter de cok onemli. Onceligi ailesi ve ailesini rahat ettirmek.olan bir erkek zaten ne yapar eder gecinecek yollar bulmaya calisir. Bazen orneklerini de goruyoruz ki, 10 15 yillik is hayati olan bir bekar adamin kenarda tek kuruşu ve bir kibrit çöpü bile yok. Har vurup harman savurmus. E bu adami iş sahibi olarak görüp evlilik icin onaylamak da yanlış olabilir. Ayy ne diyeyim nabrutcugum, Rabbim göz/gönül aydınlığı es nasip etsin bekarlara.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun. Amin diyorum.
      Çok doğru diyorsun, hele ki evli birinin gözünden olaylar daha gerçekçi tabii.

      Sil
  29. Öncelikle merhaba . Sayfanıza ilk defa bugün bakmak kısmet oldu. Bende birçok kişi gibi bu güzel yazıyı bir erkeğin yazdığına inanamadım. İnsan okuyunca kaldi mi böyle erkekler kesinlikle diyor. Yazıyı okuyunca baya bi şaşırdım. Ancak şöyle bişey söylemek istiyorum insanlar kızlarının okumasından dolayı kabul etmemisler. Bence bu kabul edilmeyişin asıl sebebi İnsanlar artık güven altında olmak istiyor. Boşanmalar ayrılıklar o kadar arttı ki aileler kızlarının bi güvence altinda olmasını istiyor bu yüzden de kızımız üniversite okuyor olmaz dediklerini düşünüyorum . Birde özgürlük konusunda ki düşüncelerimi soylemek istiyorum . Çevremdeki bazı evlilikler o kadar baskıcı ki kendi kendime soruyorum böyle bi hayatı ister miyim diye. Belki yazıyı yazan kişininde gorustugu kizlarin etrafında bulunan evli ciftler de böyleyse biraz anlayışlı olmak lazım diye düşünüyorum . Yaziniz ı çok beğendiğimi söyleyip iyi akşamlar diliyorum.😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar. Memnun oldum.
      Bu da bir başka bakış açısı olmuş. Sizin baktığınız yerden de tespit doğru gözüküyor.

      Sil
  30. Yazıyı okurken aklıma yakın arkadaşım geldi o da erkeklerin odunluğundan çok muzdarip naif birini bekliyordu. Nabrut hanım gelin biz bunlara aracı olalım sevaptır ahahahah :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaz bilgilerini ilgilenirse Mehmet Bey dönsün kendisine :DDD

      Sil
  31. Benim yaşadıklarımın benzerini yaşamış beyefendi. Sanırım karakterlerimiz de oldukça benziyor :) Kadınların odunsu olduğuna inanmak istemiyorum odunsu olmaya itildiklerine her gün şahit oluyorum çünkü. Bunu da kadınlar da yapıyor erkekler de .Beni de yapacaklar gibi geliyor :) az kaldı. Zira oldukça kadınsı bi karakterim var ama erkek gibi kendi ayakları üzerinde durması gereken bir varlığa dönüştürülmek isteniyorum herhalde benim de kaderim böyleymiş diyip kabullenecegim sanırım. Beyefendi üzdü çünkü kendimi gördüm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de beni üzdün :( Allah bahtını açık etsin

      Sil
    2. Üzülecek kadar durum vahim değil yahu :) kendimi kötü hissettim şu an :)

      Sil
  32. İşte aslında bütün sıkıntı da son bahsettiğim özellikteki ikilemden ortaya çıkıyor. Ne duygularımı köşeye atabilecek kadar mantığımı devreye sokabiliyorum ne de mantığımı devreden çıkaracak kadar duygusal bir hale bürünebiliyorum. Duygularımda çok kuvvetli ancak mantığımda çok baskın. Yani ikisi arasındaki çatışmada boğuluyorum. 
    Vallahi aynı ben . Çok etkilendim :D

    YanıtlaSil
  33. Çok naif guzel bir yazı olmuş kimseyi suçlamadan kendi açısından durumu ele almış. Ben de bazı kadınların gerçekten odunsu olduğunu bazı kadınlarınsa hayat şartları sebebi ile buna itildiğini fark ediyorum.bunun dışında çoğu erkeğin de günümüz şartlarında tam bir erkek adam olamadığını da açıkça görüyorum malesef.yani demek istediğim fıtratını kaybetmemiş bir kadın gerçek bir erkek karşısında naif olur. Ancak erkeklerin becerikli dünya hayatını çekip cevirebilecek adamlar olmasi gerekir diye düşünüyorum. Günümüzde çoğu nitelikli kadin kendine uygun kendinden üstün bir erkek bulamadığı için evlenemiyor malesef

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.