Ona biraz dokandım ve çok mutluyum lan!

Bir sosyolog olsaydım eğer, otobüslerden inmezdim. Gerçi aktif olarak çalışan sosyolog bir arkadaşım olmadığı için bilmiyorum ama muhtemelen çalışma sahalarından biridir.

2 yıldır Ankara’da yaşamıyorum, bu sebeple metropoldeki hızla değişen ilerleyişin keskin boyutlarını içinde yaşayanlardan daha iyi görebiliyorum.

Otobüs yolculuklarında en çok dikkatimi çeken telefon konuşmaları oluyor. Uzun süren yolculukları boş geçirmek istemeyen teyze ve amcalar nasılsa tanıdık yok ve kimseyi bir daha görmeyeceğim düşüncelerinin verdiği rahatlıkla en özel ailevi sorunları hakkında telefonda konuşmayı sorun etmiyorlar.
Bu telefon konuşmalarının ortak mevzuları birinci dereceden akrabalar olmakla beraber en çok kullanılan cümle şu şekilde oluyor:
Ben onu çok severdim bilirsin ama artık bitti, sildim onu.
Ne tanıdık cümleler ama değil mi?



Yine dolmuş yolculuklarında en dikkatimi çeken para uzatma hadisesinin yok olmaya başlamış olması. Bilirsiniz, dolmuşta imece usulü paralar elden ele şoföre iletilir. Çünkü bindiğiniz anda bir yer gözünüze kestirir, oturup paranızı rahatça çıkarır ve bir ön koltukta oturana;
-pardon şuradan bir kişi uzatır mısınız, diye ricada bulunursunuz.
Benim güzergâhımla mı alakalı, yoksa sizde fark ettiniz mi bilemiyorum ama insanlar artık dolmuşa parasını ayarlayıp biniyor, parasını şoföre kendisi verip oturuyor.
Bunun sebebinin artık insanların birbirinden bir şey rica etmek istemeyecek kadar kopmuş olması, biriyle mülaki olmak istememek, birine bu kadar muhtaçlıktan bile kaçınmak olduğunu düşünüyorum.
Abartıyorum belki de, abartıp abartmadığımı sizden gelen yorumlar ve sizin gözlemlerinizle açığa kavuşturacağım.

Tüm bunlara rağmen maalesef ki, dolmuşta üzerinize yıkılarak sizi dayanak olarak kullanmaya çalışan teyzeler, neresine ne kadar dokunsam kardır diyen sapkınlar, bacağını açarak oturan hayvanlar otobüs ve dolmuşlarda mevcudiyetlerini sürdürüyorlar. Halbuki gönül isterdi ki Ankara'da olmadığım bu süre zarfında bu tip insanların soyları da tükensin. 

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım



Ona biraz dokandım ve çok mutluyum lan! Ona biraz dokandım ve çok mutluyum lan! Reviewed by Nabrut Fıdıllıoğlu on 09:00:00 Rating: 5

18 yorum :

  1. Ankara'da yaşayan ve hayatının büyük bir kısmını otobüslerde geçiren gariban bir öğrenci olarak tüm yorumlarına katılıyorum. Fakat eklemek isterim ki otobüsteki teyzelerin hepsi aynı şeyleri aynı sırayla soruyor. Mesela bu sıralama 'okuyor musun?'' diye başlıyor ''nerelisin?'' ve 'eviniz kendinizin mi?" diye sonlaniyor. Ama asıl merak ettigim nokta teyze neden bizim ev sahibi olup olmadığımızı merak ediyor? Gerçekten anlam veremiyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ya bazısının bu ev kendinizin mi takıntısı var çok doğru :D

      Sil
  2. Para uzatma mevzusunun dediğin tarzda kopmayla alakalı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Mesela ben para üstü almaya/beklemeye üşendiğim için genelde hazırlarım önceden. Bazen inerken öder giderim ama hala çoğu zaman önümdeki kişiden rica ederek elden ele yollarım. Otobüslerin gözlem yapmak için çok iyi bir yer olduğu konusunda sana katılıyorum çok ilginç şeyler olabiliyor. Her seferinde ya şaşırıyorum ya çok gülüyorum ya tırsıyorum otobüs yolculuklarımdan o kadar temposu yüksek bir alan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ama eskiden öyle değildi. illa elden ele uzatılırdı. şimdi değişen durumun insanların beklemeye bile tahammülü olmaması diyebiliriz öylyese.
      varoş bir mahalleye gidiyorsak özellikle bende çok tırsıyorum mesela yani mahalleden değil de yolculardan:D

      Sil
  3. Nabrutt bir sosyolog adayı olarak dediklerine katılıyorum. Bin bir çeşit insan aynı otobüse biniyor. İnceleme yapmak için harika bir alan :D Ben de birkaç gözlemimi aktarayım. Sabahları geç kalmamak için koşturan insanlar genelde sinirli,asık suratlı ve kavgaya daha müsait. Öğle saatleri genelde otobüslerde güne giden süslenmiş teyzeler ve arkada yer var görüyorum diyen amcalar oluyor. Daha lüks semtlerden daha yeni otobüsler geçiyor. Semtin sosyoekonomik durumuna göre otobüsteki insanların konuşma stilleri, kıyafetleri farklılaşıyor.Dolmuşa binmeden parasını hazırlayanlardan biri de benim hiç öyle düşünmemiştim ama haklısın sanırım kimseyle muhattap olmak istemeyişin verdiği bir şey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok güzel gözlem sevgili sosyolog adayı arkadaşım :) . hele daha lükse semtler ve yeni otobüsler. ve daha az koku :DD

      Sil
  4. En son bir saat önce indim minibüsten. Evet şoföre parayı kendim uzattım çünkü tekli koltukta ve şoförün çaprazında oturuyordum. Yaşlı adamlar genç hanımlara yer verdiler. İki çocuğuyla suratı asık genç bir bağyan bindi ve biraz sonra telefonundan beş yaşlarında görünen kızıyla sanırım Kore filmi seyrettiler, biz de dinledik. Kadının önünde oturan adam küçük kıza ısrarla simit uzatırken kadın sesini yükselterek istemediğini söyledi. Tavrını hiç beğenmedim. Psikolojik problemi olabilir diye düşündüm. Severim minibüs yolculuklarını. Hâlâ Anadolu şehirlerinde kadınlara yer verildiğini görmek hoşuma gidiyor. Trabzon'dan sevgiler... Sevil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel betimlemişsin sanki o otobüste bende var gibi hissettim.
      kıbrıstan da sevgiler ve hayırlı bayramlar ablacım...

      Sil
  5. Ankaradan bir otobüszede olarak geldiiiim.
    Bizim insanımiz bir garip, normal hayatta yüzüne sen böyle yapar mısın desen ne münasebet der ama otobüste insanları oraya buraya sıkıştırmaya bayılır. Kendime köşe bucak bulmak için canımı disime takıyorum resmen temas olmaması için. Öğrenci olunca gelecek beş kuruşun yolunu gözlüyo insan, e dolmuş fiyatları almış gitmiş en makulu otobüs. O da insanı dinen zora sokar oldu. Ne yapacagimi şaşırdım ciddi mana da. Okul ve ev arasında dikmen dağları olmasa yürüyerek gidip gelicem ki belirtmek isterim yürünebilen yolu yürüyorum sırf zorluk çekmemek için. Biraz karışık yazdım ama içim dolmuş galiba, insanlara dert anlatmakta o dertleri dinlemekte zor galiba, neyse. :) Içi kitap dolu sırt çantasıni öne alıp kıyıda köşeye saklanmak yeni silahım, daha emniyetli. Inecek yere gelince yolcu azalması içinse duadan başka yapıcak şey yok. Yani her şey gibi bu da Allah'a emanet. Hepimiz. Elimizden geleni yapıyoruz. Ya ben konudan saptım :D Ama ne zamandır kafam doluydu bununla ilgili bilir kusura bakma ve eğer ki fazladan taktikler varsa seve seve alırım bir dal, sağlıcakla, Allaha emanet cancagzim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canımınsın...
      haklısın sonuna kadar haklısın. dinen zordayız. çok doğru. o yüzden hep Allah'tan bir araba istedim. hamdolsun hiç değilse burada kendimi seyredebiliyorum. Allah'tan senin gibi hassas olanlar içinde aynı şeyi diliyorum.
      fazladan taktik olarak ümkünse mesai saatileri haricinde yola çıkmaktan başka bir şey yok maalesef ki... Dolmuş fiyatı ucuz olsa da fark etmiyor maalesef orada dokanmalık sapık çok. Ay Allah'ım kafaları nasıl işliyor bu insanların merak eidyorum.

      Sil
  6. Parayi ayarlayıp binmek bana gore muhtac olmaktan kaçınmak değilde daha çok başkasını rahatsiz etmemek ve bos yer bulamadığında parayi cantadan almaya çalışırken düşmemek için yapılan bisey yani en azindan ben onun icin yapıyorum ^^ birde o tip insan(?!)ların soyu tukenmemekle birlikte daha fazla çoğaldı maalesef..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım benim başkasına yük olmak istemeyen gönlü güzel insan....

      Sil
  7. paramı genelde kendim veririm hep çünkü önümdekiler kulaklarındaki kulaklıklar yüzünden duymuyorlar bile. parayı uzatır mısınız demem için dürtmem gerekiyor resmen ve ben rahatsız oluyorum resmen bundan. ankarada yok ama o paranın elden ele dolaşması ya da ben hiç denk gelmedim ama adanada ne hikmetse hep ön taraf boş olur oraya otururum ve tüm minibüsün parasını ben veririm şoföre. o insanla o an aramda bir bağ oluşuyor gibi hissederim hatta bir işe yaramaktan mutlu olurum. ha bu arada kulalıkla bende dinlerim o ayrı ama hep bi kulağım boşta olur birisi bir şey derse duyayım diye...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin neslin tükendi sanıyordum. <3 demek tek kulaklığı takmıyorsun :) ne hoş bir davranış.

      Sil
  8. Canım benim. Ben Kayseride yaşıyorum ve dolmuşlar artık Kayseride yok yaklaşık 4 yıldır falan. Ama bence dolmuşların yeri yıllardır ayrıdır. Herşey var o dolmuşlarda. İnsana rastlama olasılığın ile hayvana rastlama olasılığn aynı orantıdadır. Şans size gülme durumu da yüzde 50 dir.
    Ben üzgünüm açıkcası artık dolmuşlar yok diye. Aaa bu arada arkaya oturup şurdan 1 kişi alırmısın diye para uzatmanın keyfi o işleyişin tadı tarif edilemez. artık o kadar az mı bilmiyorum. Eğer burda dolmuşlar kalkmasaydı zamanla bizde mi öyle olacaktık bilmiyorum o halde iyiki kalkmış dolmuşlar. :)
    Tespit on numara canım. Bravo herzaman ki gibi nabrutcum :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım benim sağolasın.
      demek kayseride kalktı çok ilginçmiş.

      Sil
  9. Sosyoloji mezunu olarak gerçekten minibüs ve otobüslerde ki muhabbetler çok dikkatimi çeker,:)
    şükür burda(Diyarbekir) halen hanımlara yer veriliyor,ama onun yanında tv.den fırlayan aşşşşırı parfüm kokulu kızlar ve erkekler,sakız aşkı pörtleyenler,ses tonundaki ayarsızlığı duymayanlar ve tabi kiii teyzelerin muhabbeti- buralı mısın ile başlayan,öğrenci misin,ilahiyat mı okuyosun'la devam eden deriiin muhabbet :)
    hayatın renkleri..
    haa para mevzuna gelince,genelde üstünü uzatınca eli korumak gibi bi fikir olmadığı için karşıda,kendim dikkatle uzatmayı tercih ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her şehirde benzer görüntüler demek ki :) çok hoş...
      Bende o yüzden kışın eldieven takıyordum. hiç değilse kışın diye. çünkü idrek versen bile bu sefer şöför den dolayı sıkıntı oluşuyor :/

      Sil

Bazen biraz gecikir ama mutlaka cevap yazarım.
Sevgiler...

Blogger tarafından desteklenmektedir.