Gerçek Evlilik Hikayeleri 6

Bugünkü evlilik hikâyesinin kahramanını uzun yıllardır bloğum sayesinde tanıyorum. Hatta birçoğunuz yorumlardan onu biliyordur. Çünkü mütemadiyen beni yorumları ile mutlu eder.

Bana çok samimi bir şekilde anlattığı hikâyesini gönderdi ama dedi ki; ismimi verme olur mu?
Olur tabii, dedim.


Ben hikâye hakkında yorum yapmayacağım, çünkü içinde kötülük yapmaktan korkmayan biri var ve şu sıralar böyle insanlar hakkında konuşmaya mecalim yok.

17 yaşında köyde yaşayan ve yaşıtları arasında epeyce güzel bir acem kızıydım. O yaşlarda insanın yanaklarından alev fışkırır, öylesine bir güzellik kaplar ve o güzelliğin kaderine yayılması için beklemeye başlarsın.

Köy yeridir çünkü ve evlilik vaktin gelmiştir. En güzel hayal ise şehre gelin gidebilmektir. İşte tüm hayallerin böyle küçüktür, yaşın kadar…

İşte bende o yaşlarda iken şehirden bir görücü geleceği haberi ile heyecanlandım. Hatırlıyorum, yüreğimin pır pır ettiğini, elimin ayağımın birbirine karıştığını. Ah bir yavru ceylandan ne farkım vardı o zamanlar. Ve nereden bilebilirdim ki yıllar sonra panter gibi saldırgan ve hırçın bir vahşi hayvana dönüşeceğimi. Hayatın beni getireceği noktadan habersiz görücülerin karşısına çıktım. Kahveyi tutup mutfağa koştuğumda anneme ben bu adamla evlenmem çok büyük dedim.


Adam, kendisi şimdi bir tanecik kocam olur. Benden 10 yaş büyükmüş. Ama boylu, poslu çok yakışıklı bir adam. Onu gördüğüm anda bunu söylüyorum lakin söylerken bile hissediyorum, bu adamın güzel kaderimin bir başlangıcı olacağının da farkındayım. 

Sonra onlar gidiyorlar.
Biz yatıyoruz. 

O gece uyuyamadığımı hatırlıyorum, sonradan öğreniyorum ki o adam da uyuyamamış. 

Ama bizim evde uyuyamayan biri daha vardı amcamın hanımı yengem. Aynı evde yaşadığımız bu kadın benden 2-3 yaş büyüktü ve varlığım onu o denli rahatsız ediyordu ki ona göre “yağlı bir kuyruk bulmuşken” ben bir an önce evden gitmeliydim. Bu yüzden tüm gece gözüne uyku girmemiş daha yataktan yeni kalkmışken telefonla görücüleri yani müstakbel kaynanamı arayıp alacaksanız alın yoksa başkaları haber verdi onları buyur edeceğiz diyor.
Yani ben ne zaman evet dedim, babam ne zaman evet dedi. O bana bunu nasıl yapmış, el âlemin içinde beni ne hale düşürmüştü. O gün o kadar çok ağladım ki, şimdi sana bunları yazarken hala ağlıyorum. Fatmagül’ün yengesi hayal ürünü mü sanıyordun yoksa!?

Bu adam ile evleniyorum, şehre yerleşiyorum. Köyden çıkıp itibar sahibi bir hanımefendi oluyorum. Çocuklarım oluyor. Şehirleşiyorum. Mutluyum.

Ama yengemin beni elde kalmış bir mal gibi kakalaması gerçeği her zaman önüme çıkıyor, sanki zorla gelin gelmişim gibi… Ömrümce bunun utancını yaşayacakmışım gibi hissediyorum.

Ben bunları böyle karman çorman yazdım ama Nabrut’çum sen düzenlersin değil mi? 
Bir de adımı verme olur mu? 

Yazı dizimdeki diğer yazılar:

Görücü usulü evlilik nedir?

Görücü usulü evlilik "Usulü"

Görücü usulü evlilik hakkında bilinmeyenler

Evlilik Hikayeleri 1234, 5

Gerçek Evlilik Hikayeleri 6 Gerçek Evlilik Hikayeleri 6 Reviewed by Nabrut Fıdıllıoğlu on 09:00:00 Rating: 5

10 yorum :

  1. "Nasibeke, nusibeke" Nasibin neyse ve nerede ise, bulur gelir seni.

    YanıtlaSil
  2. Her sülalede böyle bir yenge olmazsa olmazdır zaten. =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yüzde yenge ismi bile irite ediyor zaten :/

      Sil
  3. etkileyici bir hayat hikayesi gerçekten... Bu nasip işlerinde üçüncü şahısların karışmasına sinir oluyorum. Üstelik sonrasında benim sayemde oldu diye orda burda övünmeleride var. evlilikte anlaşamayıp ayrldıklarında ortada göremezsin o insanları. Ya karsıdaki adam iyi biri cıkmayıp mutsuz bir evlilik yapsaydı? bir insanın hayatına bu kadar da mudahale edilmez ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötülük yapmak bazıları için leblebi çerez! Allah korkusu olmayan insanlar böyle işte!

      Sil
  4. Yorumların bu kadar az olma sebebini söyleyecek şey bulamamaya bağlıyorum hatta ben de öyleydim.Bunu yapanı kınayamıyorum bile yani ona bile değmez bana göre kendi hayatını bir senaryoya bağlayınca başka hayatların senaryosu ile oynama cüretini kendinde bulan canlılar unuttukları şey ise o senaryonun kulun kalemine amade olmadığı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. of!!
      Yorumun çok etkiledi beni. Güzel gönlüne sağlık.

      Sil
  5. Yenge de ne yengeymiş! Herkesin kızı oğlu var, böyle bir hareket yapmadan önce insan kendi yavrularını düşünüp hareket eder ''Ben bu gün bir ana kuzusuna bunu yaparsam yarın benim kuzuma ne olur'' diye Ya Hu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle düşünse Allah korkusu olsa yapar mı hiç :(

      Sil

Bazen biraz gecikir ama mutlaka cevap yazarım.
Sevgiler...

Blogger tarafından desteklenmektedir.